Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Bahçeli'den AK Parti'ye: 7 K'lı tahribat zinciri

    Emre BAYLAN/ANTALYA, (DHA)
    29 Ocak 2011 - 14:05Son Güncelleme : 29 Ocak 2011 - 14:06

    MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Ak Parti iktidarıyla yıllar içinde toplumsal taleplere göre şekillenmiş toplumsal kurumlar ve oluşmuş yapının, altüst olmaya başladığını söyledi. Bahçeli, "Zira yaşadığımız sancılar mutlaka olması gereken toplumsal değişim arzusundan ziyade, kötü bir yönetimin neden olduğu kriz, kargaşa, kaos, korku, kutuplaşma, kavga ve karanlıktan oluşan 7 K’lı tahribat zinciridir" dedi.

    Devlet Bahçeli, partisinin Antalya’nın Manavgat İlçesi'nde düzenlediği ’Akademisyenler Çalıştayı’nda konuştu. 44 üniversiteden 567 akademisyenin katıldığı ve 2 gün devam edecek çalıştayın açılış oturumunda konuşan Bahçeli, Türk Milleti ve devletini oluşturan toplumsal kurumların yozlaşma ile karşı karşıya kaldığını savundu. Bahçeli, "Bir toplumu değiştirmek isteyenlerin başvurduğu en kestirme yapay yol önce toplumsal kurumları değiştirmekten geçmektedir" dedi. MHP lideri, bu konuda toplumsal isteklerin çok ötesinde kurumsal zorlamalara, toplumu kazanmadan dayatmaya başvuranların, toptan eski kurumu yıkarak yeni olduğunu zannettikleri eskiyi topluma zorlayanların başarısızlıklarına tarihin şahit olduğunu anlattı. Bahçeli, şöyle devam etti:

    "Ne varki toplumsal kurumları ortadan kaldıran, yerine yenilerini koymaya çalışanlar kadar mevcut yapıları ve özürlü siyaset algılarıyla, kötü yönetimleriyle tahrip edenler de aynı çıkmaz yolun yolcularıdır. Zarar vericilerdir."

    3 ÇOCUKTAN BAŞKA NE DEDİ?

    Türk milletinin temel bir toplumsal kurum olan ailenin zayıflamaya yüz tuttuğunu savunan MHP Genel Başkanı Bahçeli, "AKP iktidarının 3 çocuk tavsiyesi dışında aileyi koruyucu hiçbir tedbir almadığı da gerçektir. İstismar edilen, çalıştırılan, dilendirilen, organları alınan, şiddete maruz kalan çocukların varlığı bu kurumun üzerindeki ağır tahribatın eseridir. Kadınların sorunları da çocukların sorunlarından az, çektikleri sıkıntılardan eksik değildir. Aile maalesef ahlaki yozlaşmanın kaynağı haline gelmiştir" diye devam etti.

    Toplumsal kurum olan dinin, toplum bünyesinde de yaşamaya devam etmesine rağmen, inananlar üzerindeki ağır siyasi istismarın bu kurumu da yıpratmakta olduğunu belirten Devlet Bahçeli, şunları söyledi:

    "Üzerinde tartışmaların yapıldığı laiklik de bu yıpranmadan payını almakta, toplumun hayattaki yapı taşları yerinden oynamaktadır" dedi. Türkiye’nin gelecekte nerede olacağının en önemli göstergesi olarak gösterdiği eğitim kurumunun milli heyecan ve beklentilerden uzak, kimliksiz, yetersiz hale dönüştüğünü savunan Bahçeli, "Bu yapısal kusurlarına bir de yönetim ve etik sorunlar eklenince eğitim sistemi AKP zihniyetinin emrinde, geleceğin Türkiyesi’ni inşa edecek beşeri kaynakları yetiştirmekten çok uzak kalmıştır."

    "VAHİM TABLOYU ÇIKARMIŞTIR"

    MHP Genel Başkanı Bahçeli, yine aynı şekilde ekonominin ülke gerçeklerinden, toplumun ihtiyaçlarına cevap vermekten uzak bir anlayışla adaletli bir kalkınmayı ve refahı bir türlü sağlayamadığını ileri sürdü. Bahçeli, şu tespitlerde bulundu:

    "AKP ile geçen 8 yılda bu kayıplar artarak büyümüş, kaynaklar elden çıkartılmış, yoksulluk artmış üretimden çok tüketim, kazançtan çok harcama, tasarruftan çok borçlanma eksenli bir anlayış, önce bireyi ardından toplumu yozlaştırmıştır. Nihayet yeni bir toplumsal kurum olan siyaset de çözüm ürütmekten uzak, kısır çekişmelere odaklanmış, dayatmacı anlayışı hakim kılmaya çalışan ve en önemlisi kendisinde tecelli eden toplumsal ittifaka ve millet yapısına zarar verir hale gelmiştir. Özellikle AKP zihniyetinin gerilimden medet uman, her türlü istismarı siyaset adına mübah gören, milletin sosyolojik süreçlerini altüst eden, tahripkar gafleti, ihanete varan uygulamaları ve geçmişle bağlantılı nefreti bugün karşımızda karanlık ve vahim tabloyu çıkarmıştır. Devletin toplum hayatında sahip olduğu üç önemli hak, yasama yapabilme, yürütmede bulunma ve yargılama hakları ve bunları icra eden müesseseler arasındaki gerilimler, AKP iktidarları döneminde tehlikeli boyutlara ulaşmıştır."

    ’SİYASİ İRADE DEMOKRATİK YOLLARDAN EL DEĞİŞTİRMELİ’

    Toplumsal kurum ve yapılar arasında birbirini etkileyen ilişki sistemi olduğunu dile getiren Devlet Bahçeli, AK Parti iktidarıyla yıllar içinde toplumsal taleplere göre şekillenmiş toplumsal kurumların ve oluşmuş yapının altüst olduğunu savundu. Bahçeli, şunları söyledi:

    "Zira yaşadığımız sancılar mutlaka olması gereken toplumsal değişim arzusundan ziyade kötü bir yönetimin neden olduğu kriz, kargaşa, kaos, korku, kutuplaşma, kavga ve karanlıktan oluşan ’7 K’lı tahribat zinciridir. Bu yönetim değişmeden, mevcut iktidar gitmeden, toplumsal beklentilerin cevap bulması, milli vicdanların rahata ermesi mümkün değildir. Türkiye’nin kötü yönetilmesi sonuçtur ve müsebbipler hali hazırda görev başındadır. Ülkemizin normalleşmesi ve milletimizin özgüvenin tekrar kazanması için demokratik yollardan siyasi iradenin el değiştirmesi ve yenilenmesi zorunlu bir hale gelmiştir. İnancım odur ki, büyük Türk milleti kendi kaderine yine kendi azim kararlığıyla sahip çıkacak, tarihi hükmünü en doğru şekilde verecektir."

    TÜRKİYE YOLSUZLUK ÜLKESİNE DÖNÜŞTÜ

    Türkiye’nin siyasi sorumluluk taşıyan zihniyet tarafından tehlikeli cepheleşme sürecine acımasızca sürüklendiğini savunan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, bu süreçte etnik temelde bölünme, inanç temelinde cepheleşme, mezhep temelinde ayrışma, devletin ana ilkeleri temelinde kavganın cepheleşmenin unsurları olduğunu savundu. Cumhuriyet’in temelleri, demokratik rejim, milli ve manevi değerlerin çatışma ve istismar haline getirildiğini, toplumsal huzursuzluk, gerginlik ve çatışma alanlarının genişletildiğini ve kamplaşma ve kutuplaşma sürecinın hız kazandığını iddia eden Bahçeli, siyasi ahlaki çürüme devlet ve toplum yaşantısını sardığını dile getirdi. Yozlaşma kültürünün her alanda kök saldığını ve bunun sonucu olarak Türkiye’nin yolsuzluk ve kanunsuzluk ülkesine dönüştüğünü ileri süren Bahçeli, "Devlete ve adalete olan güven zedelenmiş, siyaset kurumu kirlenmiş ve toplum nazarında itibar kaybetmiştir" dedi.

    "TECAVÜZ VE TACİZ ARTTI"

    Ekonominin derin bir krize sürüklendiğini ileri süren Bahçeli, milletin yoksulluğa mahkum olduğunu, hayat pahalılığı, dış borçlar ve işsizliğin arttığını, dar gelirlinin, emeklinin, köylünün ve memurun açlık ve çaresizlikle yüzyüze geldiğini savundu. Yoksulluğun geçici önlem ve yardımlarla kapatılamayacak boyutta olduğunu ifade eden Bahçeli, gelir dağılımındaki adaletsizliğin çaresizlik ve gerilime neden olduğunu kaydetti.

    Türkiye Cumhuriyeti’nin varlığının, geleceğini ve sınırları hayati derecede yakından etkileyecek güçte bir beka sorununun ortaya çıktığını savunan MHP Genel Başkanı Bahçeli, şöyle konuştu:

    "Türkiye 9 yıla yaklaşan bir süredir çözümsüzlüğün, çıkmazın ve çaresizliğin içine itilmiştir. Bu yıllar içinde skandallar filizlenmiş, kavgalar ateşlenmiş, cepheleşmeler yaygınlaştırılmış, milli kimliğin aşağılandığı bir dönem hepimizin gözünün önünde cereyan etmiştir. Milletimiz işsizlik batağının dibine kadar itilmiştir. Ekonomik yıkım yaygınlaşmış, gelirsizlik her tarafı sarmış ve ne yazık ki Türkiye küçük bebeklerin açlıktan öldüğü bir ülke haline gelmiştir. Geçen yıllar içinde toplum şiddet sarmalına girmiş, aile dramları, cinnet ve cinayet vakaları, tecavüz ve taciz hadiseleri endişe verici şekilde artış göstermiştir. Adalet kurumuna olan inanç kalmamış, güçlünün mazlumu ezdiği, zayıfın hakkını alamadığı, eşitsiz ve ahlaksız bir düzenin temelleri atılmıştır."

    Geçen 12 Eylül’deki Anayasa referandumu öncesi ve sonrasında yaşananların hukukun üstünlüğündeki alaborayı netleştirdiğini, üstünlerin hukukunun nasıl olacağını göstermesi bakımından herkese fikir verdiğini belirterek konuşmasına devam eden MHP Lideri Devlet Bahçeli, "Kırıp dökmedik hiçbir taraf kalmamış, baskı ve zulümle tesis etme alanına alınmadık hiçbir kurum ve sosyal kesim bırakılmamıştır" dedi. Öğrenci ve işçilerin coplandığını, memurların eziyetlere maruz kaldığını, çiftçilerin azarlandığını, hükümetin sözde demokratikleşme projesi adı altında Türk milletinin kardeşliğini bozmak, birlikte yaşamasını felç etmek için elinden gelen herşeyi yaptığını iddia etti.

    AK Parti hükümetlerinin Türk milletini 8 yılı aşkın zamandır oyaladığını ve meşgul ettiğini iddia eden Bahçeli, "Adeta mültezim gibi milletimizi soymuş, fakirleştirmiş ve takatsız bırakmış. Heba olan yılların arkasından Türk milleti AKP’ye kızgındır ve hesaba çekmek için dört gözle sandığı beklemektedir. Önümüzdeki seçim Türk milleti ve Türkiye için bir kader seçimi olacaktır. İnşallah aziz milletimizin tercih ve kararlarıyla AKP hükümetini tarih ve teslimiyet döngüsü artık son bulacak ve bu zihniyet için çetin bir hesap verme süreci başlayacaktır" sözleriyle konuşmasını tamamladı.

    MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, bir gazetecinin sorusu üzerine milletvekili seçimlerinde adayların belirlenmesinde parti tüzüğünde belirlenen 4 yöntem arasından hangisinin değerlendirileceğinin Merkez Yönetim Kurulu toplantısında ele alınacağını, ön seçim dışındaki diğer yöntemleri daha uygun gördüklerini söyledi. Bahçeli, Ergenekon davası kapsamında tutuklu Prof. Dr. Mehmet Haberal’ın partisinden aday gösterileceğine yönelik iddiaların hatırlatılması üzerine Bahçeli, "Öyle bir gündem yok şu an için. Kamuoyunda son günlerde Silivri ve siyaset arasında ilişki kurmaya çabalayan ve Türkiye’nin gündemini değiştirmeye yönelik faaliyetler olduğuna şahit oluyoruz" dedi.

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı