Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Baharın gelmesini hiç istemiyorum

    Barış DURAK/ŞANILURFA (DHA)
    25 Nisan 2004 - 01:59 Son Güncelleme : 25 Nisan 2004 - 01:59

    23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı törenlerinde sembolik olarak Şanlıurfa Emniyet Müdürü’nün koltuğuna oturan 13 yaşındaki Necla Çoban’ın sözleri, eğitim dünyamızdaki acı gerçekleri gözler önüne bir kez daha serdi.

    ÖNCEKİ gün 23 Nisan’dı. Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı. Çocuklar bir günlüğüne, yöneticilerin makam koltuklarına oturmuşlar, isteklerini söylemişlerdi.

    Ama Şanlıurfa’dan yükselen bir çığlık vardı ki, onca bayram haberinin arasında kaynayıp gitti.

    Bu meydan okumanın, bir çığlığın adı Necla Çoban’dı. Mehmet Saçlı İlköğretim Okulu 7’nci sınıf öğrencisi 13 yaşındaki Necla Çoban. Sembolik olarak oturduğu Emniyet Müdürü Kutlay Çelik’in koltuğundan şöyle sesleniyordu:

    ‘Ben okumak istiyorum. Hiçbir zaman baharın gelmesini istemiyorum.’

    Neden?.. Çünkü bahar, tarlaların yeşermeye başladığı mevsim. Çünkü bahar, tarlalarda çalışmaya başlandığı mevsim; fındığa, pamuğa, çapaya gitmenin zamanı...

    Necla Çoban, sözlerini şöyle sürdürüyordu:

    ‘Babam beni tarlada çalıştırmak için bir hafta içinde okuldan alacak. Benim gibi okulda bulunan birçok kız çocuğu, alındı bile...’

    Necla Çoban, yardım istiyordu Emniyet Müdürü’nden kız çocuklarının okutulması için. Bunu söylerken, ilkinden daha da korkunç şu cümleler dökülüyordu ağzından:

    ‘İmamlar babalarımıza kızlarınızı okula göndereceğinize medreseye, Kuran’a gönderin diyorlar. Kızların okuması ayıpmış diyorlar. Bizlerin okuması engelleniyor...’

    Okutmak isterim ama çalışmak zorundayız

    Anne Gülçin Çoban, kızını okutmak istediklerini, ancak maddi durumlarının buna elvermediğini ifade ederek çocuklarıyla birlikte çalışmak zorunda olduklarını söylüyor. Gülçin Çoban, ‘Ağabeyi maddi durumumuz yetersiz olduğu için Necla’nın okumasını istemiyor. Necla ile birlikte iki küçük kardeşi Ahmet ve Mahmut da okula gidiyor. Necla evin okuyan tek kızı. Okumasını isterim, ama evimizin reisi ağabeyi okumasını istemiyor. Zaten bir hafta sonra çalışmaya gideceğiz. Onu burada yalnız bırakamayız.’

    OKULDAN ALIP TARLAYA GÖNDERECEKLER

    NECLA Çoban’ın yaşamı, daha niceleri gibi bir dram.

    Altı kardeşi daha var. Babasını üç yaşındayken yitirmiş. Evin en büyüğü olan 22 yaşındaki ağabeyi Muhittin’e ‘baba’ diye hitap ediyor. Ağabey bir tekstil fabrikasında çalışıyor. Yaz gelince de izin alıp ailesini topluyor ve gurbete çıkıyor. Önümüzdeki hafta yine kış mevsimine kadar sürecek bir göç başlayacak onlar için: Önce Karadeniz’e fındığa, sonra Antalya’ya tarlaya çapaya, ardından Hatay Kırıkhan’a pamuğa... Yani Necla’nın okuma azmi bir hafta sonra yine son bulacak. Necla, üç ablasının da 5’inci sınıftan sonra okuyamadığını, ama kendisinin okumak istediğini söylüyor:

    ‘Ben okumak istiyorum. Ama ailem çalışmaya gideceği için beni de götürecek. Beş yıldır onlarla birlikte tarlada çalışıyorum. Bizim burada kızlar biraz büyüyünce hemen okuldan alınıyor. Ben hiçbir zaman baharın gelmesini istemiyorum. Çünkü bahar, ailemle çalışma zamanı geldiğinin habercisidir. Ailemle ilk başta Karadeniz’e fındık toplamaya gidiyoruz. Ardından Antalya’ya çapaya gidiyoruz. Oradaki işimiz bitince de Hatay Kırıkhan’a pamuk toplamaya gidiyoruz. Bazen kitaplarımı da yanımda götürerek boş kaldığım zamanlarda derslerime çalışıyorum. Çünkü okulda olmadığım zamanlarda derslerden çok geri kalıyorum. Şanlıurfa’da bazı cami hocaları kız çocuklarının okutulmasını ayıp ve günah görüyor. Ailelerimiz de o hocalara inanarak bizleri okuldan alıyor.’

    GEREKEN YARDIM YAPILACAK

    ŞANLIURFA Emniyet Müdürü Kutlay Çelik, kentte okula gönderilmeyen kız çocukların Türkiye sıralamasında ikinci sırada yer almasının çok vahim olduğunu belirterek şunları söyledi: ‘Necla’nın okuması için elimden geleni yapacağım. Gidip aileleri ile görüşürüz. Sadece Necla için değil diğer tüm kız çocukları için. Yani günlük 10 milyon liralık yevmiye için bu yavrularımız eğitimden mahrum bırakılamaz. Biz onlara bu parayı veririz.’

    360 öğrenci okulda değil

    3 BİNE yakın öğrencisi bulunan Mehmet Saçlı İlköğretim Okulu’nda yaklaşık 20 gün önce çocuklarını hiç okula getirmedikleri için 42’si kız, sekizi erkek 50 öğrencinin ailesine, 800 milyon ile 1 milyar lira arasında değişen para cezaları kesildi. Bu cezanın ardından 26 aile çocuklarını okula getirerek ceza ödemekten kurtuldu. Halen toplam 390 öğrenci okula gitmiyor. Bunlardan bir bölümü tarlada çalışma zamanı geldiği için aileleri tarafından okuldan alındı. Her sınıfından öğrencilerin azaldığı Mehmet Saçlı İlköğretim Okulu Müdür Yardımcısı Şenay Bayram, kız çocuklarının okula dönmesi için ev ev dolaşarak aileleri ikna etmeye çalışıyor.
    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı