Babacan Mali Kural ile ilgili açıklama yapıyor

Hürriyet Haber
11.05.2010 - 09:33 | Son Güncelleme:

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, yaklaşık 1 yıldır hazırlıkları süren Mali Kural'ın tamamlandığını ve TBMM'ye gönderilmeye hazır olduğunu açıkladı. Mali kurala göre Türkiye'nin bütçe açığı, milli gelirin yüzde 1'ine denk olacak. Yıllık büyüme hedefleri de yüzde 5 olarak belirlendi.

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali  Babacan, mali kuralla birlikte Türkiye'de yeni bir dönemin başlayacağını  bildirdi.

Babacan, Hazine Müsteşarlığında düzenlediği basın toplantısında, Mali  Kural Kanun Taslağı hakkında bilgi verdi.

Dün yapılan Ekonomi Koordinasyon Kurulu (EKK) toplantısında taslağa son  şeklini verdiklerini belirten Babacan, taslağın Başbakanlığa, oradan da TBMM'ye  sevkedilmeye hazır durumda bulunduğunu söyledi.

Mali kuralın özellikle maliye politikaları açısından Türkiye için son  derece önemli olduğunu dile getiren Babacan, “Para politikaları tarafında Merkez  Bankası'nın bağımsızlığı nasıl temel bir konu ise mali politikalarda da, mali  kuralla Türkiye'de yeni bir dönemin başlayacağını ifade edebilirim” dedi..
       
NEDEN MALİ KURAL?
       
Başbakan Yardımcısı Babacan, daha sonra Türkiye'nin mali kurala neden  ihtiyaç duyduğunu anlattı. Burada en önemli amacın “kamu mali politikalarına uzun vadeli  öngörülebilirlik getirmek” olduğunu kaydeden Babacan, şöyle konuştu:

“Şimdiye kadar bizim 3 yıllık program perspektifimiz vardı. Orta Vadeli  Program ve Orta Vadeli Mali Plan hazırlıyorduk. Buna da bizim hükümetimiz  döneminde Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Yasası ile gittik. Bu yasa ile 3 yıllık  orta vadeli perspektif getirmiştik. Ancak artık Türkiye'nin sadece orta vadeyle  yetinmeyeceği, çok daha uzun vadeye bakmak gereksinimi çok açık şekilde ortada.

Türkiye'nin risk priminin düşmesi ve böylece kamu borçlanma  maliyetlerinin azaltılması... İleriye doğru biz ne kadar somut plan ve  programlar, hedefler ortaya koyarsak, bunları ne kadar uzun perspektifte ele  alırsak, Türkiye'nin risk primini de o kadar düşürmenin yolunu açmış oluyoruz.

Türkiye'de bir başka sorun, mevduat ve kredi vadelerinin kısalığı. Burada  biz, kamu tarafında perspektifimizin kısa oluşunun buna neden olduğunu görüyoruz.  Devlet, kamu sektörü, ilk defa uzun vadeli perspektif ortaya koyarak, mevduat ve  kredi faizlerinin de uzamasını sağlayabilecek. Bir bakıma kamunun uzun vadeli  finansman ihtiyacını, uzun vadede bütçe açığı ve borç noktasında nereye  gideceğini açık şekilde ortaya koyup, özel sektöre alan açmak. Özel sektörün daha  uzun vadeli ve daha düşük maliyetli kaynaklara ulaşmasını sağlamak.

Bir diğer amaç, mali disiplini kalıcı hale getirmek. Sadece dönemden  döneme mali disiplin sağlayıp, bazı dönemlerde ipin ucunu bırakmak değil, mali  disiplin anlayışını kalıcı hale getirmek.”

Babacan, mali kuralın kapsamında merkezi yönetim, Sosyal Güvenlik Kurumu, mahalli idareler,  belediyeler, il özel idareleri, döner sermayeli işletmeler, İşsizlik Sigortası  Fonu ve diğer kuruluşlar bulunduğunu söyledi. Tasarıda KİT'lerle ilgili de bazı düzenlemeler yapıldığını kaydeden  Babacan, “İlkelerimiz basitlik, doğruluk, saydamlık ve hesap verebilirlik oldu”  diye konuştu.

Kuruluşların muhasebe ve raporlama işlemleriyle, kapsamın belirlenmesinde  AB ve diğer uluslararası standartların gözetilmesinin de başka bir önemli  ilkeleri olduğunu ifade eden Başbakan Yardımcısı, bundan sonraki dönemde mali  kural çerçevesinde açıklanacak bütün verilerin AB standartlarında olacağını  vurguladı.
       
MALİ KURAL NASIL ÇALIŞACAK?

Mali kuralın nasıl çalışacağını da anlatan Babacan, mali kuralın 4 ana  parametresi bulunacağını ve buna göre orta, uzun vadede Türkiye Cumhuriyeti'nin  bütçe dengesinin eksi yüzde 1, yani Gayri Safi Yurtiçi Hasıla'nın yüzde 1'i  oranında oluşmasının hedefleneceğini açıkladı.

"Yani orta, uzun vadeli hedefimiz bütçe dengesi noktasında yüzde 1'lik  bir açık” diyen Babacan, bir başka önemli parametrenin de eşik büyüme oranı  olduğunu ve bunun da yüzde 5 olarak belirlendiğini bildirdi. Babacan, şöyle devam  etti:

"Mali kuralımız iki bileşenden oluşuyor. Bunlardan biri açıkla ilgili  konu. Bir diğeri de genel konjonktürle, ekonomik büyüme hızıyla ilgili. Diyelim  bizim bütçe açığımız yüzde 4. Ulaşmak istediğimiz hedef de yüzde 1. Çünkü 1 artık  sabit. Bir bundan sonra yıllar boyunca hep sabit olacak, o orada duracak.

Açığımızın 4 olduğu bir yıl, ertesi yıl için ne kadarlık bir bütçe açığı  hedeflemeliyiz. İşte bu noktada 0,33 katsayısı devreye giriyor. Bu da bu da şu  demek; yüzde 4'ten yüzde 1'e ulaşırken, bir sonraki yıl aradaki farkın 3'de 1'i  kadar bir uyarlama yapıyoruz. Yani 4 ile 1 arasında 3 puan var, o 3 puanın 1  puanı kadar bir uyarlama. Dolayısıyla mali kural çerçevesinde yüzde 4 açık  verdiğimiz bir yılın ertesi yılı, bu açığı 3'e indirmemiz gerekecek. Yani yüzde  1'lik bir mali uyum gerekecek. Bir sonraki yıl kalan farkın yine 3'de 1'ini  alıyoruz. Yani azalan bakiye sistemiyle gidiyor.

Diyelim ki ertesi yıl açığımız yüzde 3 ise ve hedef 1 ise bu sefer 3 ile  1 arasındaki farka bakıyoruz 2 puan. İki puanın 3'de 1'ini alıyoruz ve 0,67  oranında açığımızı düşürüyoruz.”
       
KONJONKTÜR ETKİSİ
       
İkinci bölümün konjonktür etkisi olduğunu anlatan Babacan, bununla ilgili  şu bilgileri verdi:

“Diyelim biz Türkiye olarak herhangi bir yıl yüzde 8 büyüdük. Yüzde 8  büyüme bizim eşik büyüme oranımızın 3 puan üzerinde. O 3 puanın 3'de 1'i oranında  o yıl bir tasarruf sağlamamızı söyleyecek mali kural. Ya da tam tersine diyelim  ki sadece yüzde 2 büyüdük. Bu yılda da yine yüzde 5'lik eşik değerden 3 puan daha  altta kaldığımız için bunun 3'te 1'i kadar, yani yüzde 1'lik daha fazla bütçe  açığı belirleyeceğiz.

Yani bir bakıma işlerin iyi gittiği yıllarda, yüzde 5'in üzerinde  büyüdüğümüz yıllarda tasarruf edeceğiz, ama yüzde 5'in altında büyüdüğümüz yıllarda da o tasarruf ettiğimiz miktarlar kadar bütçemizde daha fazla açık  vermeye izin vereceğiz. Yani ekonomik döngülerle ters çalışan bir bütçe dengesi.  Ekonomik döngüleri telafi etmeye yönelik bir bütçe dengesini böylece kurmuş  olacağız. Bu formülasyon, matematik biraz belki ilk bakışta anlaması güç gözükse  de bir süre göreceksiniz sonra buna çok kolay alışacağız.”

Babacan Mali Kural ile Eylül 2009'da açıklanan Orta Vadeli Programdaki  hedeflerin farklı olmadığını da vurgularken, “Burada amaç uzun vadeyi garanti  altına almak. Uzun vadede nereye gittiğimizi herkese ilan etmek ve iyi günde kötü  günde, hava şartları ne olursa olsun, biz bu yolculuğa devam edeceğiz mesajını  açık bir şekilde verebilmek” diye konuştu.
       
ÖZEL SEKTÖRÜN İŞİ KOLAYLAŞACAK
       
Mali kural ile bir hedef konulduğunu, bunun da yüzde 1 olduğunu ifade  eden Babacan, hedefe giderken bazen kar yağacağını, bazen fırtına eseceğini,  bazen havanın çok güzel olacağını, bazen yolların tek şeride düşeceğini, bazen de  4-5 şeritli otobanda gidileceğini, ama hedefin hiç değişmeyeceğini söyledi.

Mali kuralın uzun vadeli bir hedef olduğunu vurgulayan Babacan, bununla  özel sektörün ve piyasaların işinin de kolaylaştığını bildirdi.

Amaçlarının Türkiye ekonomisinin özel sektör eliyle büyümesinin  sağlanması olduğunu ve kamunun uzun vadede ne yapacağını açıkladığı zaman, özel  sektöre de daha uzun vadeli bir perspektifin getirildiğini kaydeden Babacan,  “Yani özel sektöre ne kadar bir alan açılacak ekonomide bunu herkes görmüş  oluyor. Ben kuvvetle inanıyorum ki bu mali kuralın uygulanmasıyla beraber tedrici  olarak göreceksiniz hem içeride hem dışarıda Türkiye'de kaynak vadeleri  uzayacaktır. Özel sektörümüz çok daha uzun vadeli ve daha düşük maliyetleri  kaynaklara içeriden ve dışarıdan ulaşabilecektir. Zaten bizim de amacımız  Türkiye'yi özel sektör eliyle büyütmek” dedi.

 

Etiketler:


EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı