Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Bağış'dan CHP'ye: Anayasa taslağını siz hazırlayın

    A.A
    19.12.2009 - 10:28 | Son Güncelleme: 19.12.2009 - 10:29

    Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Türkiye'nin şu an geldiği noktanın “mükemmel” olmadığını ancak dönülüp bakıldığında çok önemli adımlar atıldığını ifade ederek, “Bundan sonraki dönemde çare sokaklarda ve şiddette değil, çare Mecliste ve reform sürecindedir” dedi.

    Konya'da Şeb-i Arus törenlerine katılan ve 27 AB ülkesinin büyükelçileriyle bir araya gelen Bağış, Ankara'ya dönüşünde yaptığı açıklamada, “demokratik açılımın sonu nereye varacak” diye kendisine sorulduğunu, kendisinin de Almanya, Hollanda, İspanya'da halkların ne hakkı varsa,
    Türkiye'deki bütün vatandaşların da etnik kökenine, dini inancına, siyasi tercihine bakılmaksızın aynı hakka sahip olduğunu bilmek gerektiğini söyledi.

    “Demokratik açılımın gideceği nokta budur. Ne fazlası ne eksiği” diyen Bağış, Türkiye'de bir dönem insanların çocuklarına istedikleri isimleri veremediğini belirterek, şunları söyledi:
    “Türkiye'nin şu an geldiği nokta, 'mükemmel' demiyorum ama dönüp baktığımızda çok önemli adımlar attık. Bundan sonraki dönemde çare sokaklarda ve şiddette değil, çare Mecliste ve reform sürecindedir. AB sürecinde çok farklı düşünen, farklı endişe ve beklentileri olanların ortak bir paydada görüşebileceğini görüyoruz. O çerçevede ben bütün vatandaşlarımızın çok ciddi bir duyarlılık içinde, bizi birbirimize düşürmeye çalışanların çabalarına destek vermeyecekleri şekilde, birbirimizi daha iyi anlayıp empati kurabilmemiz için bu milli birlik ve beraberlik projesini çok önemsiyorum.”

    AB büyükelçilerinin de “demokratik açılım” projesini önemsediğini dile getirdiğini bildiren Bağış, Mevlana'nın bundan yüzyıllar evvel “ne olursan ol yine gel, niye bu kavga niye bu gürültü, biz birleştiğimiz zaman engin deniz oluruz, tek başımıza bir tane” diyerek AB'nin felsefesini aslında çok önceden yazmış olduğunu kaydetti.

    Bağış, demokratik açılımın bir birlik beraberlik projesi olduğunu, kimilerinin gösterdiği gibi ayrıştırma projesi olmadığını dile getirdi.

    DTP'NİN KAPATILMASI

    Başmüzakereci Bağış, parti kapatmayla ilgili AB standartlarında ve Venedik Kriterleri çerçevesinde hareket etme isteğinin halen mevcut olduğunu belirterek, Türkiye'nin artık bu süreçleri yaşamaması gerektiğini ifade etti.
    “Bugünkü Anayasa ile AB'ye üye olmak hayaldir” görüşünü dile getiren Bağış, Türkiye'nin AB standartlarında çağdaş, demokratik bir anayasaya kavuşması gerektiğini vurguladı.

    Mevlana'nın 736. Vuslat yıl dönümünde CHP Genel Başkanı Deniz Baykal ile yan yana semazenleri izlediğini hatırlatan Bağış, Baykal'a, “Sizin hazırlayacağınız bir anayasa taslağı üzerinden gidelim ama gelin birlikte Türkiye'nin önünü açalım. 2010 seçimsiz bir yıl olacak. Sizin 2002 ve 2005 arasında ortaya koyduğunuz bir kararlılık vardı AB sürecinde. Türkiye'nin demokratik standartlarının yükseltilmesinde öncü olmanızı önemseriz” dediğini anlattı.
    Bağış, 2010'da Türkiye'ye yakışır bir anayasa ve reformlara kavuşmayı umut ettiğini dile getirdi.

    Parti kapatmalara ilişkin AB büyükelçilerinin değerlendirmesinin sorulması üzerine, “AB'de de partiler kapatılıyor. Partilerin terörle, şiddetle bağlantılı olması Avrupa'da da partilerin kapatılması için yeterli sebeptir. Benim ve partimin düşüncesi, partileri kapatmaktansa bu konulara bulaşmış bireyleri cezalandırmak daha mantıklı. Bu çerçevede büyükelçilerin de benzer yaklaşımları olduğunu gördük. Onlar da parti kapatılmasına çok sıcak bakmamakla beraber, şiddete, teröre bir şekilde bulaşmış bireylerin cezalandırılmasının haklı olacağını söylüyorlar” diye konuştu.

    DTP'li milletvekillerine de çağrıda bulunan Bağış, demokratik platformu değerlendirmeleri, temsil ettikleri illerin sorunlarını ve kendilerine oy vermiş insanların hassasiyetlerini dile getirecekleri en doğru platformun TBMM Genel Kurulu olduğunu söyledi.

    ÇEVRE FASLI AÇILACAK

    Bağış, 21 Aralık Pazartesi günü AB müzakerelerinde çevre faslının açılacağını bildirerek, AB sürecinde 8 fasılla ilgili alınmış konsey kararı olduğunu ancak diğer 5 fasılla ilgili alınmış bir karar olmadığını kaydetti.

    Kıbrıs Rum Yönetimi Dışişleri Bakanı'nın yaptığı açıklamanın kendi iç siyasetine yönelik olduğunun altını çizen Bağış, “O fasıllarla ilgili çalışmaları sürdürüyoruz. Ülkelerde bu konudaki çalışmalarımızı önemsiyorlar. Çabalarımızı fasıl açıp kapatmak için yapmıyoruz. Önemli olan fasıl sayısı değildir, yapılan reformlardır” değerlendirmesinde bulundu.

    Eski devlet bakanlarından Şerafettin Elçi'nin kendisine “Evladım, ben bakanken 'Türkiye'de Kürtler vardı, ben de onlardan biriyim' dediğim için iki buçuk yıl hapiste yattım. Siz 24 saat Kürtçe yayın yapan bir televizyon kanalı açtınız. Fasıl açılsa ne olur açılmasa ne olur” dediğini anlatan Bağış, çevre faslının açılmasıyla Türkiye'de havanın daha temiz olmasının sağlanacağını, Borçlar Kanunu, Sendika Yasası, Türk Ticaret Kanunu, bağımsız bir insan hakları başkanlığının kurulması, kamu denetçiliğinin oturtulması gibi süreci yürüteceklerini ve bunların Türkiye'nin standartlarını yükselteceğini ifade etti.

    AB SÜRECİ VE DERVİŞİN SABRI

    Konuşmasında, Mevlana'nın pergel teorisinden bahseden Bağış, bunu yapmaya çalışan bir iktidarın olduğunu söyledi.
    Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay'ın Şeb-i Arus törenlerinde kendisine, “Bu dervişlerin sabrını AB büyükelçileri görünce 'biz bu Türkleri 40 yıl daha bekletsek de sabrederler' demişlerdir” dediğini söyleyen Bağış, ya AB işini zorlaştıracaklarını ya da “ne kadar zorluk çıkartırsak çıkartalım Türklerin sabrıyla baş edemeyiz” deyip Türkiye'nin üyeliğinin önünü açacaklarını belirtti.

    Türkiye'deki ve dışarıdaki direnç odaklarının Türkiye'ye havlu attıramayacağını ifade eden Bağış, Konya'da bunu tüm AB büyükelçilerine gösterdiklerini söyledi.
    Avrupa Birliği Genel Sekreterliğinde (ABGS) sınavı kazanan Ermeni kökenli Türk vatandaşıyla ilgili soruya ise Bağış, “Başvuran kişilerin ne dini inancı, ne etnik kökeni ne siyasi tercihleri ne de futbol takımı tercihleri bizi ilgilendiriyor. Bunun Türkiye'de reform olarak algılanması bile düşündürücüdür. Çünkü bizim Anayasamız her vatandaşın eşit olduğunu söyler ama son 50 yıldır ilk Ermeni'nin kamuya alınmasını ABGS yönetimi olarak bizler başardıysak, ne mutlu bize ama bu aynı zamanda da düşündürücüdür. Bu dönemlerin geride kaldığı bir Türkiye hazırlıyoruz” yanıtını verdi.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı