Dünya Haberleri

    Bağdat pazarlığı

    Hürriyet Haber
    15.02.2005 - 01:51 | Son Güncelleme:

    30 Ocak seçimlerinde Irak’taki Şii blokun tek başına iktidarı garantileyememesi üzerine sıkı bir pazarlık başladı. Şiilerin, seçimlerden ikinci sırada çıkan Kürtlerle masaya oturması bekleniyor. Kürtler ise gelen teklifleri değerlendirebilmek için başkent Bağdat’ta operasyon merkezi kurdu.

    IRAK’ta yapılan tarihi seçimleri kazanan Şii blok, tek başına iktidar için parlamento çoğunluğunu sağlayamadı. Bunun sonucunda, ülkede sıkı bir pazarlığın başlaması bekleniyor. Blokların kendi adaylarının devlet başkanlığını ya da başbakanlığı alması için, taraflar arasında görüşmeler kısa süre içinde başlayacak.

    Oyların yüzde 48’ini alan Büyük Ayetullah Ali el Sistani’nin desteğindeki Şii Birleşik Irak İttifakı, tek başına mecliste çoğunluk sağlayamadığı için bir koalisyon kurulması zorunlu görünüyor. Bu koalisyon için de ilk akla gelen grup, seçimden ikinci sırada çıkan Kürtler.

    Kürtler hükümete verecekleri destek karşılığında, Kürdistan Yurtseverler Birliği lideri Celal Talabani’nin devlet başkanı olmasını istiyorlar.

    Şii Birleşik Irak İttifakı’nın başbakanlık için ise, kendi adayları olan şu anki geçici yönetimin Maliye Bakanı Adel Abdül Mehdi ya da Devlet Başkan Yardımcısı İbrahim Caferi’de ısrarlı olduğu belirtiliyor. Bir diğer başbakan adayı da, ABD’nin gözünden düşen Ahmed Çelebi.

    Siyasi çevrelere göre, iki bloğun bir Şii adayı başbakanlık koltuğuna otururken, Talabani’nin de devlet başkanı olması için anlaşmaya varılabilecek. Kürtler pazarlığı yürütebilmek için Bağdat’ta bir operasyon merkezi oluşturdu. Talabani ile görüşen Başbakan İyad Allavi’nin de kendi şansını artırmak için Kürtlerle ittifak kurmak için çalışabileceği belirtiliyor. Allavi’nin, Kürtlerle anlaşma yapması durumunda başbakanlık görevini koruyabileceği belirtiliyor. Laik Şii Allavi’nin partisi, seçimlerden üçüncü olarak çıkmıştı.

    İKİLEM

    Sünnilerin, hükümet konusunda hiçbir etkilerinin bulunmamasına rağmen halen bu yıl hazırlanması planlanan yeni anayasayı veto etme güçleri olduğu, bunun da hedeflenen siyasi süreci tıkayabileceği ifade ediliyor. Ayrıca Sünnilerin, bir Kürdün devlet başkanı olması halinde patlamaya neden olabilecekleri belirtiliyor. Kürtler ise, etnik kökeni nedeniyle bir Kürdün devlet başkanı olamamasının, Kürtlerin ikinci sınıf vatandaş oldukları anlamına geleceğini, bunun da kabul edilemeyeceğini ifade ediyorlar.

    ÇOĞUNLUK GEREKİYORDU

    Seçim sonucu belirlenen 275 sandalyeli Ulusal Meclis’in seçeceği bir devlet başkanı, iki devlet başkan yardımcısı için üçte iki çoğunluğun sağlanması gerekiyordu. Seçilecek devlet başkanı ve iki yardımcısının da bir başbakan ve kabineyi belirlemesi, bu isimlerin de daha sonra parlamento çoğunluğu tarafından onaylanması gerekiyor. Meclisin hazırlayacağı yeni anayasanın da, yine referandumla onaylanması gerekiyor.
    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı