Babacan: İlave tedbirler gelebilir

Hürriyet Haber
17.02.2011 - 12:31 | Son Güncelleme: 17.02.2011 - 14:03

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, “Ocak, şubat, mart aylarına baktık, kredi hacminde hiçbir yavaşlama yok, aynı hızla gidiyor. Bir hesap ettik, krediler yüzde 35-40 artacak. O zaman ilave tedbirleri beklesinler” dedi. Babacan, cari açık konusunda da Türkiye'nin büyümek istiyorsa açık vermeye devam edeceğini belirtti.

Babacan, CNN Türk televizyonunda katıldığı bir programda soruları yanıtladı. Babacan, Merkez Bankası Para Politikası Kurulunun kararıyla ilgili, “Bekle gör dönemi, şubat ayı TÜFE, ÜFE kritik, enflasyon korkusu” gibi yorumlar bulunduğunun belirtilmesi üzerine, 2011 için önceliği “istikrar” olarak kurduklarını söyledi.

Dünyada risklerin büyük, Amerika ve Avrupa'da bütçe açıklarının çok yüksek olduğuna işaret eden Babacan, şöyle devam etti:

“Böyle bir ortamda, gelişmiş ekonomilerle ilgili risklerin arttığı bir ortamda ne tür yeni dalgalar gelebilir? Orada olacak ciddi bir problem Türkiye'ye nasıl yansır? Bu krizi atlatmak için almış oldukları kararların, attıkları adımların Türkiye'ye yan etkileri nasıl olabilir? Bunların çok detaylı analizlerini yaptık. 2011 ve sonrası için kötü senaryoları çalıştık. Bu açıdan baktığımızda ve istikrarı öncelik olarak ortaya koyduğumuzda 2011 ve sonrasında finansal istikrara çok çok dikkat etmemiz gerekiyor.

Bütün bunlarla ilgili bir seri karar aldık ve bunları peyderpey uygulamaya başladık. Almış olduğumuz kararların olumlu ilk sonuçlarını görmeye başladık. Dünyada ilk defa denenen özgün bir politika seti bu. Dolayısıyla bunun neticesini daha somut görene kadar bekleyip, görelim çerçevesini çizdik.

Artık yapacağımızı yaptık, oldukça da radikal kararlar aldık ve kimsenin beklemediği türden kararlardı bunlar. Daha önce hiçbir ülkede uygulanmayan bir politika setiydi ve 'bunun sonucunu bir süre izlememiz lazım' dedik. Merkez Bankası Para Politikası Kurulunun açıklamaları da, aldığı kararlar da bu çerçeve içerisinde bir karar. Türkiye'de bir belirsizlik, bir güvensizlik ortamı oluşmasına asla müsaade edemeyiz.”

Piyasada kısa vadeli sermaye için yaratılan belirsizlik rahatsızlığı bulunduğunun belirtilmesi üzerine Bakan Babacan, “Bankalarımız açısından diyorsanız, biz bankalarımıza zaten ne yapmaları gerektiğini söyledik. 'Bunun dışında fazla bir şey beklemeyin, krediler konusunda 2011'de daha dikkatli olmanız lazım, kredi hacmini öyle hayali miktarlarda artırmayı pek düşünmeyin, bu olmayacak, buna izin verilmeyecek' dedik. Alınan kararlar bankalarımızın belki 2011 hesaplarını bir miktar bozdu. 2011'de kredi hacmini çok daha artırmak hatta uçup gitmek isteyen bankalar vardı. Şimdi bunun böyle olmayacağını anladılar. Hem makro tedbirlerle bunu sağladık. Gerekirse banka bazında tedbirler de olabilir, bu çok zor değil yani” dedi.

“2011 ŞARTLARINDA DAHİ AVRUPA'NIN EN HIZLI BÜYÜME ORANI OLACAK”

“Bunun arkası gelebilir” şeklinde mesajlar olduğunun ifade edilmesi üzerine de Babacan, “Gelebilir. Ocak ayına, şubat ayına, mart ayına baktık. Kredi hacminde hiçbir yavaşlama yok, aynı hızla gidiyor. Bir hesap ettik, krediler yüzde 35-40 artacak. O zaman ilave tedbirleri beklesinler. Bunun cevabı çok açık. Çünkü biz, 'Yüzde 20-25 civarında bir kredi artışı 2011 için makul, bu bizim 4,5-5'lik büyüme hedefimizle uyumludur' dedik. Sıkboğaz edici bir durum yok. Yani 20-25 bir kredi hacminin artışından bahsediyoruz. Biz, 'kredi hacmi yüzde 20-25 artsın ama onun ötesinde kontrollü gidelim' diyoruz” diye konuştu.

Burada genel anlamda kredi hacminin önemli olduğuna dikkati çeken Babacan, 2011'in bu şartlarında dahi büyümenin Avrupa'nın en hızlı büyüme oranı olacağını, o konuda da en ufak bir şüphe bulunmadığını söyledi. Ali Babacan, kredi hacminde bir kısma olmadığının altını çizerek, “(Yüzde 20-25 oranında artsın) diyoruz. Ama onun ötesine gittiğinizde ekonomimizin gerçeklerinden işler kopmaya başlayacak. Cari açık sorunumuz yönetilebilir, kabul edilebilir boyuttan daha zor bir boyuta, alana gelecek. Bu dönüp dolaşıp Türkiye'nin istikrarını etkileyecek” dedi.

“KERAMETİ NEREDE ARAMAK GEREKTİĞİNİ DE İYİ GÖRMEK LAZIM”

Mutlaka ihtiyatlı gidilmesi gerektiğini belirten Babacan, bunun çok zorlayacak bir şey olmadığını, bankaların tek tek bilançolarına baktıklarını ve bunları yakından incelediklerini söyledi.

Avrupa ve Amerika'da bazı bankaların batma noktasına gelirken bazılarının da battığına ama Türkiye'deki tek bir bankanın dahi sorun yaşamadığına işaret eden Babacan, şunları kaydetti:

“Orada batan bankaların burada operasyonları var. Bakıyoruz Türkiye'deki operasyonları sapa sağlam. Neden? Türkiye'de bizim kurallarımız işliyor, bizim ihtiyatlı çerçevemize bankalarımız uyuyor da onun için. Kusura bakmasınlar bankalarımız tek tek çok başarılı, bankacılarımız başarılı, bankacılar dünya genelinde saygı gösterilen bankacılar ama bu düzenleme, devletin denetim çerçevesinin Türkiye'de çok katı bir şekilde uygulanmasının yine menfaatini bankalar gördü. Eğer aynı banka genel müdürü 2007'de bankasının başındayken bugün hala bankasının başındaysa -tabii kendi başarıları biraz ama- çok da kerameti nerede aramak gerektiğini de iyi görmek lazım diye düşünüyorum. Biz eğer sıkı, ciddi durmasaydık. Bu kadar gelişmiş ülkede bankalar batarken defalarca bankacılık krizi yaşamış Türkiye, tekrar bir bankacılık krizine rahat girerdi. Çok dikkatli gitmemiz gerekiyor. 2011 için çok büyük riskler var etrafta, daha bu riskler gerçekleşmedi. Herhangi bir yerde deprem olsa bunun etkisi Türkiye'de az ya da çok hissedilir.”

“...TÜRKİYE ADINA BİR BAŞKA YAZIK”

Başbakan Yardımcısı Babacan, Türkiye'nin gerçekten bu krizde sıyrıldığını, olumlu bir şekilde ayrıştığını ve bütün dünya basınında bir başarı örneği olarak anıldığını vurgulayarak, “Sayın Kılıçdaroğlu bugün şunu demiş, bunu demiş, işte 'ekonomiyi iyi yönetemiyorlar'. Son 2 yıldır dünya basınında Türkiye ekonomisiyle ilgili çıkan haberlerin yüzde 95'i olumludur. Yani bütün dünyanın gördüğünü eğer kendi içimizde göremiyorsak bu da tabii Türkiye adına bir başka yazık” dedi.

CARİ AÇIK
         
Ali Babacan, cari açıkla ilgili olarak da, “Türkiye hızlı büyümek,  yüksek büyüme oranlarına ulaşmak istiyorsa önümüzdeki yıllar boyunca yani en az  5-6 yıl belki daha uzun bir süre cari açık vermeye devam edecek. Niye? Çünkü  bizim tasarruf oranımız düşük. 'Türkiye'yi kapatalım hiç cari açığımız olmasın  tamamen kendi imkanlarımızla büyüyelim' dersek o zaman Türkiye ekonomik olarak  yerinde saymaya başlar. Biz maalesef enerji konusunda dışarıya aşırı bağımlıyız”  şeklinde konuştu.

 

Etiketler:


    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı