Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Bahçeli: Başbakan boy aynasına baksın

    hurriyet.com.tr
    17.11.2009 - 10:50 | Son Güncelleme: 17.11.2009 - 11:23

    CHP, MHP ve DTP gruplarında açılımla ilgili son gelişmeler değerlendirilecek. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli açıklamalarda bulundu. İşte konuşmasından satır başları:

    BAŞBAKAN ÖNCE AYNAYA BAKSIN

    - Başbakan’ın terörle mücadele geçmişi de karanlıktır. Bu mücadelenin önüne set çektiği görünmektedir.

    - Başbakan Erdoğan’a tavsiyemiz, boy aynasının karşısına geçmesi ve utanç verici görüntüsüne bakmasıdır. Bu aynada, İmralı canisiyle kol kola giren, teröristleri kucaklamak için haburda bekleyen, PKK’yla pazarlıklar yapan, Barzani’nin önünde eğilen bir görüntü görecektir.

    - Geçtiğimiz hafta TBMM Genel Kurulu’nda yapılan toplantılar kaygı verici gelişmelere sahne olmuştur. Görüşmeler cumhuriyetimizin içinde bulunduğu tehlikeyi ortaya koymuştur.

    - Başbakan Erdoğan’ın ısrarla sürdürdüğü bölünme modeli arayışları, Türkiye’yi puslu ve karanlık bir ortama sürüklemektedir.

    - AKP’nin içini açmaya cesaret edemediği PKK açılımının ilk sayfası bu görüşmelerde aralanmıştır.

    - Bu toplantılarda bunun aslında cumhuriyetimizle hesaplaşma olduğu ortaya çıkmıştır.

    - İddia edildiği gibi PKK açılımının barış ve huzurla, kalkınma ve refahla, kaynaşma ve kardeşlikle hiçbir şekilde alakalı olmadığı anlaşılmıştır.

    - Bu alçaklık tablosu, hükümetin PKK’ya bakışını da ortaya koymuş, yıllardır üzerine neden gidilemediği gösterilmiştir.

    - Başbakan ve hükümeti Türkiye’yi bölme planlarını için çıktığı yolculukta suçüstü yakalanmıştır. Başbakan’ın siyasi proje olarak sahip çıktığı bu sürecin, etnik bölücülerin taleplerini taksitler haline sağlayacağı açıktır. Yıkımın aşamaları son toplantıyla belirlenmiştir. Adına utanmadan demokratikleşme denilen bu yol haritasıyla, PKK’nın bütün talepleri siyasallaşacak, Başbakan ve İmralı canisinin çıktıkları yolla sözde demokrasiye ulaşacaklardır.

    - AKP’nin siyasi çözüm adı altında hayata geçirmeye çalıştığı bu süreç, Türkiye’de milli azınlık olduğunun kabulünü ve devletin bu ayrışmaya hukuki temel kazandıracak şekilde yeniden düzenlenmesini ön gören bir süreçtir.

    - Tahribatın bu hızla ilerlemesi halinde, bin yıllık kardeşliğin zedeleneceği, yol ayrımına kadar gelinmiştir.

    - Bunun amacı, millete ait değerleri eleştirerek, milli ecdadımızla tereddüt meydana getirmek, şaşkın yığınlar yaratmaktır.

    - Türk milleti tanımını kapsayıcı bulmayıp, başka kimlik arayışlarının artış göstermesi, Türk kimliğini alt kimliğe doğru götürecek, üniter yapıyı yönetmek imkansız hale gelecektir. Kimliklerin kaşınarak parçalarının kopartılması, boy ve kabilelere dönüştürerek, ırkçı bir akıbeti doğuracaktır.

    - Buna katlanmak rıza göstermek mümkün değildir. Türk milletinin parçalı hale getirilmesini MHP’nin kabul etmesi mümkün değildir.

    - PKK açılımı konusunda, meclis’te yapılan görüşmelerde, yıkım projesinin taşeronu olan başbakan, muhalefete yönelttiği suçlamalarla yüce meclis’i lekelemiştir.

    - Bunlardan birincisi, AKP zihniyetinin içine düştüğü teslimiyete gerekçe oluşturmak için, Türkeş Bey’in anılarına gönderme yaparak partililerimizin kafasını karıştırmak istenmiştir.

    - Çünkü merhum Türkeş Bey, hayatında ihanete göz yummamış, 80 yıllık uzun ömrü şerefli bir mücadelenin izlerini taşımıştır. Bu sözlerin sahibi olan zihniyete, ihanetlerine aradıkları bahaneleri, Washington, Erbil’de oturdukları masalarının altında aramalarını tavsiye ederiz.

    - İkincisi, Analar ağlamasın, ölümler son bulsun istismarı üzerine şekillenen vicdan sömürüsüdür. Bu hain propaganda, yıllardan beri bebek çocuk kadın genç demeden, bir yanda kan döken PKK’nın ardından gelen barış talebiyle eş anlamlıdır.

    - Ne tesadüftür ki, kandil kadrolarının sloganları Başbakan’ın ağzına sakız olmuştur.

    - Doğrudur, şehit ve gazilerimizin anaları ağlamaktadır. Ancak, anaları ağlatanların, hakkından kesin kez gelinmelidir. Ancak o zaman anaların ağlamaları bir nebze olsun duracaktır.

    - Üçüncü istismar alanı, Orhun anıtlarının yolunu yapma polemiğidir. Milli tarihimizin başlangıcı kabul ettiğimiz bu coğrafyaya yapılacak herhangi bir şeyi takdir ederiz. Ancak oraya yatırım yapan bir müteahhit insanı milliyetçi yapamayacağı gibi, mesela Akdamar Kilisesi’ni onarmak aynı müteahhidi Ermeni yapmayacaktır. Milliyet kimliğini 36 parçada bulamayanların sahip olamayacağı gibi, algılayabileceği bir anlayış da hiç değildir.

    - Ben milliyetçiyim demek için önce bir kimliğe sahip olmak gerekir. O halde kimlik arayışı bitmeyen Erdoğan’ın hangi kimliğe mensup olduğunu bilmekte en tabi hakkımızdır.

    - Dördüncüsü, şehitler üzerinden geçindiğimizi söylemesidir.

    - Başbakan Erdoğan zihin kontrolünü kaybederek, partimizle ilgili edep ve adaba sığmayan çirkinlikler sergilemiştir. İmralı çizgisine gelen Erdoğan, buna karşı çıkanları şehit cenazelerinin gelmesini beklemekle suçlamıştır.

    - Başbakan elinden gelse, şehit cenaze törenlerine müdahale edecektir, ardında saf duranları kamu gücüyle dağıtacaktır.

    - Bu manzara, katile sayın, şehide kelle diyen bir zihniyetin mide bulandıran kokusudur.

    - Vicdanını teslim etmemiş hiçbir milletvekili, figüran olmayı içine sindirmeyecek ve bu suçun ortağı olmayı istemeyecektir. Başbakan’ın partimize yönelik suçlamalarını, Anadolu’da da sürdürmesi sermayesinin kalmadığının açıkça göstergesidir.

    - Başbakan bu alanlarda eşsizdir. Bunun şahidi, siyasi geçmişi ve çizgisidir. Başbakan’ın kalitesi ve şeceresi bellidir.

    - Böyle birinin bizi şehit cenazesi gelsin diye beklemekle, alçakça suçlaması haddi değildir. Ya haddini bilecektir, ya da hak ettiği karşılığı misliyle görecektir.

    - Başbakan meclis kürsüsünde utanç verici bir tablo sergilemiştir. Başbakan Erdoğan, bölücülerin ağzıyla konuşmuş, söylediği yalanlarla Türk milletine hakaret etmiştir. Bir saati aşan konuşmasında bir kez bile  Türk milleti diyemeyen Türkiye Cumhuriyeti Başbakan’ı, bölücülüğün önünü açmaya kararlı olduğu görülmüştür.

    - Hain teröristlere kucak açanların, meydanlarda milli birlik sloganları atması hükümetin orta oyunudur.

    - Buna karşı çıkan MHP’yi toplumu germekle suçlamaları da bu orta oyunun bir parçasıdır.

    - Gerçek niyetlerini saklayan hükümet bu yıkım projesinde gündeme getirilecek bazı konularda bilgi vermekle yetinmiştir. Projenin özünü oluşturan, PKK’ya siyasi af, Kürtçe eğitim ve kamu hizmeti konularında, PKK’nın taleplerinin yerine getirileceği, anayasa değişiklik süreci saklanmıştır.

    MİLLETİMİZ HESABINI SORACAK

    İşsizlikte bir azalma, krizde bir gerileme henüz ortaya çıkmamıştır. Ekonomiden kaynaklanan sıkıntılar geri plana itilmiştir. İnsanımızın gelir ve geçim düzeyini yükseltme amacından uzaklaşan AKP hükümeti gelişmeyi sağlayamamıştır.

    Sanayi üretimi 2009 yılı Eylül ayında, bir önceki yıla göre yüzde 8,6 azalırken, imalat sanayi de yüzde 3.9 gerilemiştir. Kapasite kullanım düzeyi de bir açmazın içindedir.

     

    İflaslar kolay aşılabilecek bir şey değildir. Kredi aktarım mekanizmasının sağlıklı işlememesi, üreten sektörün belini doğrultamaması, başbakan Erdoğan yüzünden çok zor bir duruma girmiştir.

     

    Esnafımız bitkin, işçimiz yorgun, çiftçimiz bitmiştir. Yapılan zamların baskısının artması, vatandaşın dayanma gücünü aşındırmaktadır.

     

    AKP zam olmuş, vergi olmuş sağanak halde vatandaşımızın üzerine yağmıştır. Çaresizlikten böbreklerini satanlar görülmüştür. Üretimin durması ve bir türlü toparlanamaması işsizlik oranını ve işsiz miktarını devamlı yükseltmektedir.

     

    Üretmeyen ekonominin istihdam artışını sağlayamaması normaldir. Bu kusur da AKP’dir. Bunun bedelini de milletimiz seçimde AKP’ye ödetecektir.

     

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı