Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Bahçeli: Devlet gereğini yapmıştır

    ANKARA, (DHA)
    03.01.2012 - 11:17 | Son Güncelleme: 03.01.2012 - 15:15

    MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'den Uludere açıklaması...Bahçeli, "Yüzde 1 bile ihtimal olsa, sınırlarımızdan kanun dışı yollardan girenlerin bir tek Mehmetçiğe, bir tek vatandaşımıza zarar vereceği hesap ediliyorsa ve bu bir tehdit olarak görülüyorsa devlet derhal gereğini yapmalıdır ve bu son olayda da yapmıştır." dedi.

    MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin 2012 yılının ilk grup toplantısında konuşurken, Şırnak’ın Uludere İlçesi yakınlarında 35 sivilin ölmesi olayı ile ilgili hükümetin tatmin edici açıklama yapmadığını savunurken, "Cenaze törenlerinin PKK şovuna çevrilmesi, örgüt paçavralarının tabutların üzerine serilmesi esasen olayın arkasındaki sisli yanları da kısmen netleştirmiştir" dedi.

    Bahçeli konuşmasında geçen yılının en önemli uluslararası olaylarından olan Arap Baharı’nın emperyalist güçlerinin oyunu olduğunu, AK Parti Hükümeti’nin Türkiye’yi ’Ateşle çevrili bir alana, bulaşıcılığı yüksek hadiselerin ortasına’ gözü kapalı biçimde sürüklediğini savundu. MHP lideri Bahçeli şöyle dedi:

    "Başbakan Erdoğan, ’BOP Eşbaşkanı’ sıfatıyla küresel hedef ve tekliflerin Müslüman coğrafyasına taşınmasında önemli roller üstlenmiş ve komşularla sıfır sorun politikasından dönülmeyecek bir şekilde savrulmuştur. Ortadoğu’nun yeniden dizaynı, kuzey Afrika’nın bir kez daha tanzimi amacıyla sokaklar tahrik edilmiş, yönetimler devrilmiş, rejimler deprem geçirmiştir. Yakın coğrafyalarımızdaki istikrarsızlık ve isyan trafiği bu çerçevede gittikçe yoğunlaşmış, 95 yıl önce karılan sömürge kartları bir kez daha Haçlı ittifakı arasında dağıtılmıştır. Tunus, Mısır, Yemen, Bahreyn, Libya tarumar edilmiş; sosyal çılgınlık, ekonomik ve siyasal çözülmeyle birlikte bu ülkeler yerle bir edilmiştir."

    Bahçeli, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın Bütçe konuşmalarında yaptığı konuşmasını eleştirirken, bölücülükten sabıkalı bir milletvekilinin haddi ve sınırı aşan düşüncelerini Başbakan’ın yaklaşımından ayrı ve bağımsız ele almanın doğru olmadığını söyledi. MHP lideri, şöyle konuştu:

    "Başbakan Erdoğan’ın başlama vuruşunu yaptığı kimlik temelli parçalanma sürecine, gecikmeyle de olsa hem kendi hükümetinden hem de aynı hedefleri paylaştığı siyasi bölücü yüzlerden katkı ve destek gelmesi şaşırtıcı görülmemelidir. Gözlerinden yaş, ağzından fitne eksik olmayan AKP’nin çok konuşan bakanının; ’Kim, ne varsa bu topraklar üzerinde kendi kimliğini rahatlıkla söyleyecektir. O kimliğe saygı duyacağız, o kimliğin bütün kültürel haklarını, anayasal haklarını vereceğiz, tanıyacağız, diline saygı duyacağız’ sözleri AKP’nin gerçek yüzünü bir kez daha ve kesin olarak göstermiştir."

    Uludere yakınlarında 35 sivilin hayatını kaybettiği hava operasyonuna ilişkin hükümetin açıklamalarının tatmin edici olmadığını söyleyen Bahçeli, şunları söyledi;

    "Terörist geçiş güzerg?hı olarak belirlenen bir sınır noktasına, havadan düzenlenen operasyon neticesinde sivillerin hayatını kaybetmesi birçok kuşku ve muammayı da gündeme taşımıştır. Ayrıca kamuoyuna yansıyan görüntüleri ve olayları aziz milletimiz kaygıyla ve ibretle izlemiştir. Yapılan cenaze törenlerinin PKK şovuna çevrilmesi, örgüt paçavralarının tabutların üzerine serilmesi esasen olayın arkasındaki sisli yanları da kısmen netleştirmiştir."

    Bahçeli Uludere’deki olayın ardından medyada yer alan haberleri de eleştirirken protesto gösterilerinin de tahammül sınırlarını zorladığını söyledi. Bahçeli, şöyle konuştu;

    "Uludere’deki talihsizlikten sonra, şehirlerimizde bölücü terör yandaşlarının çıkardığı olaylar, düzenledikleri saldırılar tahammül sınırlarını fazlasıyla zorlamıştır. Malum medya manşetlerinden halkını bombalayan devlet iftiraları, konuyu katliamla ilişkilendiren haber ve görüşler yeni bir oyunun gösterime girdiğini açıklıkla kanıtlamıştır. Kaymakama kalkan kanlı elleri toplum psikolojisi olarak masumlaştıran, ama sıra Uludere’ye gelince özür bekleyen maksatlı zihniyetleri aziz milletimiz hayret ve kızgınlıkla takip etmiştir. Bu son yaşananlar AKP’nin, Türk devletini ne hale getirdiğini, ölçü ve ayarlarını nasıl bozduğunu bariz olarak ispat etmiştir. Elbette ki olay hükümet tarafından çok yönlü araştırılmalı ve gerçekler bir an önce ortaya çıkartılmalıdır. Temennimiz, beklentimiz ve isteğimiz bu yöndedir."

    Bugüne kadar yapılan açıklamalar içinde Genelkurmay Başkanlığı’nın yaptığı resmi açıklama dışında doyurucu ve ayrıntılı bir hükümet açıklamasının henüz yapılmadığını belirten Bahçeli, Başbakan Erdoğan’ın ayaküstü beyanatı, AKP temsilcilerinin ve bölgeye giden bakanların birkaç sözü dışında tatmin edici bir açıklamanın da halen yapılmadığını öne sürdü. Bahçeli, son gelişmeler ardından MHP’nin şu önerilerini sıraladı;

    MHP’NİN ÖNERİLERİ

    "Barzani ve Talabani PKK’nın yanında ve himaye edenleridir. Terör örgütü PKK’nın Kuzey Irak’taki varlığının sebebi budur. Türkiye yıllardan beri yalnızca terörist öldürerek, inleri bombalayarak terörü ve daha geniş anlamıyla bölücülüğü yok edeceğini düşünmüş, ancak bu yanlış yorum yaşanan olaylarla kendisini yalanlamış ve boşa çıkarmıştır. PKK terör örgütü, her dönemde kendisine destek çıkacak, yararlanacak, tetikçi olarak kullanacak yeni sahipler bulabilmiştir. Üstelik bu projeler bizzat Başbakanın taşeronluğu ile Okyanus ötesinden yönetilmektedir. Türkiye’nin ABD’ye rağmen veya ABD’yi ikna ederek Kandil’e girilmesi ve konuşlanılması mutlak anlamda şarttır. Uludere sınır bölgesinde ölenler bu kadar büyük bir grup halinde PKK ile onun etkin olduğu alanda güven içinde kaçakçılık yapıyorlarsa; aklımıza iki husus gelecektir: Bunlar kendilerine dokunulmayacağını ihsas eden ya bir garanti almışlar, ya da terör örgütünün yeni bir oyunu dahilinde tuzağa çekilip öldürülme ihtimaliyle yüz yüze bırakılmışlardır.

    Yüzde 1 bile ihtimal olsa, sınırlarımızdan kanun dışı yollardan girenlerin bir tek Mehmetçiğe, bir tek vatandaşımıza zarar vereceği hesap ediliyorsa ve bu bir tehdit olarak görülüyorsa devlet derhal gereğini yapmalıdır ve bu son olayda da yapmıştır. Mehmetçiklerimizin, polislerimizin ve korucularımızın hayatı ihtimallere teslim edilemeyecek kadar kıymetli ve bizim için azizdir. Türkiye mutlaka kendisine avantaj sağlayacak arazi derinliğine sahip olacağı yerden itibaren derhal güvenlik kuşağı oluşturmalıdır. Bu vesileyle hatırlatmak isterim ki, Uludere üzerinden nemalanma arayışında olanlar, bu meseleyi kanatarak siyasi prim elde etmeye çalışanlar, büyüyen kaos dalgasından muaf olmayacaklarını, rüzgar ektikleri yerden fırtına biçeceklerini unutmamaları gerekmektedir."

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı