Gündem Haberleri

    Babacan: Türkiye'de kriz geride kaldı

    Hürriyet Haber
    22.04.2004 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Devlet Bakanı Ali Babacan, Türkiye'nin yıllardır yaşamakta olduğu kriz ve istikrarsızlık ortamını artık geride bıraktığının altını çizerek "Kriz ve istikrarsızlığın sebep olduğu olumsuz gelişmelerden gerekli dersleri çıkardık. Benzer istikrarsız günleri tekrar yaşamamak için çok önemli tedbirler aldık" dedi.Bir haftalık ABD programının New York bölümünde ilk gün temaslarını tamamlayan Bakan Babacan, akşam saatlerinde New York'taki Türk Evi'nde vatandaşlarla buluştu ve ardından da gazetecilerin sorularını cevaplandırdı.       "KRİZ VE İSTİKRARSIZLIK GERİDE KALDI"Türkiye'nin yıllardır yaşamakta olduğu kriz ve istikrarsızlık ortamını artık geride bıraktığının altını çizen Bakan Babacan, ''Kriz ve istikrarsızlığın sebep olduğu olumsuz gelişmelerden gerekli dersleri çıkardık. Benzer istikrarsız günleri tekrar yaşamamak için çok önemli tedbirler aldık. Bu büyük transformasyonun kalıcı olması için de yapısal reformlar yaptık'' dedi.  ''Biz, Türkiye'nin hakettiği yere ulaşacağına inandık ve öyle işbaşı yaptık'' diyen Babacan, ''Halkımız da bize destek verdi. Türkiye'de adeta bir kalkınma seferberliği başlamış durumda. Ekonomi alanında artık iyi gelişmeler görülmeye başlandı'' dedi.  Türkiye'nin en büyük ve kronik problemleri olan enflasyon, kamu borç stoğu ve yüksek faiz oranları konusunda önemli gelişmeler sağladıklarını ve son 1,5 senede bu konuda gelinen noktanın kimsenin dikkatinden kaçmadığını belirten Bakan Babacan, şunları söyledi: ''2001 yılında Gayri Safi Milli Hasıla'nın (GSMH) yüzde 91'ine denk gelerek maksimum seviyeye ulaşmış olan kamu borç stoğu, şu an GSMH'nin yüzde 71'ine gerilemiş durumda. ABD'de bu oran GSMH'nin yüzde 60'ı, Japonya'da ise yüzde 130'u. Gelişmiş ülkelerde yüksek kamu borç stoğu makul karşılansa da Türkiye için yüzde 71'lik oran çok fazla. Kamu borç stoğunun ülkemizin istikrarı üzerinde bir tehdit oluşturmasını istemiyoruz.''      2003 yılı için hedeflenen enflasyon oranının yüzde 20 olduğunu ancak, bu oranın yüzde 14 olarak gerçekleştiğini hatırlatan Bakan Babacan, 2004 yılı için hedeflenen enflasyon oranının yüzde 12 olmakla birlikte Merkez Bankası anketlerinde ortaya çıkan piyasa beklentilerinin yüzde 11,4 şeklinde gözüktüğünü kaydetti.      Babacan, ''Daha önceki hükümetler döneminde piyasa beklentileri hükümetlerin koyduğu hedeflerin hep üzerinde olmuştu. Ancak herkes bizim koyduğumuz hedeflere inanıyor. Bu da artık güven ortamının oluştuğunun bir göstergesini teşkil ediyor'' şeklinde konuştu.  İhracatın 2003 yılında yüzde 34 arttığını ifade eden Babacan, ihracat kalemlerinin de çeşitlendiğini ve artık otomotiv, mamul mal, sanayi ürünleri gibi katma değeri yüksek alanlarda ihracat yapıldığını kaydetti. Babacan, sadece otomotiv sektörünün yaptığı ihracat rakamının 7 milyar doları bulduğunu belirtti.   Ekonomik büyüme hedefi olarak geçtiğimiz yıl yüzde 5'lik bir hedef koymalarına rağmen büyümenin yüzde 5,9 olarak gerçekleştiğini de hatırlatan Babacan, ''Bu büyüme, enflasyon ya da bütçe açığı yaratılmak suretiyle sağlanmış bir büyüme değil. Verimliliğin ve özel sektörün etkinliğinin artırılmasıyla sağlanmış sürdürülebilir bir büyümedir'' dedi.      YABANCI YATIRIMCI ÇEKMEKYapısal reformların devam ettiğini kaydeden Bakan Babacan, bu konuda AB ve Dünya Bankası ile birlikte çalıştıklarının altını çizdi. Uluslararası kuruluşlarla çalışmalarında çok farklı yöntemleri olduğunu kaydeden Babacan, daha önceki hükümetlerin IMF ile defalarca stand-by anlaşması imzalamasına rağmen hiçbirinin bunu tamamlayamadığını, bu hükümet 2004 yılında mevcut stand-by analaşmasını tamamladığında bunun bir ilk olacağını ifade etti.      Yabancı yatırımcıları Türkiye'ye çekmek için yapılan çalışmalar hakkında da bilgi veren Bakan Babacan, şunları söyledi: "Yatırım Promosyon Ajansı adı altında yeni bir ajans kuruyoruz. Yasası hazırlanarak başbakanlığa gönderildi. Bu ajans, Türkiye'nin yatırım olanaklarını yurtdışındaki yatırımcılara tanıtacak. Yabancı Sermaye Yasası ile de şirket kurulması konusunda Türk sermaye sahipleri ile yabancı sermaye sahipleri arasındaki farkı ortadan kaldırdık. Bir yabancı herhangi bir ekstra şart aranmadan Türkiye'ye gelip bir şirket kurabiliyor artık. 80 yılda yabancılar tarafından kurulan şirket sayısı 6,600 iken, son 9 ayda gerçekleşen rakam 1,400'ü buluyor. Biz artık bu sermayeye yabancı sermaye değil uluslararası sermaye demeyi tercih ediyoruz.''  İtibarlı bir ülkenin kaynak sorunu yaşamayacağını da belirten Bakan Babacan, ''Güven en büyük kaynak, en büyük sermayedir'' dedi.       DEMOKRATİKLEŞME VE AVRUPA BİRLİĞİSiyasal alanda ve AB konusunda yapılan çalışmalara da değinen Bakan Babacan şunları söyledi: "Son 1,5 sene içerisinde demokratikleşme, insan hakları ve özgürlükler konusunda çok büyük yol kattetik. Türkiye'nin daha iyi işleyen bir demokrasiye sahip olması, hak ve özgürlüklerin artırılmasıiçin çok şey yapıldı. Avrupa Birliği (AB) yetkilileri bile (bu kadar kısa sürede bu kadar büyük reformlar yapabileceğinizi biz de düşünmüyorduk) diyorlar. Mayıs ayı içerisinde bir dizi yasa daha çıkarılacak. Çıkarılan yasalar da kağıt üzerinde kalmıyor, hemen uygulamaya aktarılıyor. Bu uygulamaların AB ilerleme raporunda olumlu bir şekilde yer alması durumunda 2005 yılı için müzakere tarihi alabileceğimizi düşünüyorum. Müzakerinin uzun bir süre alacağını biliyoruz ve buna da hazırlıklıyız. Siyasal ve makro-ekonomik istikrardan geri dönmemek için AB yolundan sapmamalıyız.''      "Daha önceki dönemlerde AB'yi konuşan çoktu ama bunların hepsi lafta kaldı,'' diyen Babacan, ''Bu bir samimiyet meselesi. Biz yola çıktığımızda (biz samimiyiz) dedik ve AB bunu çok iyi anladı. Bugün hükümetimizin gördüğü saygınlık ve itibar çok ileri boyuttadır. Bunun da sebebi güvenilirliktir. Bütün devletlerin istihbaratı var. Hangi hükümetin, hangi hükümette kimin yolsuzluğa battığını iyi biliyorlar. Karşılarındaki muhatap dürüst değilse ona güvenmiyorlar. Bu güveni bizsağladık'' şeklinde konuştu.       KIBRIS'TA ÇÖZÜM  Kıbrıs konusunda da değerlendirmelerde bulunan Bakan Babacan şunları kaydetti: "Kıbrıs tam 30 yıldır çözülemeyen bir problem. Biz Kıbrıs konusunda çözüme doğru kararlı bir başlangıç yaptık. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile BM Genel Sekreteri Kofi Annan görüşmesinden sonra hızlı bir süreç başladı. Bu süreç boyunca ABD yönetimi çözüme ulaşılması için büyük destek verdi. Bu süreçte devletin bütün kurumları çok iyi bir koordinasyon ve uyum içinde çalıştı. Başbakan Erdoğan hep (çözümsüzlük çözüm değildir) dedi ve bu heyecanla yola çıktı. Türkiye bu konuda üzerine düşeni fazlasıyla yaptı. Cumartesi günü yapılacak referandumlarda halklar kendi kararlarını verecek. Biz istiyoruz ki her iki taraf da (evet) desin ve sorun çözülsün.''      Resmen bir siyasal kriter olmasa da Kıbrıs'ın AB ile olan ilişkilerde bir sorun yarattığının bir gerçek olduğunu belirten Babacan, ''Bu, hem Kıbrıslı Türkler ve Rumlar hem Türkiye hem de Yunanistan için tarihi bir fırsat. Plan, olumlu yanları olumsuz yanlarından çok olan bir çözüm sunuyor. Kuzey Kıbrıs referanduma (evet), Rum Kesimi (hayır) derse, AB sürecinde Kıbrıs artık sorun olmaktan çıkacak. Bu artık AB ile Rum Kesimi arasındaki bir sorun haline gelecek'' dedi.      İlerleme kaydedilen tek konunun Kıbrıs olmadığının altını çizen Babacan, ''Komşularımızla da ilişkilerimiz yoluna koyuldu. Suriye Devlet Başkanı 57 yıl sonra ilk kez Türkiye'ye geldi. Yunanistan ana muhalefet partisi başkanı iken Karamanlis AK Parti kongresine davet edildi ve gelip katıldı. Daha sonra da ülkesine başbakan oldu. Komşularımızla ticaretimiz son bir yılda yüzde 60 oranında arttı'' dedi.       BABACAN'IN PROGRAMI YOĞUN  Washington'da IMF'nin bahar toplantıları ve New York'ta Birleşmiş Milletler Ekonomik ve Sosyal Konsey toplantıları için ABD'ye bir haftalık ziyaret gerçekleştiren Babacan, Çarşamba günü New York'ta başladığı temasları sırasında üç ayrı yatırım bankasının Türkiye konulu toplantısına katıldığını, yatırımcıların Türkiye ile iligili önerilerini dinlediğini ve sorularını yanıtladığını söyledi. Ayrıca, Uluslararası Anlayış İçin İş Konseyi (BCIU) adlı kuruluşun öğle yemeğinde bir konuşma yapan Babacan, kredi derecelendirme şirketi Standard & Poors ile bir saati aşan bir toplantı yaptı. ABD eski Hazine Bakanı ve Citigroup başkanı olan Bob Rubin ile de bir görüşme yapan Babacan, akşam saatlerinde Türk-Amerikan Dernekleri Federasyonu'nun organizasyonuyla New York'ta yaşayan Türk vatandaşlarıyla bir araya geldi.  Perşembe günkü programı dahilinde Türk-Amerikan İş Forumu'nun kahvaltısına katılacak olan Bakan Babacan, daha sonra Ekonomistler Platformu tarafından düzenlenen bir konferansta konuşma yapacak. Columbia üniversitesinde konferans da verecek olan Babacan, akşam yemeği sırasında ve sonrasında yeniden yatırımcılarla bir araya gelecek.  Cuma sabahı Washington'a geçecek olan Devlet Bakanı Babacan, ABD Hazine Bakanı Snow, IMF Başkan Yardımcısı Ann Krueger, Avusturya ve İtalya ekonomi bakanları, ABD Dışişleri Bakanı Colin Powell'in ekonomik işlerden sorumlu yardımcısı ile görüşmeler yapacak. Bakan Babacan, Pazartesi günü tekrar New York'a dönerek BM Ekonomik ve Sosyal Konsey toplantılarına katılacak.
    Etiketler:

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı