Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Babam geliyor

    Selçuk ŞENYÜZ
    22.09.2014 - 01:49 | Son Güncelleme:

    Devletin özel uçağı TC-TUR ile Başbakan Ahmet Davutoğlu tarafından Ankara’ya getirilen rehinelerin Esenboğa Havaalanı’nda sevdiklerine kavuşma anı, apronda bulunanlara sevinç gözyaşları döktürdü. Başkonsolos Öztürk Yılmaz’ın 3 yaşındaki kızı Zeynep yerinde duramayıp, annesinin elinden tutarak zıp zıp zıplamaya ve “Babam geliyor... Babam geliyor” diye bağırmaya başladı. Uçağın kapılarının açılmasıyla da çığlık çığlığa müthiş bir kucaklaşma...

    IŞİD’in rehin aldığı Musul Başkonsolosluğu çalışanlarıyla aileleri, 101 günlük esaretin ardından sevdiklerine kavuştu. Devletin özel uçağı ile Ankara’ya gelen rehinelerin Esenboğa Havaalanı’nda sevdiklerine kavuşma anı, apronda bulunan herkesi gözyaşlarına boğdu. Rehineleri getirecek özel uçak ‘TC-TUR’ Şanlıurfa’dan havalandığı anda Ankara’da bulunan aileler de yakınlarını karşılamak üzere Esenboğa Havaalanı’na gelmeye başladı. Ellerinde Türk bayrakları ile erken saatten itibaren alana gelen aileler, büyük şeref salonunda toplandı. Kalabalığın artması üzerine güvenlik güçleri barikatlarla önlem aldı. Şeref salonunun önüne canlı yayın araçları hariç hiçbir aracın park etmesine izin verilmedi. Bu sırada aileler de özel bölüme alınarak misafir edildi. Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, operasyonu yürüten MİT Müsteşarı Hakan Fidan gibi resmi karşılama heyeti de alana geldi.

    ÇIĞLIK ÇIĞLIĞA

    Uçağın iniş yapmasına kısa bir süre kala resmi karşılama heyeti, basın mensupları ve rehine aileleri aprona alındı. Uçak, saat 11.30’da alana indiğinde ailelerin heyecanı da giderek arttı. Başkonsolos Öztürk Yılmaz’ın 3 yaşındaki kızı Zeynep, annesinin elinden tutarak zıplamaya ve “Babam geliyor... Babam geliyor” diye bağırmaya başladı. Bu sevinç çığlığı ile birlikte aileler ve resmi heyettekiler, uçağın kapısına doğru yöneldi. Uçağa merdivenin dayanması ve kapıların açılması ile birlikte heyecan doruğa ulaştı. Rehinelerin görünmesiyle bekleyiş yerini sevinç çığlıkları ve gözyaşlarına bıraktı. Uçağın kapısında ilk önce Başbakan Ahmet Davutoğlu, eşi Sare Davutoğlu, Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, Musul Başkonsolosu Öztürk Yılmaz görüldü, hep birlikte yakınlarına el sallayarak uçaktan inmeye başladılar. Resmi heyettekiler karşılama için yerlerini korumaya çalışırken başta çocuklar olmak üzere rehinelerin yakınları hasretle sevdikleriyle kucaklaştı. Başkonsolos Yılmaz ve ailesini yanına alan Davutoğlu, basın mensuplarının önüne geldi, Yılmaz’ı alnından öperek sarıldı. Ailelerden bazıları, Davutoğlu’nun yanına gelerek teşekkür ettiler, elini öpmeye çalıştılar.

    AİLELER: ÖLDÜK ÖLDÜK DİRİLDİK

    Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, yakınlarının kurtarıldığı haberini ailelere bizzat kendisi verdi. Kurtarılan rehinelerin yakınları şunları söyledi:

    ŞAKA ZANNETTİM

    - Taner Argüç (Ticaret Ataşesi Mehmet Argüç’ün oğlu): Sabah Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun kendisi aradı, ‘Gözünüz aydın, tüm vatandaşlarımız serbest’ dedi. O an ne diyeceğimi bilemedim, sevinçten bağırdım.

    - Ümmiye Çolak (Ataşe Yardımcısı Ömer Çolak’ın eşi): Eşim aradı, ‘Şu an Urfa’dayım canım, bıraktılar’ dedi. Şaka zannettim.

    - Nevzat Ercan (Ela bebeğin dedesi): Evde hepimiz birbirimize sarılıp sevinç gözyaşı döküyoruz. Ailece yaşadığımız mutluluğu kelimelerle anlatamam. Bir an önce kavuşmak için sabırsızlanıyorum, torunuma, gelinime, oğluma sarılıp doya doya koklayacağım. IŞİD’in katliamlarını televizyondan izlerken ürperdik. Kafa kesme, katliam görüntülerini izleyince her gün öldük öldük dirilildik. Bu caniler çocuklarımıza da bunu yapar mı diye oturup ağlıyorduk.

    - Hüseyin Çil (Özel Harekât polisi Ömer Çil’in kardeşi): Dünyalar bizim oldu, aylardır ölüp ölüp dirildik, şimdi mutluluktan uçuyoruz.

    HESABI KİM VERECEK

    - Muammer Taşdelen (En küçük rehine Kuzey Deniz Yıldız’ın dayısı): Yaşanan 100 günün hesabını kim verecek? Konsolosluğu tahliye etmeyerek, onları orada savunmasız bırakarak rehin düşmelerine neden olanlar kim? Niye bu noktaya gelindi? Niye öncesinde önlemler alınmadı? Bu ailelere bu acıyı niye yaşattınız? Yeğenim Kuzey Deniz Yıldız, 26 Haziran 2013’te doğmuştu. Rehin olduğu 26 Haziran onun doğum günüydü. Yeğenim ilk yaşına rehine olarak girdi. 1 yaşındaki bir çocuğa bunu yaşatanlara hesap sormayalım mı? Evet sevinçliyiz, evet çok mutluyuz ama yaşadığımız acının da tarifi yok. (Rehineler arasında kız kardeşi Nermin Taşdelen Yıldız, eniştesi Hakan Yıldız ve yeğeni Kuzey Deniz Yıldız bulunan Muammer Taşdelen, dönemin Başbakanı Tayyip Erdoğan, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Dışişleri Bakanlığı Ortadoğu ve Asya Pasifik İşleri Müsteşar Yardımcısı Ömer Onhon hakkında ‘Görevi kötüye kullanma, görevi ihmal’ suçlamasıyla 8 Ağustos’ta Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunmuştu.) - Fevzi KIZILKOYUN / ANKARA

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı