Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Bakan Çağlayan: Türkiye Avrupa'nın Çin'i olacak

    Serhat TEZCAN- Selahattin BUDAKOĞLU/BURSA, (DHA)-
    09.02.2011 - 21:14 | Son Güncelleme:

    BURSA Ticaret ve Sanayi Odası’nın (BTSO) düzenlediği toplantıda konuşan Devlet Bakanı Zafer Çağlayan, ABD ve G7 ülkelerinin dünyadaki ihracat payının düştüğünü hatırlatarak, "ABD ve G7 ülkelerinin yerlerini, gelişmekte olan ülkeler alıyor. Bu ülkelere Türkiye de dahil oldu. Gelecekte Türkiye, Avrupa’nın Çin’i olacak" dedi.

    BTSO’da düzenlenen ve Uludağ İhracatçı Birlikleri, sanayici ve işadamları ile meslek odaları temsilcilerinin katıldığı Dış Ticaret İstişare Toplantısı’nda konuşan Devlet Bakanı Zafer Çağlayan, Türkiye’nin büyüme motorunun ihracat olduğunu vurgulayarak, bunun da özel sektör tarafından gerçekleştirildiğini söyledi.

    Hangi ülkelere, hangi sektörlerde girebilmenin hesabını yaptıklarını kaydeden Bakan Çağlayan, "ABD ve G7 ülkelerinin payı düşüyor. Yerlerini gelişmekte olan ülkeler alıyor. Bu ülkelere Türkiye de dahil oldu. Gelecekte Türkiye, Avrupa’nın Çin’i olacak. Avrupa en yakın tedarik merkezi olduğu için Türkiye’ye gelecek. Önemli olan bunların farkında olup Türkiye’yi buna hazırlamak" dedi.

    2002 yılından 2008 yılına kadar ihracatın 4 kat arttığını vurgulayan Bakan Çağlayan, "Önümüzdeki 12 yılda da bunu katlayacağız. Türkiye ilk defa uzun vadeli bir plan ve program yapıyor. 12 yıllık bir program söz konusu. Türkiye’de geçmiş zamanlarda uzun vade dendiği zaman 6 ay gibi bir süre akla geliyordu. Kısa vadeler ise bir gün için geçerliydi. Bu konu hakkında ne yapabilirizi düşündük. Stratejilerimizi buna göre belirliyoruz" diye konuştu.

    'EKSENE UYMAZSAK EKSENİMİZİ KAYDIRIRLAR'

    Eksen kayması ile ilgili iddalara da değinen Bakan Çağlayan, şöyle devam etti:"Eksen kayması yaşanmıyor. Bu eksene ayak uyduramazsak bizim eksenimizi kaydırırlar. Çin’in ithalatı 1 trilyon dolar. Bizim Çin’e ihracatımız ise 2.5 milyar dolar. Çin’den sürekli şikayet ettik. Çin fırsatlar ülkesi. Neyi ne zaman satmayı çok iyi biliyor. Dünyada nereden mal alınıyorsa orada olmamız lazım. Bizim tüm dünyada 109 ticaret müşavirimiz var. Bunun sayısını bir devrim yaparak 250’ye çıkardık. Bunların tamamını bu sene kullanacağız. Bugüne kadar eksik kaldığımız pazarlarda ticaret müşavirleri bulunacak. Şunu söylemek isterim. Çin’in 22 bin ticaret müşaviri bulunuyor. Hedeflediğimiz yerlerde satış elemanlarının bulunması gerekiyor. 2023 yılı için önemli hedefler ortaya koyduk. 500 milyar dolar ihdracat yapmayı planlıyoruz. Hedefimiz çok büyük."

    Bakan Çağlayan, Türk lirasının aşırı değerli olduğu ortamda her zaman dış ticaret açığı verileceğini ifade ederek, şunları söyledi: "Elinizde bir hammadde yoksa ithalat yapacaksınız. Bunda utanılacak bir şey yok. Üretim yapımızı değişmemiz gerekiyor. Teknolojiyi ve çalışma biçimimizi değiştireceğiz. Dünyanın en fazla demir- çelik hurdasını ithal ediyoruz. Bunu da dünyada en pahalı biz alıyoruz. 8-10 firmamız bir araya gelemiyor. Bu yüzden ithalata çok fazla para veriyoruz. Elektrikli otoyu getirdiğimiz zaman ne kadar yerleşirse benim de o kadar desteğim olacaktır. Dışarıdan parçaları getirtilip burada montaj yapılacaksa gelsin. Ancak bunun fiyatı kadar da bataryası var. O bataryanın ham maddesi lityum. Bu da Bolivya ve Arjantin’de var. Bu hammaddenin tedariki için bu günden çalışma yapmalıyız."

    'REKLAMIN İYİSİ KÖTÜSÜ OLMAZ’

    Birçok Çin malına ’Made in Turkey’ yazıldığını hatırlatan Bakan Çağlayan, "Olsun korkmayın. Reklamın iyisi kötüsü olmaz. Yüzde yüz kendi otomobilimizi yapmamamız için hiçbir sebep yok. 2013’te kendi helikopterimizi, 2020’de kendi uçağımızı ve 2023’te ise dünyanın en büyük limanına sahip olacağız. Otomobil yapma konusunda da oturup konuşuruz" dedi.

    AB’yi de eleştiren Bakan Çağlayan, şöyle konuştu: "Kalkıp insan haklarından adaletten ve liberallikten bahsedeceksin bir taraftan da benim kamyonuma kota koyacaksın. Bu nasıl bir sistem? Bu konu Türkiye’ye yapılan bir zalimliktir. Bu yapılan hem ticarete engel olma hem de insan haklarına müdahaledir. Bunu yapan Avrupa Birliği Gümrük antlaşması yaptığı tek ülke olan ve 50 yıldan bu yana bu konuda çaba gösteren Türkiye, bugün Avrupa Birliği müzakere sürecine henüz başlamamış olan Karadağ vatandaşlarına Avrupa’da serbest dolaşım hakkı veriyor.

    Türkiye’den sonra Avrupa Birliği müzakere sürecine başlayan ülkelere engel yokken bize bir çok nedenden dolayı engel çıkartılıyor. Bugün bizim ülkemize gelen doğrudan yabancı sermaye 89.8 milyar dolardır. Bunun yüzde 70’i Avrupa’dan geliyor. Bu şekilde biz haksız rekabet ortamına sokuluyoruz. Umarım bu konuşulanlardan sonra yüzleri kızarır e Türkiye’nin hakkı olan şeyleri verirler. Biz ise çevremizdeki ülkelerle vizeleri kaldırıyoruz. Sınırımızda mayın olan Suriye ile vizeyi kaldırdık. Gidin Güneydoğu’ya otellerde boş yer bulamazsınız. Bu konuda biz Türkiye olarak doğru yolda olduğumuzu düşünüyoruz. Size vize işlemlerini kolaylaştırıyoruz diyorlar. Sizin adamınız İstanbul’a geldiğinde pasaportunu gösterip geçiyorsa benim adamım da geçebilecek mi?"



    ST,SB(FK/SS) (FOTOĞRAFLI)



    DHA-Ekonomi - Türkiye-Bursa - Serhat TEZCAN- Selahattin BUDAKIOĞLU
    2011-02-09 19:23:26

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı