Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Bahçeli’de heyecan belki şimdiden sonra

MHP Lideri Devlet Bahçeli partisini çok zor bir siyasi süreçten geçiriyor, üzerindeki ağır psikolojik baskıyı meydanlara yansıtmamaya çalışıyor.

Bu seçim dönemi kendisini sadece pazartesi günü Amasya’da izledim.
O mitingdeki bazı tespitlerimi Bahçeli’nin pek çok mitingini izlemiş muhabir arkadaşım Umut Erdem’le paylaşınca çok sayıda ortak noktada buluştuk.
Bu nedenle Umut’un genel izlenimlerinden de yararlanarak Bahçeli’nin performansına baktığımda öncelikle şaşırdığım bir iki noktayı aktaracağım.
Bahçeli, hemen her ilde yaptığı gibi Amasya’ya girişte de makam aracından inmedi, parti otobüsüne geçip halkı selamlayarak meydanına ulaşmadı.
Halkı selamlamayı, zaman zaman makam aracının camından bozkurt işareti yaptığı elini dışarı çıkarıp sallamakla sınırlı tutan Bahçeli, bu yanıyla hem heyecansız hem de halkla sıcak temastan çekinen bir lider görüntüsü veriyor.

AYAĞINIZA GELİYORUM

Miting sonrası da sokak turu yapmayan Bahçeli’nin konuşmasının dinleyicileri üzerinde heyecan dalgası yarattığını da söyleyemeyiz.
Alana en arkadan girdim, ilk fark ettiğim ses düzeninin yetersizliğiydi.
Yavuz Selim Meydanı’nda dağınık duran, sakin dinleyici izlenimi bırakan kalabalığın arasında, kürsüye en yakın nokta da dahil, rahatlıkla gezindim.
Bahçeli’nin de heyecan dalgasından çok, ‘ayağınıza geldim’ mesajını öne çıkardığını, bu amaçla çok dolaştığını; sabah erken yola çıkıp, akşam geç vakte kadar 7-10 arası belde, ilçe, il merkezine uğradığını, kalabalığın azlık veya çokluğuna bakmaksızın en az yarım saat konuştuğunu belirtmeli.
Çoğu zaman gün boyu, bol çayla üç zeytin ve kibrit kutusu büyüklüğündeki peynirden oluşan kahvaltı mönüsüyle yetinerek dikkat çekici bir fiziki performans sergileyen Bahçeli’nin şaşırtıcı bazı miting kuralları da var.
Örneğin, tekbir çekmeye kalkışanlar anında susturulurken, arkadakilerin görüşü engellenmesin diye pankart açılmasına da kesin izin verilmiyor.
Malum diğer liderler pankartlardan çok yararlanıyor; hem seçmenle böylesi bir iletişime giriyor hem de rakiplerine o pankartlar üzerinden yükleniyor.
Konuşma kurgusunu çok az değiştiren, değindiği konulardaki sırlaması dahi hemen hemen aynı kalan Bahçeli’nin en çok alkışı sonlarda ettiği, “Al paketi, vur tokadı gitsin” sözleri üzerine alması da başka bir tespit.

KASET OLAYI VE PÜSKEVİT SEMPATİSİ

MHP’nin en sıkıcı sorunu olan kaset konusunda, konuştuğum partililerin hemen hemen tamamı istifaları doğru buluyor; ancak “Amaç MHP’yi baraj altına indirmek” diyor, parti içi muhalefetin böyle organizasyonu gerçekleştirecek güçte olmadığına inanıyor, adresi ‘AKP’ diye gösteriyorlar.
Sonucu seçimde göreceğiz; ama olayın MHP’yi arındırdığını, daha çok sevilen adayların listelerde öne çekilmesini sağladığını söyleyen de “MHP muhafazakâr seçmene sahip, o seçmen bunu kaldırmaz” diyen de az değil.
Bu arada çoğu MHP’lide, Başbakan Tayyip Erdoğan’ın meydanlarda kaset konusunu aşırı kullanarak partide kenetlenme yarattığı kanısı güçlü.
MHP, Bahçeli’nin bisküvi yerine “püskevit” demesi üzerine çıkan tartışmayı ise kendilerine sempatik bir propaganda aracı yapmayı iyi başarmış.
Pek ortalıkta görünmeyen MHP örgütü, mitinglerde ‘püskevit’ üretip dağıtmakta çok başarılı, Bahçeli de bu tartışmadan çok memnun.
O konuşmasını MHP web sayfasına koyduran Bahçeli, “Devlet Amca püskevit versene” diyen çocukları mutlaka kucaklayıp fotoğraf çektiriyor.
X