Gündem Haberleri

    Bağış'tan 'Demokrasi' mesajı

    AA
    15.09.2012 - 16:56 | Son Güncelleme:

    AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, İslam ve demokrasinin bir arada var olamayacağına ilişkin pompalanmaya çalışılan düşüncenin kesinlikle reddedilerek, İslam dünyasının bu tuzağa düşmemek için hassasiyetle hareket etmesi gerektiğini söyleyerek, Türkiye'nin, nüfusunun çoğunluğu Müslüman olan, laik, demokratik ve sosyal bir hukuk devleti olarak bu zehirli düşünceye tek başına bir meydan okuma olduğunu bildirdi.

    Bakan Bağış, Uluslararası Demokrasi Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda, 2007 yılından itibaren idrak edilmeye başlanan 15 Eylül Uluslararası Demokrasi Günü'nde Türkiye olarak ileri demokrasi kararlılıklarını vurgulayarak, insanların hak ve taleplerinin yönetimlere maksimum düzeyde yansıdığı bir anlayışın dünyaya hakim olması yönündeki arzularını beyan etti.

    Bağış, mesajında şunları kaydetti: "Bugün vesilesiyle, hak ve özgürlük talebinde bulunan vatandaşlarına şiddet ve zulüm uygulayan, masum sivillere göz kırpmadan kurşun yağdıran zihniyeti bir kez daha reddediyor, insanlığın bu lanetli zihniyetten arınacağı günlerin yakın olduğunu ümit ediyoruz. Halkının taleplerine yabancı olan, bu talepleri şiddetle bastıran hiçbir yönetim meşru da kalıcı da olamaz. "

    Öte yandan, hiçbir anlayışın başkalarının kutsalına hakaret etme özgürlüğünü de meşru gösteremeyeceğini belirten Bağış, "Bu bağlamda, sapkın ve zehirli bir zihniyetin ürünü olarak hazırlanan provokatif bir filme karşı uluslararası toplumun kesin ve net bir duruş sergilemesi gerekir. Bu noktada şu uyarıyı da samimiyetle yapmak durumundayız. Filme karşı gösterilen tepkilerin de meşru zeminde kalması, şiddetten kaçınılması elzemdir" dedi.

    Bakan Bağış, "Uluslararası Demokrasi Günü'nde şu gerçeği de özellikle hatırlatmak gerekir. İslam ve demokrasinin bir arada var olamayacağına ilişkin pompalanmaya çalışılan düşünce kesinlikle reddedilmeli ve İslam dünyası bu tuzağa düşmemek için hassasiyetle hareket etmelidir" diyerek, "Türkiye'nin, nüfusunun çoğunluğu Müslüman olan, laik, demokratik ve sosyal bir hukuk devleti olarak bu zehirli düşünceye tek başına bir meydan okuma olduğunu", bu meydan okumayı da AB sürecindeki kararlılığıyla taçlandırmakta olduğunu bildirdi.

    Türkiye'nin demokrasi tarihinin esasen gelgitlerle dolu bir tarih olduğunu belirten Bağış, son 10 yıla kadar sıklıkla yaşanan demokrasi kesintilerinin ne yazık ki milletin kaderi haline geldiğini, bu demokrasi kesintileri neticesinde Türkiye'nin AB sürecinde de 40 yılı aşkın süre içerisinde kayda değer bir ilerleme sağlanamadığını kaydetti.

    Bağış, AK Parti hükümeti olarak göreve geldikleri ilk günden itibaren istikrar ve güven zemininde ülkenin demokratik standartlarını ileriye taşımak, ileri demokrasi hedeflerine ulaşmak için tam bir kararlılık sergilediklerini belirterek, bu kararlılık neticesinde AB sürecinde de 45 yılda yapılamayanı 2 yılda başararak Kopenhag kriterlerini yerine getirdiklerini, 17 Aralık 2004 tarihinde de AB'den müzakere tarihi aldıklarını hatırlattı. Bağış, 3 Ekim 2005 tarihinde başlanılan katılım müzakerelerinde her ne kadar siyasi engellerden dolayı istedikleri ve hak ettikleri noktada olunamasa bile Türkiye'nin reform ve ileri demokrasi kararlılığıyla birçok AB üyesi ülkenin önünde bir performans sergilediğinin aşikar olduğunu kaydetti.

    Bakan Bağış, bu kararlılıkla son 10 yılda hayata geçirilen reformların Türkiye'nin uluslararası imajını da olumlu yönde değiştirdiğini, Türkiye'nin daha dinamik, daha saygın, daha etkin bir ülke olarak konumunu güçlendirdiğini belirterek, bir ülkede demokrasinin güçlendirilmesinin en önemli ve olmazsa olmaz unsurlarından birinin kuşkusuz sivil toplumun da güçlendirilmesi olduğunu, bu anlayışla, AB Bakanlığı olarak 2008 yılından bu yana uyguladıkları "Sivil Toplum Diyaloğu Programı" ile sivil toplum kuruluşlarıyla yakın çalıştıklarını, kendilerine çeşitli programlarda destek sağladıklarını bildirdi.

    Önümüzdeki günlerde başlayacak Sivil Toplum Diyaloğu programının üçüncü ayağında da "siyasi kriterler" ve "medya" alanlarında sivil toplum diyaloğunu güçlendirmek amacıyla sivil toplum örgütlerinin demokrasi ve hukukun üstünlüğü alanındaki projelerine hibe verilmesinin öngörüldüğünü söyleyen Bağış, bu projeler aracılığıyla, bir yandan Türkiye'de demokrasi kültürünün geliştirilmesinde önemli rol oynayan sivil toplum kuruluşlarının kurumsal kapasitesinin artırılması, diğer yandan da demokrasi ve hukukun üstünlüğü bakımından AB ülkelerindeki bilgi ve birikimin paylaşılması, yürütülecek işbirliği ve diyalogla bu alandaki karşılıklı anlayış ve etkileşimin artırılmasını hedeflediklerini belirtti.

    Bağış, bütçesi yaklaşık 6 milyon avro olacak bu program ile ayrıca, insan hakları bilincinin artırılması, mülteci ve göçmenlerin insan hakları, sosyal açıdan korunmasız gruplara ayrımcılığın önlenmesi, ifade özgürlüğü, kültürler, dinler ve farklı inançlar arasında diyalog, siyasi kültür ve demokratik katılımcılık ile adalet sistemi alanlarında geliştirilecek projelere de destek sağlayacaklarını bildirdi.

    Bakan Bağış, mesajını "Uluslararası Demokrasi Günü'nü bir kez daha tebrik ediyor, ileri demokrasi standartlarını yakalamış bir Türkiye hedefiyle reform sürecinde yolumuza kararlıkla devam edeceğimizi belirtmek istiyorum" sözleriyle bitirdi.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı