Babacan: Kurun sabit kalmasını kimse beklememeli

Hürriyet Haber
20.04.2004 - 00:00 | Son Güncelleme:

Devlet Bakanı Ali Babacan, serbest kur rejiminde kurun basit kalmasını kimsenin beklememesi gerektiğini belirterek "Kurdaki dalgalanmalar, sıhhatli bir ekonomik yapının doğal gereğidir" dedi.Devlet Bakanı Ali Babacan, IMF ve Dünya Bankası'nın Yıllık Bahar Toplantıları ile BM Ekonomik ve Sosyal Konsey toplantılarına katılmak üzere ABD'ye gitti.   Bakan Babacan, hareketinden önce Atatürk Havalimanı'nda yaptığı açıklamada, ABD'ye Hazine Müşteşarlığı ve Merkez Bankası yetkililerinden oluşan bir heyetle gittiğini, Washington ve New York'ta yoğun bir program gerçekleştireceklerini söyledi.   IMF ve Dünya Bankası'nın Yıllık Bahar Toplantıları ile BM Ekonomik Sosyal Konsey toplantılarının bu programda öne çıktığını ifade eden Babacan, ayrıca her iki kenttede yatırımcılar, finans kuruluşları, Türk ve Amerikan işadamlarıyla görüşmelerde bulunacağını kaydetti.    Bakan Babacan, çeşitli üniversitelerde konferaslar vereceğini, ABD yetkilileri ve diğer ülkelerin bakanlarıyla da ikili görüşmelerde bulunacağını söyledi.     Yapacağı ziyaretin birçok açıdan önem taşıdığını vurgulayan Babacan, şöyle dedi: ''Öncelikle ülkemizde kaydedilen son 1.5 yıldaki gelişmelerle ilgili bilgi verme fırsatı bulacağız. Ülkede sağlanmış olan siyasi ve ekonomik istikrar konusunda bilgilendirme yapacağız.     Yapacağımız görüşme ve konuşmalarda ülkemizde 3 Kasım seçimleri sonrasında yaşanan değişim ve dönüşüm, Türkiye'deki yatırım ortamındaki gelişmelerle ilgili bilgi verme fırsatımız olacak. Şu anda çok ciddi yapısal reform çalışmalarının tam ortasındayız. Pekçok alanda birçok önemli mesafeler kaydedildi.''      FED'İN FAİZ YÜKSELTMESİ Basın mensuplarını sorularını da yanıtlayan Babacan, ABD Merkez Bankası'nın (FED) faizleri yükseltsinin piyasaları nasıl etkileyeceği konusundaki soru üzerine de, Türkiye'nin kamu borç stoğunun üçte ikisinin iç borç, üçte birin de dış borç olduğuna işaretetti.  İç borçlanmada ödenmekte olan reel faizlerin şu anda yüzde 10-12 seviyesinde bulunduğunu, dış borçlanmada ise ödenen risk priminin çok daha az olduğunu kaydeden Babacan, şöyle devam etti: "Önemli olan konu iç borç ve iç borçlanmadaki reel faizlerdir. Bazı gelişmekte olan ülkelede ise durum farklı. Dış borçları çok daha ağırlıklı. Amerikan Merkez Bankası'nın herhangi bir değişikliğine karşı borç dinamikleri daha hassas bir yapıda. Bizim kamu borç yapımız yurt dışındaki değişmelere karşı göreceli olarak daha korunaklı durumda. Biz ABD Merkez Bankası'nın herhangi bir faiz değişimine karşı borç dinamiklerimizde büyük bir değişiklik olacağını tahmin etmiyorum.''       YABANCI SERMAYE GİRİŞİBakan Babacan, Uluslararası Finans Enstitüsü'nün yabancı sermaye akışı tahminlerine ilişkin soruyu da şöyle yanıtladı: "Bu rakamlar, Uluslarası Finans Enstitüsü'nün kendi tahminleri. Bu konuda bir rakam vermekten özellikle kaçınıyoruz, ihtiyatlı olmayı tercih ediyoruz. Doğrudan yabancı sermaye akışıyla ilgili herhangi bir olmazsa olmaz bir yaklaşım içinde değiliz. Yaptığımız tek şey hem siyasi hem ekonomik istikrarı Türkiye'de daha da güçlendirmek için yoğun bir şekilde çalışmak ve Türkiye'deki yatırım ortamını iyileştirmek için arkarkaya adımlar atmak.       AB süreci rakamları doğal olarak etkileyecektir. Ancak AB sürecinde bir aksama olsa bile (bu iş olmayacak, Türkiye'ye yabancı sermaye gelmeyecek) diye birşey kesinlikle yok. Türkiye'deki ortamın ne kadar değiştiğini uluslararası kuruluşlar gayet iyi anlamış durumda. Yabancı sermaye konusunda AB'deki gelişmeler ne olursa olsun hep daha iyiye gideceğimizi kuvvetle tahmin ediyoruz. AB konusunda aksama olmazsa yabancı sermaye girişinde normalin daha üzerinde bir akışın olacağını bekliyoruz.''      DIŞ TİCARET AÇIĞIDış ticaret açığının, geçen yılın Şubat ayına göre yükselmesi yönündeki soru üzerine de Bakan Babacan, şunları söyledi: ''Geçen yılın Şubat ayı, enterasan bir ay. Mart'ta Irak savaşı oldu. Ondan önceki ayda hem tüketim hem yatırım ürünleriyle ilgili ithalattaki yavaşlama çok doğal. Şubat ayını şubat ayıyla kıyaslama yapmayı doğru bulmuyorum. Bunu daha uzun süreçlerde incelemek gerekir. Serbest kur mekanizmasını, oyunun kurallarına göre doğru şekilde işlettiğiniz sürece, dış ticaret açığından da, cari açıktan da endişe etmeye gerek yok. Piyasa mekanizmaları mutlaka dengeleyici rolü oynayacaktır.       Hep 1994 ve 2001 yılıyla mukayese ediyoruz. Bu çok yanlış 1994 ve 2001 yılındaki cari açıkla bugünkü durum son derece farklı. İlan ettiğimiz ekonomik politikaları esaslarına, kurallarına uygun bir şekilde uygulandığı sürece herhangi bir endişeye kesinlikle gerek yok. Artık Türk ekonomisi çok farklı bir yapıda. Kur serbest rejimde. Serbest kur rejiminde kurun sabit kalmasını kimse beklememeli. Kurdaki dalgalanmalar sıhhatli bir ekonomik yapının doğal gereğidir. Arz-talep dengesine göre inecek çıkacaktır. Sabit kur beklentisine kimsenin girmemesi gerekiyor.''      VERGİ İDARESİIMF Niyet Mektubu'nda yer alan vergi idaresi ve sosyal güvenlik reformlarına ilişkin olarak da Babacan, şunları kaydetti: ''Vergi idaresinin güçlendirilmesi, denetimin etkinlendirilmesi, bizim kayıt dışı ekonomiyle mücadelemizde önemli bir konudur. Burada vergi idaresi, yarı bağımsız bir hale getirilecek. Ayrıca politikalar bakanlık bünyesinde tespit edilecek. Ancak uygulamaya bakacak sadece. Vergi idaresi yapısal bir yapılandırmadan geçiyor, organizasyon şamasıyeni baştan ele alınacak.''
Etiketler:

EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı