Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Bakan Akdağ: Keneden ölüm oranı yüzde 5

    Onur BAYRAM/AFYONKARAHİSAR, (DHA)
    22.05.2010 - 15:26 | Son Güncelleme:

    SAĞLIK Bakanı Recep Akdağ, keneyle bulaşan Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığından ülke genelinde görülen kene vakalarında ölüm oranının yüzde 5 olduğunu açıkladı. Bakan Akdağ, kene ile mücadelenin sürdüğünü belirterek, kırsal kesimde yaşayanların keneye karşı dikkat etmesi gerektiğini söyledi. Bakan Akdağ, kent merkezlerinde görülen hiçbir kene vakası olmadığını da söyledi.

    Bir dizi toplantı ve ziyaretlere katılmak üzere Afyonkarahisar'a gelen Sağlık Bakanı Recep Akdağ, ilk ziyaretini Afyonkarahisar Valiliği'ne yaptı. Sağanak yağmur altında yapılan karşılama töreni ardından Vali Haluk İmga'yı makamında ziyaret eden Akdağ, gazetecilerin sorularını yanıtladı. Kenelerden bulaşan Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığıyla ilgili net ölüm sayısını bilmediğini belirten Akdağ, Mayıs ayı içerisinde 200'ün üzerinde vaka olduğunu belirtti. Kene varlığını tabiattan tamamen yok etmenin mümkün olmadığını anlatan Bakan Akdağ, şunları söyledi:

    “Kene popülasyonunu azaltma konusunda Çevre ve Orman Bakanlığı'nın, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'nın ve Sağlık Bakanlığımız'ın ortak yürüttüğü çalışmalar var. Ama bunu tabiatta yok etmek mümkün değil. O zaman özellikle kırsalda, köyde yaşayan vatandaşlarımızı her fırsatta uyarmalıyız. Nasıl uyaracağız? Özellikle kırsala çıkan, hayvancılıkla uğraşarak meraya çıkan vatandaşlarımız, tarlada, bağda ve bahçede çiftçilik yapanlar ayaklarını ve bacaklarını mutlaka kapamalılar. Hep söylüyoruz. Bu da bilim adamlarının tavsiyesi tabii. Üzerlerindeki pantolonun paçalarını çoraplarının içine koymalılar. Ama bununla dalga geçenler oldu. Köşe yazarlarından bazıları yazılar yazdı, buna benzer tavsiyeler ile alakalı olarak. Bunlar biraz bilgisizlikten kaynaklanıyor. Çünkü kene çıplak vücuda tutunuyor.”

    Keneden korunmanın önemine değinen Bakan Akdağ, özellikle kırsal kesimde yaşayanların kene çıkarma yöntemlerini öğrenmesi gerektiğini vurguladı. Kenenin yapışmasıyla yapıştığı bölgeye uyuşturucu bıraktığını belirten Bakan Akdağ, bunun etkisiyle kene yapışan insanların kendisine kene tutunduğunu anlayamadığını belirtti. Kenelerin vücutta uzun süre kalmaması gerektiğini anlatan Bakan Akdağ, şöyle devam etti:

    “Kırsal kesimde çalışan vatandaşlarımız evlerine geldiklerinde üzerlerine kenenin olup olmadığını yakınlarına baktırmaları gerekiyor. Bu hastalıktan korunmak çok önemli. Hastalığa yakalanan vatandaşlarımızın yüzde 5’i hayatını kaybediyor. Kene yüzünden kimsenin canını kaybetmesini istemiyoruz. Dünya ortalamasında bu yüzde 10- 30 arasında değişiyor. Kent merkezinde yaşanan bir vaka ise yok. Bütün mesele kırsalda yaşayan vatandaşımızın dikkat etmesi. Kene mücadelesine çalışanlarımız da hazır durumdadır.”

    AİLE HEKİMLİĞİ

    Aile hekimliğine geçilmesi ile ilgili çalışmaların sürdüğünü hatırlatan Bakan Akdağ, Afyonkarahisar'da geçiş için Ekim ayının planlandığını hatırlattı. Muayenecilik hizmetinin hemen hemen bittiğine değinen Bakan Akdağ, “Zannediyorum hekimlerimizin yüzde 90’ından fazlası muayenehane çalıştırmıyorlar. Zaten Temmuz ayında muayene işi tamamen bitecek. Vatandaşlarımız muayeneye gitmeyecek. Üniversite hastanelerinde de ‘hoca parası', ‘döner sermaye parası' gibi bir takım uygulamalar 2011'in başından itibaren tamamen tarihe karışacak. Devlet hastanesindeki muayene işi de Temmuz ayında artık tamamen sonlanmış olacak” diye konuştu.

    Anayasa Değişikliği ve referandum konularına değinen Bakan Akdağ, Türkiye'nin tarihi bir dönemin arefesinde olduğunu, demokratikleşme, birey özgürlüklerinin genişletilmesinin önünü açacak bir Anayasa değişikliğinin TBMM'de kabul edildiğini, halk onayına sunulacağını anlattı. Sağlık Bakanı Recep Akdağ, şöyle konuştu:

    “12 Eylül tarihine karar verilmiş oldu. Aslında 12 Eylül tarihi de Türk tarihi açısından gerçekten manidar tarihtir. Böylesine bir referandumun 12 Eylül gününe denk gelmesi de bu referandumun tarihi özelliğinin ortaya çıkması açısından önemli olmuştur. Biliyorsunuz 1980'de Türkiye'de bir ihtilal yapılmıştı. 1980'den, 2010 Eylül'üne kadar 30 sene geçmiş oluyor. 30 sene sonra biraz önce de söylediğim gibi daha demokratik bir ülke için kolları sıvamış durumdayız.”
    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı