"Cengiz Semercioğlu" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Cengiz Semercioğlu" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Cengiz Semercioğlu

Badem kazası çıkacak

Fok balığı Badem’in bugüne kadar ısırdığı ve yaraladığı insan sayısı 20’yi geçti...

2006’nin aralık ayında Didim sahilinde yavru ve yaralı olarak bulunan bu sevimli Akdeniz foku, tedavi için Foça’ya getirilmişti.
Badem’in tedavisi Mustafa Koç tarafından üstlenilince popüleritesi iyice arttı...
ılk bulunduğunda 22 kiloluk küçücük bir şeydi, bugün 200 kiloluk bir dev...
Nisan 2007’de denize doğal ortamına salındıktan sonra da insanlardan kopamadı Badem.
Dönüp dönüp kıyılara geldi, balıkçı teknelerine çıkıp uyudu, çocuklarla oynadı...
Bu arada balıkçı ağlarını parçaladı, balık çiftliklerini bastı, 20’den fazla insanı ısırdı...
Son olarak iltihaplanan sol gözünün tedavisi için Marmaris’te kafese konulan Badem, kafesi parçalayıp kaçtı. Önceki gün de Ören’de ortaya çıkıp tatilcilere korku dolu anlar yaşattı.
Denizde yüzüyorsunuz ve 200 kiloluk bir şeyin yanı başınızda bittiğini düşünün...
Korkmamak mümkün mü?..
Tabii hem korkup hem de peşinden koşan bizim hayvansever halkımızın Badem’e yaptıklarını da unutmamak gerek.
Börek verdiler hayvana börek... Kıymalı mıydı, ıspanaklı mı, seçemedim...
Yüzgecini çeken mi istersin, at gibi sırtına binen mi, kucaklayıp sahile çıkarmak isteyen mi?..
Hayvan da haklı olarak sinirlenip ısırıyor tabii 3-5 kişiyi birden.
Uzmanlar sürekli Badem’in vahşi olduğunu, evcil bir hayvan gibi davranılmaması gerektiğini söylüyorlar.
Tamam deniz onun doğal yaşam yeri ama bu kadar kıyıya yakın insanlarla yaşadığı sürece bu ilgiyi kesmek imkansız.
Korkarım sonunda bir Badem kazası çıkacak...
Fokların penguenleri denize çarpa çarpa öldürdüğü gibi ya bir çocuğun ölümüne sebep olursa, sorumluluğu kim alacak?
ınsanlar kızdırdı o da çocuğu öldürdü deyip geçecek miyiz?..
Badem başıboş bırakılamaz, insanların sahillere koştuğu yaz aylarında mutlaka gözetim altında tutulmalı...

Tugay yedek kulübesinde ne gördü

Vodafone’un Tugay’lı kampanya-sında billboard’ların üzerinde tek bir cümle yazıyor: “Yedek kulübesinde bile gördüm”...
Kampanyanın televizyon reklamlarını izlememişseniz eğer insanın aklına doğal olarak “Tugay yedek kulübesinde ne görmüş olabilir” sorusu geliyor.
Sibel Can’ın Miami dönüşü evde görüp şoke olduğu manzara kadar önemlidir, Tugay’ın yedek kulübesinde ne gördüğü...
Birini merak ediyoruz da diğerini niye etmiyoruz?
Çünkü Tugay’ın yedek kulübesinde laptopu kucağına alıp wireless’la internete bağlanan bir futbolcu görmesi imkansız...
Ne yani ıngiltere’de futbolcular maç sırasında internete bağlanıp bahis mi oynuyorlar, twitter’a mı giriyorlar?
Bu sahneyle karşılaşamayacağına göre, yedek kulübesinde ne gördü acaba?
Bu arada Tugay’ın 10 yıldır ıngiltere’de olup ‘wireless’ı telaffuzuna ne demeli, ıskoç aksanıyla mı konuşuyor?..

Nurettin Hasman haklı!

Önceki gün Nurettin Hasman’ın haklı, Eda Taşpınar’ın haksız olduğunu küçük bir not olarak yazdım. Ama özellikle kadın yazarlar topyekün Hasman’a yüklenince bir kez daha yazmak farz oldu.
şimdi Nurettin Hasman’ı haksız bulan kadın yazarlara sormak istiyorum.
Altı yıldır birlikte olduğunuz sevgiliniz size hiçbir şey söylemeden ayrılmayı kafasına koyuyor...
Bu olabilir.
Siz hâlâ ilişkinin normal gittiğini zannederken karşı taraf için her şey bitmiş olabilir.
Sevgiliniz bir halkla ilişkilerci arkadaşına gidiyor, “Ben ayrılacağım bu işi gürültüsüz patırtısız nasıl çözeriz?” diyor.
Halkla ilişkilerci arkadaşı da “Gazetelere haber uçuralım onlar yazsın” diyor.
Bir sabah bir kalkıyorsunuz, gazeteleri açtığınızda sevgilinizin sizden ayrıldığı yazıyor...
Doğru mu diye açıp soruyorsunuz, doğru.
Söyleyin şimdi bana Eda’yı koşulsuz savunan yazarlar, Nurettin Hasman’ın yerinde siz olsaydınız ne yapardınız?..
Sizden ayrıldığını söylemeye cesareti olamayan, arkanızdan iş çeviren bir sevgiliye tavrınız ne olurdu?..
(Not: Hasman’ın tepkisine evet ama ‘iffetsiz’ sözüne hayır. Ne yapmış olursa olsun kamuoyu önünde bir kadına bunu söylememeliydi.)
X