Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Bahçeli: Başbakan değil 'Aday Erdoğan'

    Hürriyet Haber
    06.08.2014 - 14:44 | Son Güncelleme: 06.08.2014 - 14:56

    MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli Çorum Sungurlu’da halka seslendi.

    İşte Bahçeli’nin konuşmasından satır başları:

    Bir yasa değişikliğiyle seçim milletimize devredilmiştir. Şimdiki seçimler bu anlayışla olacak, ilk turu 10 ağustos ikinci turu 24 Ağustos olmak üzere iki dönemde yapılacak olan seçimlerle cumhurbaşkanlığı seçimi sonuçlandırılmış olacaktır. İlk turda var olanların adaylar seçime katılacaktır. Eğer yüzde ellinin birisi bir sonuç almamışsa 24 Ağustos’ta seçimler tamamlanacaktır.

    Bugün böyle bir imkan siz değerli vatandaşlarımızın önünde durmaktadır. Takdir sizindir. Vekilleriniz aracılığıyla Meclis’te yapılmış olan seçimlerin getirdiği sıkıntıları muhtıraları ara rejimleri dikkate aldığınızda millet olarak ilk defa böyle bir fırsat geçiyorsa, güzel bir örnekle sonuçlandırmak ve Türkiye’yi devletin başında boşluk yaratmayacak bir istikrarlı ortama doğru götürmenin yararı olacağı kanaatindeyiz.

    Başlangıçta yasadaki boşluklar aceleye getirilişler şimdi bazı adaylar tarafından istismar edilir hale gelmiştir. Bunu hangi partiden olursak olalım, bundan böyle halk seçecekse, eksiklikleri görüp düzeltme yolunu dikkate alarak gelişmeleri hep beraber düşünmeliyiz. Adaylardan bir tanesi, 12 yıllık iktidarının büyük bir bölümünde başbakan olarak sorumluluk üstlenmiş şahıstır. Diğerleri ise halkın arasından belirlenmiş olan adaylardır. Dolayısıyla üç aday seçime girecektir. Burada adil olan eşit olan herhangi bir haksızlığa uğramadan seçimlerin ilkeli ve dürüst yapılması düşünülmüş olsa, MHP’nin YSK’ya yapmış olduğu itiraz anlamını bulmalıydı.

    MHP ne demişti? Eğer Recep Tayyip Erdoğan, aday olmayı düşünüyorsa başbakanlıktan 11 Temmuz itibariyle ayrılması ve diğer adaylarla eşit haklara sahip bir yarışın içerisinde olması gerekir. Geçmişte bu düşünülmemişse şimdi düşünmek lazım demiştik. Tabi adalet ve kalkınma partisinin bazı sözcüleri, yasada böyle bir mecburiyet yok. Başbakan olarak girmesinde sakınca bulunmaz diyerek, eşitsizliğin farkında olmalarına rağmen, bunda ısrarcı olmuşlardır.

    Adayın bir tanesi başbakan. Devletin tüm imkanlarını da seferber ediyor. ANA uçağı baba uçağıyla Türkiye’yi dolaşıyor. Helikopterlere kadar devamını sağlıyor. Resmi arabalarla da alanlara kadar geliyor. İstanbul’da miting yapmış, ne kadar emniyet mensubu varsa miting alanında, beş bin tane AKP’nin özel güvenliği kurulmuş.

    Belediyenin devletin tüm imkanlarıyla bir miting olmuş. Şu kadar insan mitingde vardır diyerek övünülüyor. Televizyonlar da basın da aynı fotoğraflar veriliyor biz ilçe ilçe dolaşıyoruz. Burada TV kanallarından iki üç tanesi var, akşam yayınlayacakları şüpheli. Hele bir tanesi var TRT. Hepimizin vergisiyle bir TRT var. Bu TRT’nin bu seçimler dönemindeki yayınlarının bir mukayesesi yapılmış. Recep Tayyip Erdoğan’a 500 saatin üzerinde yayın yapılmış.

    Ey TRT’nin yöneticileri, haber müdürleri, söylüyorum. Allah nasip eder bir sorumluluk üstlendiğimde, bu adaletsizliğin hesabını sormazsam namerdim. Biz bu meydanı şu mütevazılıkla doldurmuş insanlarımızın, kamu kuruluşu yönetimindeki bir televizyonun yöneticisidir. Buraya patron arıyorsanız Recep Tayyip Erdoğan değil, bunun patronu millettir.

    Recep Tayyip Erdoğan’dan cumhurbaşkanı olmaz, olamaz. Bu sözümden adalet ve kalkınma partisine oy vermiş kardeşlerim de alınmasın. Gerçeği söylüyorum. Bu kafayla başbakanlığın nereye geldiğini biliyorsunuz, cumhurbaşkanlığının da hangi felaketlere götüreceğini bilmelisiniz. Yok diyorsanız ki memnunuz, AKP’ye gönül verdik sevdamız Erdoğan’dır diyorsanız tercih sizindir. Ama Türkiye’nin geldiği yerde toplumsal hareketliliğin başlaması halinde, o zaman vebali taşımak mecburiyetindesiniz.

    Recep Tayyip Erdoğan’dan cumhurbaşkanı olmaz, olamaz. Kutuplaşmayla cepheleşmeyle gerilim stratejisiyle kardeş kavgasına ülkeyi sürükleyecek yanlış sözlerle, hakaretlerle, yalanla, dolanla, bir şahıs cumhurbaşkanı olmamalıdır. Türkiye’de etnik temelli ayrımlar 36 etnik temelle başladı başladı nereye getirdi. Şimdi de mezhep temelli ayrımcılığa devam ediyor.

    Geçenlerde çıkmış sanki kendisine soran var. Diyor ki bir partinin genel başkanı alevidir diyor. Bir partinin diyor, genel başkanı diyor, bölücü partiyi kast ederek, Zaza’dır diyor. Ben de diyor Sünniyim diyor. Şimdi sormana söylemene ne gerek var? Ortadoğu Sünni-Şii ayrımcılığıyla kan gölüne düşmüşken, sen cumhurbaşkanı olamadığın takdirde Sünni-alevi kargaşası yaratacağını mı söylüyorsun?

    Eğer böyle bir felakete götürmeye niyetliysen, IŞİD’le selamın sepetin varsa, Türkiye’de felaketin olduğu zaman senden bu ülkede eser kalmaz. Öyle bir millet tokat atar ki havada takla atarsın.

    17 VE 25 Aralık, rüşvet ve yolsuzluk operasyonudur. Bunun hesabını vermeden, yargı önüne çıkmadan, bu ayakkabı kutuları neyin nesidir, havuzlarda dolarla euronun ne işi var, kimden ne kadar para alınıyor, görüşmeler sırasında paraları sıfırlamanın ne anlama geldiğini bize bir anlatman lazım. Yargıya çıkıp söylemen lazım.

    aklanmadan paklanmadan temizlenmeden senden cumhurbaşkanı olmamalıdır. Şimdi kalkmış, karşısına yine bir televizyonlardan ön hazırlıklar yapılmış. Tecrübeli oturuşlarda bulunan insanlar soruyorlar. “cumhurbaşkanlığınızın kesin olduğuna dair kamuoyu araştırmalarının sonuçları açıklanıyor. Cumhurbaşkanı olursanız ne yapacaksınız” diyor ki “cumhurbaşkanı olduğum zaman anayasa çerçevesinde kalmayacağım. Hükümeti her zaman toplayabilirim. Şöyle derim böyle derim”

    İhaleleri yapabilirim, barajları şöyle trenleri böyle ederim diyor. Yani 17-25 aralık’ta ne yapmışsa, cumhurbaşkanı olarak da yapacağımı bilin diyor. Yolsuzluk ve rüşvetten yalakalık yapanlara diyor ki, cumhurbaşkanı olursam yine balda kaymak yiyeceksiniz diyor. Köşk’e kimse yalınayak gitmez, ama

    Ayakkabı kutusuyla girdiğin anda herkes bakacak bu neyin kutusu diye.

    Cumhurbaşkanlığının bahçesinde süs havuzu var. şimdi kalkmış Meclis’te de dört tane bakanının deşifre edilmesi, komisyon kurulmasıyla ortalıkta eli şöyle dolaşıyor. Neymiş bu rabiaymış. Sen 12 yıldan bu yana, bu ülkeyi yönetmiyor musun? 2012 ve sonrası dönemlerde bu işaret neyin nesi? Bundan evvel mısır’da Rabia yok muydu ki? Bu rabia işareti midir, başka işaret midir? Benim son dönemimde şunlar şunlar deşifre oldular, bunlar kim, bakanlar ve çocuklar.

    Dört tanesinin rüşveti belli. Beşi sensin, parmağını şöyle kaldırdığın gün 25 aralık’taki yolsuzluk halkası ailece boynuna geçer senin.

    Bir moda haline geldi, sabahın 6 buçuk 7 buçuğu arasında bazı toparlanmalar oluyor. Ramazan denmiyor bayram denmiyor. Askerlerden alındı şimdi de emniyet müdürlerinden alındı. Yandaş gazeteler yazıyor, bunlar şuydu şuydu. Yani yolsuzlukl operasyonunun savcısını hakimini emniyet mensuplarını sürekli olarak hepsini toplatıyor. Yandaş gazeteler yazıyor, birinci dalga, ikinci dalga. Birisinde 34 tane birisinde 31 tane gidiyor.

    kendisinin ağlayan bakanlarından biri bu devam eder diyor. Biri de diğer alanlara yayılabilir diyor. Bu yayıla yayıla nereye varacak, alayı inançsız kimsesiz ama memleket sevdası olan insanların kıyısına bu dalga vuracak da, dün yoksulken bugün zengin olan AKP’lilere bu dalga hiç vurmayacak mı?

    Allah nasip ederse tsunami vuracak. Tsunaminin ne olduğunu biliyorsunuz, dalgaların devi demektir. Çünkü oraya bir dalga yetmez. İhalelerin babaları var onları da almak lazım. Onlar özel uçaklarıyla kaçacaklarını zannediyorsa, bu aziz milletin tsunamisi öyle bir alacakaranlıkta gelir ki…

    Senden cumhurbaşkanı olmaz. Başını ağrıtma. Bari sana oy vermiş masum insanları kandırarak, hala yanına alarak hırsızlığına soygununa kimseyi alet etme. Bu işten vazgeç. Vazgeçmezsen sizin bileceğiniz iş. Ama biz diyorsak ki senden aday olmaz, cumhurbaşkanı olmaz diyorsak, bu kadar güzide insana oluru kim diye sorduklarında bir cevabımız olması lazım. Halk söylüyor, hani tanınmıyordu? İşte Ekmeleddin İhsanoğlu bey bir çok siyasi partinin etrafında birleştiği, yeminine sadık kalacak bir aziz millet evladıdır. Gösterdiğimiz gayret budur ve büyük çoğunlukta Ekmeleddin bey etrafında birleşiyor.

    Pazar günü sandığa gidecek misiniz? Üç tane resmi görecek misiniz? Bunların içerisinde en tanıdığınızı her yönüyle biliyorsunuz, öbürü hakkında da kanaatiniz var. tanımıyorum dediğiniz biri de Ekmeleddin beydir. Oraya oyunuzu vuracak mısınız? Allah hepinizden razı olsun.

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı