Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Bakan Ergin: Tahliye bekleyen 953 kişi var

    A.A
    05 Ocak 2011 - 11:25Son Güncelleme : 05 Ocak 2011 - 12:49

    Adalet Bakanı Sadullah Ergin, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) tutukluluk sürelerini yeniden düzenleyen 102. maddesinin yürürlüğe girmesiyle tahliye olabilecek tutuklu sayılarının tarihe göre değişebileceğini belirterek, “Bugün itibariyle tutuklu toplam 953 kişi civarında bu düzenlemeden istifade edebilecek gibi, ilk derece mahkemelerinden bu düzenlemeden yararlanan kişi sayısı 280 civarındadır” dedi.

    Adalet Bakanı Sadullah Ergin, Ceza Muhakemesi  Kanunu'nun (CMK) tutukluluk sürelerini yeniden düzenleyen 102. maddesinin  yürürlüğe girmesiyle tahliye olabilecek tutuklu sayılarının tarihe göre  değişebileceğini belirterek, “Bugün itibariyle tutuklu toplam 953 kişi civarında  bu düzenlemeden istifade edebilecek gibi, ilk derece mahkemelerinden bu  düzenlemeden yararlanan kişi sayısı 280 civarındadır” dedi.

    Ergin, NTV'de canlı yayına katılarak, tahliyelere ilişkin  değerlendirmelerde bulundu.

    Bir davanın ağır ceza mahkemesinde ortalama bin 622 günde bitirildiğini,  bu davanın ilk derece mahkemesindeki yargılama ve savcılık soruşturmasının 580  günde bitirildiğini, aynı dosyanın da bin 42 gün yüksek yargıda beklediğini  anlatan Ergin, bir dava dosyasının ortalama 473 gün Yargıtay Cumhuriyet  Başsavcılığı'nda beklediğini, dosyanın ilgili ceza dairesinde de 399 gün  kaldığını vurguladı.

    Bakan Ergin, bu sürenin azaltılması için çalıştıklarını, Adalet  Bakanlığı'nın projelerinin ve planlarının bu yönde olduğunu ifade ederek, “Bugün  itibariyle tutuklu toplam 953 kişi civarında bu düzenlemeden istifade edebilecek  gibi, ilk derece mahkemelerinden bu düzenlemeden yararlanan kişi sayısı 280  civarındadır. 40 bin rakamı kesinlikle doğru değil. Radikal tedbirler alınmazsa  bu rakam 2 bin olur, 3 bin olur, 2014'de daha fazla da artabilir. Burada  tıkanıklık yüksek yargımızda” diye konuştu.

    ERGENEKON VE BALYOZ'LA İLGİSİ YOK

    Adalet Bakanı Sadullah Ergin, Ceza Muhakemesi  Kanunu'nun (CMK) 2004 yılında hazırlandığını ve yürürlüğe girmesinin 2010 yılının  sonuna bırakıldığını belirterek, söz konusu düzenlemenin Ergenekon ya da Balyoz  davaları sanıkları için yapıldığı yönündeki yorumların doğru olmadığını söyledi.
    Bakan Ergin, televizyon programında, tahliyelerle ilgili soruları  yanıtladı.

    Tahliyelere ilişkin tartışmanın doğru zeminde yapılmadığını belirten  Ergin, yazılı ve görsel basında 10 yıllık ve 5 yıllık tutuklu kalınabilinecek  sürenin uzunluğunun tartışıldığını, bu sürelerin bile makul ve Avrupa İnsan  Hakları Mahkemesinin (AİHM) kabul edeceği sürelerin de üzerinde olduğunu  söyledi.
    Tartışmaların tahliye edilenlerin kimliklerine bakılmaksızın  sürdürüldüğünü ifade eden Ergin, “Tahliye olan kişilerin işlemiş oldukları  fiiller, bunların toplumda uyandırdığı infial, vicdanlardaki merhamet duygusu  hepimizi irite ediyor. Ancak ceza hukukunda kanunilik prensibi esastır, vicdanı  kanaatlere göre hakimlerin değerlendirme yapması ceza yargılamasında söz konusu  değildir” dedi.

    AİHM'de Türkiye aleyhine açılan davaların yaklaşık yüzde 14'ünün Avrupa  İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 5. maddesindeki “özgürlük ve güvenlik hakkına” ve  bu hakkın ihlaline ilişkin davalar olduğunu ifade eden Ergin, Türkiye'nin, 2004  yılında Ceza Usul Yasası'nı hazırlarken limitsiz tutukluluk süresine disiplin  getirmek ve AİHM'de Türkiye'nin mahkum olmasını engellemek için çalışmalar  yapıldığını kaydetti.
    Söz konusu düzenlemenin 2008 yılına ertelendiğini, mevzuat nedeniyle bu  sürenin daha sonra 2010 yılına uzatıldığını ve 2010 yılı sonunda düzenlemenin  yürürlüğe girdiğini belirten Ergin, asıl tartışılması gereken konunun Türk  yargısındaki uzun yargılamalar olduğunu ve bunun nasıl kısaltılacağı konusunun  çözüme kavuşturulması gerektiğini belirtti.

    Yargının iş yükünün azaltılması ve sorunların çözülmesi için gelecek  hafta mecliste Tebligat Yasası'nın görüşüleceğini, ara buluculuk kanun tasarısı  ve kamu denetçiliğine ilişkin düzenlemelerin tamamlanacağını, yüksek mahkemelerin  insan kaynakları sorununun çözülmesine dair çalışmaların da devam ettiğini ifade  etti.

    ERGENEKON VE BALYOZ DAVALARINDAKİ TUTUKLULUK SÜRELERİ

    Tahliyelere ilişkin düzenlemenin Ergenekon ve Balyoz davalarındaki  tutukluluk sürelerini 10 yıla kadar çıkaracağı yönünde yorumlar bulunduğunun  anımsatılması üzerine de Ergin, söz konusu yasal düzenlemenin 2004 yılında  yapıldığını hatırlattı.

    Ergin, “Bu yasa 2004'te yapıldı. O zaman Ergenekon ya da Balyoz  soruşturması var mıydı? 2004'te yapılmış bir yasanın 2008'den sonra ortaya çıkmış  soruşturmalar için yapıldığını söylemek doğru değil. Buradaki düzenleme  Türkiye'de yargılamanın uzun tutukluluğu önlemek için siyaset kurumunun ortaya  koyduğu bir iradedir, doğru bir düzenlemedir” dedi.

    Bakan Ergin, 102. maddedeki düzenlemeden önce alt sınırı 7 yıl ve daha  üst olan fiiller için tutuklama sınırı olmadığını belirterek, buna limit  getirildiğini, bu limitin de uzun olduğunu söyledi.

    YARGITAY'I ELEŞTİRMİŞTİ

    Bakan Ergin daha önce yaptığı açıklamalarda da tahliyelerle ilgili Yargıtay'a eleştirilerde bulunmuştu. Tahliye edilecek tutuklu sayısının bini geçmeyeceğini söyleyen Ergin, bu dosyaların dörtte üçünün Yargıtay’da olduğunu ancak Yargıtay’ın bu dosyaları öne almama konusunda “ısrarlı direnişi” olduğunu savunmuştu.

    Ergin, tutukluluk sürelerini sınırlayan ve 31 Aralık günü yürürlüğe giren maddenin yürürlük tarihinin neden ertelenmediği sorusuna, “Yürürlük tarihi elbette ertelenebilirdi. Ama ertelenseydi bu defa ‘Uzun tutukluluk yetmedi, bir daha uzatılıyor’ denecekti. AİHM’de bu kadar ihlal kararı verilirken böyle bir uzatma kararı nasıl algılanacaktı?” yanıtını verdi. Ergin şöyle devam etti: "Tartışmaların temelinde şu var: Tutukluluk süresini dolduran sanıkların olduğu dosyaların 4’te 1’i yerel mahkemelerde, 4’te 3’ü ise Yargıtay’da. Ancak Yargıtay’da bu dosyaları öne çekip bir şey yapmama konusunda ısrarlı direniş var. Burada maharet yargılama sürelerini kısaltmaktır. 57 bin kişi tahliye olacak filan deniyor. İlgisi yok. Bizim Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) üzerinden baktığımızda bu sayı 1000’e ulaşmayacağını görüyoruz.”

    Ergin, daha önce 1 Nisan 2008 olan hükmün yürürlüğe giriş tarihinin 31 Aralık 2010’a uzatıldığının hatırlatılması üzerine “Bunu bu şartlarda uzattığımız takdirde ardı gelmezdi. Kurumlar kendilerine çeki düzen vermek zorunda. Şişme yüksek yargıda. Bu şişmeyi önleyecek bazı tedbirleri almak için adım atıyoruz. Ayrıca yargılama süresini kısaltacak tedbirler alacağız” dedi.

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı