Bağdat Caddesi’nde tuz mağarası

Güncelleme Tarihi:

Bağdat Caddesi’nde tuz mağarası
Oluşturulma Tarihi: Mayıs 23, 2010 00:00

Burası bir terapi merkezi. İçinde Epsom denilen tuzun yoğun bir şekilde atıldığı ve içine girenlerin batmadığı bir mini havuzu, 3 ton kristalize tuz kullanılarak yapılan suni bir tuz mağarası ve kızılötesi ışınlarla ile çalışan bir saunası var. Amaç hem dinlendirmek hem de tedavilere yardımcı olmak.

Gülay Kışlak elektronik mühendisi. Uluslararası bir telekomünikasyon şirketinin Amerika, İngiltere, Finlandiya, Belçika, İspanya ve Almanya’daki ofislerinde yıllarca çalışmış. Emekli olmuş Türkiye’ye dönmüş, İstanbul’a yerleşmiş. İngiltere ve Almanya’da yaşadığı sürelerde mühendisliğin dışında yaşam koçluğu, psikolojik ve fiziksel sorunların iyileşmesini amaçlayan NLP programlarına merak salmış. Bu konularda kurslara katılmış, eğitimler almış. Türkiye’ye dönünce de bu konudaki birikimleriyle eğitimler vermeye başlamış.
Şimdi de Bağdat Caddesi Şaşkınbakkal’da yeni bir terapi merkezi açtı. Merkezin adı Sense Renaissance. Mekan ilginç. Bir odasında küçük bir havuz var. Havuzun suyuna yoğun tuz katılmış. Bedenen ve zihnen rahatlamak isteyenler Floating (Okyanus Terapisi) havuzuna giriyor. Havuzun yanındaki odadaysa tuzlardan oluşan bir mağara yapılmış. Üç ton tuz kullanılarak odanın dört bir yanı tuzlarla kaplanmış. Bağdat Caddesi’nde bir mağaraya inanmak güç ama Kışlak bunu gerçekleştirmiş.

BOTCHKOWSKİ’NİN TUZ MUCİZESİ

Gülay Kışlak merkezini şöyle anlatıyor: “Tuzla iyileştirme yöntemlerinin yaygınlaşması 19. yüzyılın ortalarında, Felix Botchkowski adında Polonyalı bir doktorun tuz madenlerinde çalışan işçilerin akciğer hastalıklarına yakalanmadıklarını keşfetmesiyle başlar. Daha sonra II. Dünya Savaşı’nda sığınak olarak kullanılan tuz madenlerinde uzun süre kalan vatandaşların astım ve diğer solunum hastalıklarından arındıkları tespit edilir. Zamanla tuz odaları geliştirilerek tüm dünyada yaygınlaşır. Böylece herkesin tuz mucizesinden yararlanabilme imkanı sağlanır. Biz de tuzun bu mucizesinden yararlanabilmek amacıyla odayı mağara haline getirdik. Mağaramız 25 metrekare. Duvarları, tavanı ve zemini kristal tuzlarla kaplı. Odada bulunan lambaları bile kaya tuzlarının içlerini oyarak yerleştirdik. Mağaramızda bulunan sirkülasyon makinası havaya gözle görülemeyen tuz partikülleri püskürtüyor. Bu partiküller, solunum yoluyla ilk önce ciğerlere ve daha sonra vücudun diğer noktalarına ulaşıyor. Ayrıca lambaların yaydığı ısıyla tuzdan yayılan iyonlar rahat uyku uyumaya yardımcı olmakla uluyor, astım tedavisinde de yararlı olabiliyor. Tuz Odası seansında doğal bir mağara ortamında rahatlayarak 20-40 dakika kalıyorsunuz. Siz nefes alıp verdikçe, havadaki doğal tuz mineralleri sizi rahatlatıyor. Tuz mağarasında nefes egzersizleri de yapılıyor.”

HAVUZA GİREN SUDA BATMIYOR

Merkezin bir başka ilginç odası da yoğun tuzlu suyun bulunduğu mini havuz. Kışlak bu odayı da Floating (okyanus terapisi) odası diye tanımlıyor. Okyanus terapisinde İngiltere’den ithal edilen ve havuzun suyuna atılan Epsom tuzu sayesinde, insanların suda batmadığını, vücudun hafiflediğini, zihnin rahatladığı anlatıyor. ”Okyanus terapisi için 30 santim derinliğinde özel tasarlanmış havuzun suyu 33.5- 35.5 derece sıcaklığında. Havuzda 40 dakika kalınıyor. Merkezde ayrıca İnfrared (kızılötesi) ışık yayan bir de sauna var. Kışlak, bu sauanınn havayı fazla ısıtmadan doğrudan vücuda etki ettiğini ve yaşanan terlemeyle vücudunuzun zararlı toksinlerden kendini arındırmasını sağladığını iddia ediyor. Sense Renaissance’da 40 dakikalık seanslar 90 lira. 10 seanslık abonelik olunca seanslar 50 TL’den yapılıyor.
Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!