Babacan'dan cari açık değerlendirmesi

Hürriyet Haber
12.05.2011 - 12:50 | Son Güncelleme:

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Merkez Bankası tarafından dün açıklanan Mart ayına ilişkin cari açık verileriyle ilgili, “Mart ayındaki bu sıçrama, münferit bir iki gelişmeyle alakalı, yoksa genel trendde bir bozulmayı ifade etmiyor” dedi.

Merkez Bankasının dün açıkladığı verilere göre, Türkiye'nin cari işlemler hesabı, yılın ilk çeyreğinde, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 120,5 artarak, 22,1 milyar dolara ulaştı. Mart ayı bazında da yine geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 128,1 artışla 9 milyar 766 milyon dolar oldu. Babacan, TV 8'de katıldığı programda soruları yanıtladı.

Cari açıkla ilgili soru üzerine Babacan, Mart ayına ilişkin cari açığın “beklenenden biraz yüksek” çıktığını belirterek, şunları kaydetti:

“Bunun en önemli sebebi; Türkiye'deki bazı uluslararası şirketlerin, Mart ayı sonu itibariyle elde ettikleri karın bir kısmını temettü olarak Türkiye dışına taşımaları oldu. Temettü de bir cari hareket.Son Mart ayına bakacak olursanız doğrudan sermaye girişinde de önemli sıçrama var. Türkiye'de bir kaç tane büyük birleşme, satın alma meydana geldi. Bir bakıma cari açık, bir miktar beklenenin üzerinde, ağırlıklı olarak bir defalık mart ayı sonu itibariyle temettülerin yurt dışına transferiyle alakalı. Öte yandan da doğrudan sermaye girişinde de yine geçen aylara göre oldukça yüksek bir rakam açıklandı.Mart ayındaki bu sıçrama münferit bir iki gelişmeyle alakalı, yoksa genel trendde bir bozulmayı ifade etmiyor. Yoksa biz baştan söyledik; 'bu seneki cari açığımız, 2010 yılına göre daha yüksek olacak' dedik.”

Cari açığın her ay, düzenli izlenmesi gereken bir veri olduğuna vurgu yapan Babacan, istikrar ve güven ortamının önemli olduğunu, “bundan sonra da gerektiğinde her türlü tedbiri alacaklarını” kaydetti.

“MUTLAKA NÜKLEER SANTRALLERİN DEVREYE GİRMESİ GEREKİYOR”

Babacan, cari açığın yapısı ve finansmanı hakkında bilgi verirken de, Türkiye'nin oluşan cari açıktan çok daha fazla dışardan finansman sağladığını, her ay döviz rezervlerinde artış meydana geldiğini belirterek, cari açığın bu yolla kapandığını kaydetti.

Türkiye'de tasarruf oranının düşük olduğunu, büyümek için yurt dışındaki tasarrufu Türkiye'ye çekmek gerektiğini anlatan Babacan, “Büyümeyi sağlamak için bir miktar cari açık vereceğiz ama o cari açığı mümkün olduğunca sıhhatli , mümkün olduğunca daha fazla doğrudan yatırımla, daha vadeli türden sermaye akışlarıyla finanse edeceğiz” dedi.

Bunların cari açığın kısa ve orta vadeli çözümü için geçerli olduğunu, uzun vadeli çözüm için yapısal reformların hayata geçirilmesi gerektiğini belirten Babacan, eğitim ve Ar-Ge yatırımlarının önemine vurgu yaptı. Bu noktada Türkiye'nin enerjide dışa bağımlılığın da cari açığı artıran en önemli faktörlerden biri olduğunu kaydeden Babacan, “Türkiye'de mutlaka nükleer santrallerin devreye girmesi gerekiyor. Biz şu anda petrolümüzün hemen hemen tamamını, doğalgazımızın tamamını ithal ediyoruz, önemli ölçüde kömür ithalatı yapıyoruz. Sadece geçen sene enerji kalemlerine ödediğimiz miktar 37 milyar dolar” dedi.

“7 AY ÖNCE ASLINDA FRENE BASMAYA BAŞLADIK”

Babacan, ithalattaki artışla ilgili bir soruya karşılık da ithalattaki artışta büyük ölçüde petrol fiyatlarındaki artışın etkili olduğunu kaydederek, varil bazında 10 dolarlık artışın cari açığı 4 milyar dolar yükselttiğini söyledi.

Özel sektörün makine teçhizat ithalatındaki artışın da belirleyici olduğunu dile getiren Babacan, son 1 yılda yatırımlarda büyük artış olduğunu, bu kalemden kaynaklanan artışta sıkıntı görmediklerini, tam tersine gelecek dönemin ihracatına altyapı oluştuğunu anlattı.

Türkiye'de güven ortamı bulunduğunu, bir bakıma güven ortamının yarattığı iyimserliğin de bu hareketlerde etkili olduğunu kaydeden Babacan, Merkez Bankası'nın zorunlu karşılık oranlarında yaptığı artışa işaret ederek, “Ama biz geçen sene Kasım ayından itibaren, tam 7 ay önce aslında frene basmaya başladık. İyimserlik, güven ortamı güzeldir ama zamanında tedbirler almalıyız ki ileride olabilecek ekonomideki ısınmayı zamanlıca önleyebilelim” dedi
Babacan, zorunlu karşılık oranlarındaki artışla şu anda bankalardaki mevduattan 45 milyar liralık bir kısmın Merkez Bankası kasasında bulunduğunu, bankaların kullanmasının, kredi olarak vermesinin önüne geçildiğini ifade ederek, kredilerin hızlı artışının orta vadeli programdaki denge ve cari denge için riskler oluşturabileceğinin düşünüldüğünü söyledi. BDDK ve diğer bazı ilgili kuruluşların da benzer tedbirler aldıklarını dile getiren Babacan, gerektiğinde her türlü tedbiri alabileceklerinin altını çizdi.

CHP'NİN EKONOMİK PROGRAMINA ELEŞTİRİ

Babacan, soru üzerine CHP'nin ortaya koyduğu ekonomik programı da eleştirdi ve programın “bütünlükten yoksun olduğunu, iç tutarlılığının bulunmadığını” savundu.

Muhalefet partilerinin seçim sürecinde geleceğe yönelik vaatler dile getirdiğini ancak geçmişteki başarılarından, gerçekleştirdikleri işlerden bahsedemediklerini anlatan Babacan, kendilerinin parti olarak yaptıkları işleri ortaya koyduklarını söyledi ve “Yaptıklarımız, yapacaklarımızın teminatıdır” şeklinde konuştu.
Etiketler:


EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı