"Güzin Abla" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Güzin Abla" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Güzin Abla

Babalık testi yaptırsam mı

Bu mektubu okuyunca yaşamın bazen ne kadar karmaşık olduğunu görebiliyor insan…

Bir erkek bile bunca yükün altından kalkabilir mi? Eşine güvenmeli mi, hiçbir şey yokmuşcasına yaşamını, kafasındaki soru işaretleriyle sürdürmeli mi? Yoksa araştırıp, belki de tahmin ettiği ama görmezden geldiği bir gerçeğin zorluğuna mı katlanmalı... Hem her zaman gerçek olan, doğru olan mıdır? 

Bu genç adam, ikinci çocuğunun kendisinden olmadığı gerçeği karşısında doğru olanı mı yapmalıdır?

Her zaman babalık testi yaptırmaktan yana olan ben, şimdi ikilemde kaldım. İçimden “Yok hayır, bilmesin daha iyi ”demek geliyor ama, bu da bir insana haksızlık olmayacak mı? Burada çocukları ön plana mı almalı? Ya da “ Biraz da kendim için yaşamalıyım mı?” demeli… Hayır hayır, dememeli, ama biri mutlaka o hanımı sarsmalı, kendine getirmeli… Eşini kaybetmek üzere olduğunu gösterebilmeli. En iyisi karşılıklı konuşmak bence… Her zaman işe yarar.

Gerçeği öğrenmem beni daha mutlu edecek mi

Sevgili Güzin Abla; eşimle 14 yıl önce birbirimizi severek evlendik. Eşim iyi niyetli bir insan ama başta cinsellik olmak üzere birkaç konuda bir türlü anlaşamadık. Bununla ilgili psikologlara bile gittik. Sorunumuz birkaç ay çözülüyor sonra da eski haline dönüyordu. İşte tam bu sırada bir kız çocuğumuz oldu. Bu bize belki de ayrı bir güzellik katacaktı, yalnız talihsizlik eseri çocuğumuz ortopedik özürlü doğdu. Dünyaya gelen kızımı hem bir baba gibi sevmeli hem de ona dezavantajlı başladığı hayatta en büyük desteği vermeliydim. İmkânlarımız dâhilinde sağlığı ile ilgili her şeyi yaptırdım. Giderek toparladı ve şimdi ilkokula gidiyor.

İlk çocuğumuzda böyle bir sorun yaşayınca eşim de bir süre çocuk istemedi. Zaten evliliğimiz hiç iyi gitmiyordu. Fakat daha sonra ikinci çocuk için bana baskı yapmaya başladı, bense hiç istemiyordum. Ama normal şartlarda eşim ve ben hayata gözlerimizi yumduğumuzda kızımın yanında, ona destek olabilecek bir kardeşe ihtiyacı olacaktı. Sırf bu yüzden ikinci çocuğa tamam demeyi düşünürken, bir anda eşimin hamile olduğunu duydum. Çok nadir beraberliğimiz oluyordu ama aklıma hiçbir soru işareti takılmamıştı. Bu arada yalnızlığımın etkisi ile bir hata yaptım. Başka bir kadınla ilişkiye girdim. Ama bu kişiye karşı da dürüst davrandım. Evli olduğumu, çocuklarımın olduğunu ve ona hiçbir gelecek vaat edemeyeceğimi baştan konuştum. Bu ilişki doğru değildi, biliyorum ama kafamdaki birkaç konunun da aydınlanmasında faydasını gördüm. “Eşimin bu soğukluğuna acaba ben mi sebebim” e net bir cevap bulup kafamdaki sorulardan birinden kurtulmuş oldum. En azından kendimi suçlamaktan kurtuldum.

Bu kıskaçtan kurtulur muyum

Fakat bu ilişki 8 ay sürdü. 8 ay sonra eşim olayın farkına vardı. Bu arada ikinci çocuğumuz da dünyaya gelmişti. Büyük kızıma bir hayat boyu destek olabilecek kardeşi olmuştu artık. Eşim benim ilişkimi anladığında her kadın gibi yıkıldı. Evet, ona büyük haksızlık etmiştim. Kendisinden defalarca özür diledim. Büyüklük gösterip beni affetti. Bu noktadan sonra çok değişik bir evreye girdik. Artık eşim beni yalnız bırakmıyor, aksine benden daha istekli davranıyordu. Birkaç ay ilişkimiz böyle devam etti. Eşimi tanıyamıyordum, ama şikayetçi de değildim. Fakat kafasından diğer kadını çıkartmaya başladıkça yine eski halimize dönmeye başladık.

Son 2 yıldır da yine eski haline döndü. Ama bu 2 yıldır da benim kafam allak bullak bir durumda. Kafama takılan sorular şunlar.
Benim eşimin gerçek yapısı hangisi? Yıllardan bu yana benden uzak duran yapı mı, yoksa bana yakın olduğu, gerçek bir dişi olmayı başardığı yapı mı? Eğer uzak duran yapıda ise ona yaklaşmak için hayatımda birileri olabileceği sinyali mi vermeliyim?

İkinci durumda ise olay daha da karışık. O zaman kesin eşimin de bir ilişkisi olmalı. O yüzden benden uzak duruyordur. İşte o zaman insan kafayı yiyecek sorulara yöneliyor. İlk çocuğun benden olduğu belli çünkü bana çok benziyor. Bu kadar benzerlik soru gerektirmiyor. Ama ikinci çocuğumuz büyüdükçe ne bana ne de annesine benziyor. İnanın benim olmasa bile o kadar benimsedim ki yine sevmeye devam ederim. Çok düşündüm Güzin Abla, eğer babalık testi yaptırdıktan sonra benim çocuğum çıkarsa sorun yok. Ama bu eşim konusundaki sorularımı çözmez ki... Ama benim çocuğum çıkmaz ise gerçeğin ağırlığının altından kalkabilecek miyim? Kısacası Güzin Abla; ne yapabileceğimi bilmiyorum. Her durumda ortada ciddi bir zarar var. Bir yanda bir ömür kendi kendimi yiyip zararımın kendime olması, aptal rolünü oynamak, ki hiç kolay gözükmüyor... Diğer tarafta gerçekleri öğrenmek, ki sonuçları eğer düşündüğüm gibiyse bu yükün altından kalkamam...

Olaydan herkes olumsuz etkilenir. Önerin nedir Güzin Abla? Sus kendi içinde kalsın, zararı sen gör mü? Yoksa ne pahasına olursa olsun gerçekler mi? Bu kıskaç da hangisi daha az zararlı? Doğru mu , doğru? Yanlış mı, daha doğru?
RUMUZ: HANGİ GERÇEK DOĞRU

X