Bağcılıkta ‘mikro’ya geçti, üzüme ‘salkım kriteri’ koydu

Hürriyet Haber
24.05.2010 - 00:00 | Son Güncelleme:

Bu haftanın konuğu Doluca Yönetim Kurulu Üyesi Sibel Kutman Oral, 2001’den buyana üzerinde çalıştıkları Alçıtepe serisini vitrine koyduklarını söyledi. Serinin ilk şarabı Cabarnet Sauvignon-Şiraz 2007’den 7 bin adet üretebildiklerini belirten Oral “Bu, Türk şarapçılığında yeni bir devrimdir. Mikro bağcılığı her aşamada uyguladık. Düşük puan alan salkımdan şarap yapmadık” dedi.

TÜRKİYE’nin en köklü şarap üreticilerinden Doluca, 1998 yılında Sarafin serisini çıkararak sektörde önemli bir dönüşüme öncülük etmişti. Şimdi Alçıtepe ile başka bir dönüşümün öncülüğüne soyundu. Doluca’nın üçüncü kuşak yöneticisi Sibel Kutman Oral, 2001 yılından buyana Saros Yarımadası’nda bulunan Alçıtepe’de mikro bağcılık yöntemiyle şarap üretimine soyunduklarını, bunun Sarafin’den sonraki ikinci büyük proje olduğunu anlatıyor. Alçıtepe’de Cabarnet Sauvignon, Şiraz, Grenache eken ve Trakya’da ilk kez Öküzgözü üzümünü deneyen Doluca, Cabarnet Sauvignon-Şiraz 2007’yi piyasaya sundu. Doluca, 2009’da DLC Grenache, DLC Moskado ve DLC Narince’yi pazara sunarken 2010 yılında çıkardığı yeni şaraplar Kav Tuğra Öküzgözü, Kav Tuğra Kalecik Karası, Alçıtepe Cabernet Sauvignon-Shiraz, Verano Blush, Parti Anında, Sohbet Anında, Başbaşa Anında, Kızkıza Anında diye sıralanıyor. Sibel Kutman’a Sarafin gibi bir seri olacak Alçıtepe’yi, sektörü ve işin dışında kalan yaşamını sorduk.

84 yılda bu seviyeye geldik/images/100/0x0/55eac836f018fbb8f8965ed6

Mikro bağcılık Türkiye’de ilk kez mi bu kadar geniş çapta uygulanıyor?

- Benim bilgidiğim en büyük ilk. Daha küçük uygulamalar olabilir. Alçıtepe 600-700 dönüm bir bağ. Biz onu 50-60 lota böldük. Üzümleri en az 10 üzerinden 8.5-9’dan getirebilirseniz ne iyi. Bir bağa harika bakabilirsiniz ama hasat zamanı üzümler farklı gelebilir. Farklı köşede, altta, üstte farklılık olabiliyor. Mikro bağcılıkta işte bütün bunları görüp kimi asmayı daha çok buduyorsunuz, kimini hiç budamıyorsunuz. Her bir salkımın ağırlığı ölçülüyor. Lezzet ve aromayı oluşturan maddelerin, tanelerde maksimum konsantrasyon hedefleniyor. Hasat zamanı neredeyse gün aşırı örneklemlerle ölçümler yapılıyor. Gelen üzümün tamamen aynı kalitede olması için uğraşıyorsunuz. Biz 84 yıllık bir şirketiz daha yeni bunu yapabilecek aşamaya geldik.

Alçıtepe hep niş olacak

Sadece 7 bin şişe ürettiğiniz Alçıtepe Cabarnet Sauvignon-Şiraz 2007 hangi segmente yönelik?
- Süper premium segmente yönelik. Sadece internetten satış var ve bazı restoranlarda bulunabiliyor. Cabarnet Sauvignon-Şiraz 6 ay ayrı fıçıda, 7 ay da birlikte fıçı da bekletildi. Bu seri de 4 üzüm var. Henüz Öküzgözü’nin denemeleri başlamadı. Bu niş bir alan. Toplamda üretim 55-60 bin şişeyi geçmeyecek.

Diğer üzümleri ne zaman göreceğiz?
- Bu yıl sonu ya da 2011 başında Cabarnet gelir. Diğerleri de onu takip eder.

Çerkezköy’de yeni tesis

Öte yandan Çerkezköy yatırımınız da sürüyor.

- İstanbul ve Mürefte’de bölünmüş durumdayız. Çerkezköy’deki yeni tesiste daha entegre olarak bir araya geleceğiz.

Sektörde büyüme işaretleri görebiliyor musunuz?
- 2010’da sektör yeniden sağlıklı büyüme periyoduna girdi demek istiyoruz.

Dansı bırakmak zor karardı

Wesleyan Üniversitesi’nde modern dans eğitimi aldım. Öte yandan şarap degüstasyon eğitimi de aldım.
Hedefim dansçı olmaktı ama şaraptan da uzak kalmak istemedim.
Babam da dansçı olacağıma inanmıştı. Bir baskı yoktu fakat finanstan, muhasebeden de anlamamı istiyordu.
Ali de ben de çocukken piyano eğitimi almıştık. Ali işi hobide bıraktı. Ben profesyonel dansçı olmak istemiştim.
New York’ta şansım da iyi gitmişti. Sahneye çıktım, turneye katıldım. Bu alanda ilerliyordum ki başka bir idrak doğdu. Dansın ömrü kısa ve oradan gelirle geçinmek zordu.
1997-1998 gibi denemek için Türkiye’ye döndüm. Zor bir karadı ama dansı bıraktım. Şarap işini de sevdim. Dansı özlüyorum ama içimde bir ‘keşke’ kalmadı.

Uyku durumumun övünülecek yanı yok

Geç yatarım, uyku durumumun övünülecek bir yanı yok.
Bu sıralar uyanmam oğluma bağlı. 06.00 civarı bir posta uyanıyorum. Sonra tekrar uyuduğum oluyor.
Makul bir saatte işte olmaya gayret ederim.
Çok makyaj yapmam. TV çekimlerinde falan zorlarlar. Bu konuda eleştirirler beni ama sadelikten yanayım.
Uzun uzun anlatmayı, uzun uzun dinlemeyi sevmem.
Çok hızlı düşünüp, hızlı karar veririm.
Mükemmeliyetçi bir yanım var. Bu kimi zaman yorucu.

Küçük otomobilimle mutluydum

Mesleğim gereği akşam çok çıkıyorum ve mutlaka şarap ya da başka bir şey içmiş oluyorum. Şoför gerekli oluyor. Bir de araçta iş görüşmelerimi yapıp zaman kazanıyorum.
Şoförlü araç güvenlik ve konfor nedeniyle BMW.
Ailenin şoförü kesinlikle eşim ama ara sıra pazar günleri ben de kullanıyorum.
Ben her zaman Golf kullanabilirim. Küçük otomobilimle mutluydum.
Eşim Jeep kullanıyor. Oğlan arkada, uzun yolda öyle bir Jeep konseptimiz var.

Viski olgunluğuna gelmedim

Şarapta iş ve hobi birbirine karışmış durumda.
Baba, oğul, kız ayrı ayrı kavlarımız var ama babamın evinde ortak kavımız da bulunuyor.
Kişisel kavlarımızda bine yakın şarap vardır.
Bira ve rakıyla çok aram yok. Rakının kokusunu severim; yemekle pek bağdaştıramam.
Rom, votka, cin karışımlarını severim.
Viskiyi keşfetmem gerekiyor. Vakit ve damak olarak henüz oraya gelmedim.

Yeni tatları şefleri denerim

Çok yemek yapamam vakitsizlikten ama eğer vakit bulmuşsam keyif alırım.
Annem New York’ta doğup büyümüş bir Porto Riko’lu. Oranın yemeklerini iyi yaparım ama ayda 2-3 serefi geçmez.
Şarap eşleştirmeleri denerim.
Türk, İtalyan, Fransız, Meksika, Uzakdoğu tüm dünya mutfaklarını severim.
Yeni tatlar, yeni şefler denerim. Merak ederim. Mesleki olarak da ilgilenmem gerek.

Afrika tutkunu şehir kızı

Çekirdek aile kavramıyla yeni tanıştık. Bebekle nereye tatile gidilir, nasıl gidilir, bebeği denize nasıl sokarım onları düşünüyorum.
Gittiğimiz klasik yerler var onun dışında bir de mutlaka yeni bir yer keşfetmeye gideriz. Yılda bir New York’a gideriz.
Geniş aile birlikte kayak yaparız.
Eşimle yatalım-güneşlenelim tatili bilmeyiz. Aktif tatil severiz. Yürüyüş, spor olacak.
Balayında Tanzanya’ya gitmiştik.
Doğa insanı değilim aslında. Yeşil gördüm üstüne basayım biri değilim. Tam bir şehir kızıyım ama Afrika’da çok doğalcıyım. Afrika tutkunuyuz.

Film müzikleri saplantım

En büyük hobim dans ve spor.
Çok okurum. Mitoloji, antik çağlar, tarih okumayı çok severim. O kadar çok okuyorum ki bir bakıyorum sabah 04.00 olmuş. Bu yüzden az uykuyla idare ediyorum,
Müzik çok severim, dinlerim. Çok ciddi bir arşivim var. Film müziklerini arşivlerim.
Film müzikleri bende saplantı oldu. Çok fazla dikkatimi çekiyor. Bir filmde, bir sahnede kullanılan müziğe kafa yorarım.
Ben dansçıyım zaten. Geçmişim modern dans.
Dans, plates ve fitness içeren fiziksel bir egzersizi haftada 3-4 gün yaparım.
Evde jimnastik-dans alanı var.
Etiketler:


EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı