"Yalçın Bayer" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yalçın Bayer" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yalçın Bayer

Bakan Mehmet Şimşek Bey’den küçük de olsa bir özür bekliyorum

6111 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile ilgili Kanun 25.02.2011 tarihinde yürürlüğü girmesiyle, Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı borçlu mükelleflere bir yazı yazarak, borçlarını hatırlatmakta ve yasadan yararlanmalarını istemektedir.

Gelir İdaresi Başkanlığı’nın ilgili yazısı 28.04.2011’de elime ulaştı. Yazıda “Kanun kapsamına giren Motorlu Taşıtlar Vergisi borcumun bulunduğunu, 6111 sayılı Kanundan yararlanmak istiyorsam eğer, 2 Mayıs 2011 tarihi mesai saati bitimine kadar Ankara Yeğenbey Vergi Dairesi’ne başvurmam gerektiğini bildirmekte idi.
İster istemez telaşlandım. Ülkemizde her saf yurttaş gibi, ben de devlete karşı olan yükümlülük ve sorumluluklarımı hiç bir gecikmeye meydan vermeden yerine getiriyorum ama, yine de içimi bir kurt düştü. Belki de, geçmişte gerçekten unutkanlık sonucu ödemediğim bir Motorlu Taşıtları Vergisi borcum kalmış olabilir diye düşünmeden edemedim.
Bu düşünce ve telaş içerisinde, zamanda dar olduğu için işimi gücümü bıraktım, 29 Nisan 2011 Cuma günü 13.30’ da Yeğenbey Vergi Dairesi’ne gittim. - Aman Allahım! Vergi Dairesinin kapısından içeri girmek dahi mümkün değil. Tam bir mahşeri kalabalık. Neyse tüm şartları zorladım, sordum soruşturdum. 1. kattan bir sıra numarası alarak, TC kimlik numarasından vergi borçumun olup olmadığına dair sorgulama yaptırmak gerektiğini öğrendim. Bunun üzerine; merdivenlerden kalabalığı yara-yara 1 kata çıktım ve makinadan bir sıra numarası almayı başardım. Başardım ama benden önce en az 150 kişi var. O kalabalıkta dışarı çıkma şansın yok, çıksan tekrar içeri girmeyi yeniden göğüslemem gerekecek. Mecburen ‘Karacabey Hamamı’nı andıran vergi dairesinin içerisinde, kan-ter içinde yaklaşık 1.5 saat bekledikten sonra sıram geldi. Bankoda görevli memura adıma gelen yazıdan bahsettim ve gerçekten borcumun var olup olmadığına bakmasını rica ettim. Görevli memur kimlik numaramdan yaklaşık 5 dakika süreyle sorgulamasını yaptıktan sonra;
”Hayır Beyefendi, herhangi bir vergi borcunuz yok” demesi üzerine, o an sevinsem mi, yoksa sinirimden ağlasam mı, karar veremedim.
“Hanımefendi madem vergi borcum yok, bu yazı bana neden gönderildi” deyince, görevli memur;
“Ben orasını bilemem beyefendi, bunu Gelir İdaresi Başkanlığı’na sorun lütfen” dedi.
Ben de; “İyi o zaman, çektiğim eziyet bari boşa gitmesin, o zaman bana borcumun olmadığına dair bir yazı veye belge niteliğinle birşey verin” demem üzerine,
Görevli memur;
“Hayır Beyefendi, böyle bir imkan ve yetkilerinin olmadığını, dolayısıyla veremeyeceklerini” ifade etmesi üzerine, bildiğim bütün duaları, buna sebep olan, yani beni doğduğuma ve bu ülkede yaşadığıma pişman eden sayın büyüklerimiz için okuduktan sonra, vergi dairesini hışımla terk ettim.
Evettt!
Sayın Maliye Bakanımız Mehmet Şimşek Bey... Başında bulunduğunuz bakanlığın, o gün bana ve diğer tüm yurttaşlara  yaşattığı eziyetten dolayı, sizden küçük bir özür bekliyorum. Ayrıca, vatandaşlara bu çağda böyle eziyetlerin bir daha yaşatılmaması için sizden gerekli önlemleri acilen almanızı önemle rica ediyorum. Yoksa Sayın Bakan, vatandaşımız bildiği tüm duaları, kendisine bu eziyetleri reva giren büyüklerimiz için okumaya devam edeceklerdir.
İsmail ÇATAK

A4 kağıdı 1 lira olur mu

SGK’nın Ankara Mithatpaşa adresinde yaklaşık 20 gündür yürekleri sızlatan bir manzara var.
Yaş ortalaması 60 civarında olan SSK ve Bağ-Kur emeklisi binlerce insan sabah 08-17 arası yağmur soğuk demeden dilekçe verme sırasına giriyor.
Amaçları 2003-2007 yılları maaş farklarını alabilmek.
Düşünebiliyor musunuz? İnsanlar yıllar önce kendilerinden esirgenen ve haksız yere el konan maaş farklarını alabilmek umudu ile çırpınıyorlar. Burada günlerdir dilekçe sektörü oluştu. Değeri sadece bir adet A4 kağıt parası olan dilekçe örnekleri bu emeklilerimize 1 TL karşılığı satılıyor.
Bu dilekçelere,  mutlaka SGK olumsuz yanıt verecek bu emekli emekçilerimiz daha sonra dava açmaya zorlanacaklar.
1 Mayıs İşçi Bayramı kutlamalarına ! iki gün kala ne kadar acı veren bir manzara değil mi?
H.Yalçın KÖKSAL- Uzman Veteriner Hekim

X