Dünya Haberleri

    Bakan Maria Böhmer TBMM’yi ziyaret etti

    AA
    14.11.2017 - 10:17 | Son Güncelleme:

    Almanya Devlet Bakanı Maria Böhmer, AK Parti Samsun Milletvekili Akif Çağatay Kılıç ile TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanvekili ve İstanbul Milletvekili Fatma Benli ile ayrı ayrı görüştü. Böhmer ve beraberindeki heyet, ilk olarak Kılıç ile bir araya geldi. Görüntü alınmasının ardından görüşme basına kapalı devam etti.

    DAHA sonra Böhmer ve beraberindekiler, TBMM İnsan Hakları Komisyonu Başkanvekili Fatma Benli ile görüştü. Benli, İnsan Hakları Komisyonunun 1990 yılında yasayla kurulduğunu belirterek, komisyonun çalışmaları hakkında bilgi verdi. İnsan Hakları Komisyonunun olabildiğince çoğulculuk ilkesini önemseyen bir yapıya sahip olduğunu aktaran Benli, “Bize gönderilen yasaların insan haklarına uygunluğunun denetimini yapmak dışında fiili anlamda da denetim yapıyoruz. Haklarının ihlal edildiğini düşünen kişilerin bireysel başvurularını alıyoruz. Bunun dışında da resen çalışma yapıyoruz” dedi. Benli, bu anlamda Böhmer ve beraberindekilerin ziyaretini çok fazla önemsediklerini bildirdi. Almanya’nın Türkiye ile çok uzun tarihi ilişkilere sahip bir ülke olduğuna dikkati çeken Benli, “15 Temmuz’dan sonra FETÖ ile mücadelede belki Almanya’dan daha fazla yardım beklentisi içerisinde olsak bile son dönem gelişmeleri bunun artacağına ilişkin. Nitekim son dönemde Düseldorf’da Alman polisinin PKK’ya karşı gerçekleştirdiği müdahaleler bizim için önemli” dedi.

    ‘TÜRKİYE’DE YETERİNCE ALGILANMAMIŞ OLSA BİLE’
    Türkiye’ye seyahatlerinde son derece cesur, son derece angaje ve büyük çabalar harcayan kadınlarla tanıştığını, Benli’nin de bunlardan birisi olduğunu belirten Böhmer ise “Demokrasinin kalbi olan bu mekanın uğradığı saldırıyı görmek gerçekten beni çok etkiledi. Darbe girişiminin yaşandığı 15 Temmuz günü Cumhurbaşkanımızla Uruguay’da resmi ziyaretteydim. Oradan takip ettik olayları. Demokrasiye yapılan bu saldırı bizi oradan da izlerken çok etkiledi. Türkiye’de bu durum yeterince algılanmamış olabilir, fakat Almanya’nın bu üzüntüyü ve olayda yaşananların üzüntüsünü paylaştığını ifade etmek istiyorum. Algılanmamış olsa bile Almanya bu üzüntüyü yaşadı ve paylaştı” diye konuştu. Böhmer, FETÖ’nün darbe girişimi sonrasında, olayların açıklığa kavuşturulması sırasında ve suçluların bulunması konusunda insan haklarına riayet edilmesinin önemli olduğunu vurguladı. Benli’nin de bu konuya atıfta bulunduğunu anladığına işaret eden Böhmer, şu görüşlere yer verdi:
    “Burada zannediyorum ki orantılılık ilkesi çok önemli. Bunu da söylemek durumundayım; biz sonrasındaki olaylarda insan haklarının yeterince korunmadığı endişesini taşıyoruz. Bu vesileyle açık sözlülükle ifade etmek istiyorum; Alman vatandaşlarının uzun süre burada gözaltında bulundurulup herhangi bir iddianame yayınlanmaması bizi endişelendiriyor, üzüyor. Bunun yanı sıra tutukluluk koşullarının, cezaevi koşullarının da çok yakından incelenmesi gerektiğini düşünmekteyiz. Peter Steudtner’in serbest bırakılmış olmasını büyük bir memnuniyetle karşıladık ve bunun olumlu bir adım olduğu kanaatindeyiz. Bu gelişmelerin devam etmesini arzu ediyoruz ve sizin de bunun üzerinde durduğunuz bilincindeyim.”

    ‘İNSANLARIN GÜVENLİĞİNİ SAĞLAMAK ZORUNDAYIZ’
    Böhmer’in açıklamaları üzerine yeniden söz alan Benli, AB’nin ilerleme raporlarından ifade edildiği üzere Türkiye’nin 2007 yılı sonrası kadın ve erkek arasındaki eşitliği sağlayan bir ülke olduğunu, bunun da AK Parti hükümetleri ile gerçekleştirildiğini söyledi. Bu konuda birçok yasanın değiştirildiğini anımsatan Benli, yasal çerçevenin sağlanmasına rağmen kadın örgütlerinin çalışmalarını bırakmadığını vurguladı. Benli, şu değerlendirmelerde bulundu:
    “İnsan hakları sadece metinlerde yer alan kavramlar değildir. Fiilen hayatın içerisinde yer alması gerekir. Aynı durum terörle mücadele için söz konusudur. Eğer vatandaşlarınızın güvenliğini sağlayamazsanız, çocuklarını okula gönderen insanlar ‘Acaba çocuğum geri dönebilecek mi?’ diye düşünüyorlarsa sizin yasalarda, anayasalarda, uluslararası sözleşmelerde insan haklarını kağıt üzerinde sağlamanızın bir anlamı olmaz. İnsan hakları fiilen uygulanması gereken alanlardır. O yüzden insanların güvenliğini sağlamak zorundayız. Türkiye güvenlik ve insan hakları arasındaki dengeyi sağlayarak terörle mücadelesini sürdürüyor. Tek bir zaman diliminde 4 farklı terör örgütüyle mücadele ediyoruz.”

    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı