Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Babacan: "Bugün tarihi bir gün"

    A.A
    17 Ekim 2008 - 21:13Son Güncelleme : 17 Ekim 2008 - 22:27

    Dışişleri Bakanı Ali Babacan, Türkiye'nin 2009-2010 dönemi BM Güvenlik Konseyi (BMGK) geçici üyeliğine seçilmesiyle ilgili olarak “Bugün Türkiye için, Türk hariciyesi için güzel bir gün, tarihi bir gün” diye konuştu.

    Dışişleri Bakanı Babacan, Türkiye'nin Batı Avrupa bölgesinden BMGK seçimlerini 1. turda 151 oy alarak büyük farkla kazanmasının ardından BM binası önünde Türk gazetecilere açıklamada bulundu.

    Babacan, 48 yıl aradan sonra Türkiye'nin yeniden BMGK üyeliğine seçildiğini belirterek, seçimlerde bugün 192 ülkenin oy kullandığını ve Türkiye'nin oy kullananların 151'nin oyunu aldığını ve bunun yaklaşık yüzde 80'e varan bir oran olduğunu söyledi.

    Türkiye'nin BMGK'ya seçilmesinin, Türkiye'nin 5 yıldır sürdürdüğü yoğun çabanın sonucu olduğunu belirten Babacan, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün Dışişleri Bakanlığı döneminde ve Cumhurbaşkanlığına seçildikten sonra, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın tüm görüşmelerinde Türkiye'nin BMGK üyeliğini sürekli gündeme getirdiğini, kendisi ve diğer bakan arkadaşlarının da muhataplarıyla görüşmelerinde bunu gündeme getirdiklerini anlattı.

    Ali Babacan, başta Türkiye'nin BM Daimi Temsilcisi Büyükelçi Baki İlkin olmak ve Ankara'da Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Ertuğrul Apakan olmak üzere tüm Dışişleri Bakanlığının son 5 yıldır Türkiye'nin BMGK adaylığına adeta “kilitlendiğini” belirtti.

    Babacan, Türkiye'nin 1 Ocak 2009'da BMGK'da görevine başlayacak olması dolayısıyla Dışişleri Bakanlığının görev yükünün artacağını da belirtti.

    "TÜRKİYE'NİN SINAVI ASIL ŞİMDİ BAŞLIYOR"

    Dışişleri Bakanı Ali Babacan, Birleşmiş Milletler Genel Kurul (BMGK) seçimlerini büyük farkla kazanan Türkiye'nin sınavının aslında şimdi başladığını, bu sınavı başarıyla vereceklerinden de emin olduğunu söyledi.

    Babacan, Türkiye'nin Batı Avrupa bölgesinden BMGK seçimlerini 1. turda 151 oy alarak büyük farkla kazanmasının ardından BM binasının önünde Türk gazetecilere açıklamalarda bulundu.

    Babacan, Türkiye'nin BMGK'ya seçilmesinin sadece Türkiye'nin ülkelerden destek talebi istemesiyle olmadığını, Türkiye'nin seçilmesinin Türkiye'nin son yıllarda da neler yaptığıyla yakından ilgisi bulunduğunu söyledi.

    Türkiye'nin yaptığı siyasi, ekonomik reformlarla, son yıllarda giderek dünyanın takdir ettiği diplomasi başarısıyla artık çok daha farklı algılanmaya başladığını belirten Babacan, Türkiye'nin Pasifik'teki küçük ada devletlerinden Afrika'nın dört bir yanına kadar, tanındığını ve takdir edildiğini kaydetti.

    “Bu durum Türkiye olarak onur duyacağımız, kıvanç duyacağımız bir gelişme” diyen Babacan, Türkiye'nin kendi içinde yaptığı reformların yanı sıra, Kafkasyada, Balkanlarda, Orta Doğu'da, Orta Asya'da, Afganistan, Pakistan gibi ülkelerde barışa, istikrara, güvenliğe önemli katkılar sağladığını belirtti.

    Bakan Babacan, Türkiye'nin bu bölgelere sadece barış için asker ve polis göndermediğini, aynı zamanda kalkınma desteği, insani yardım, eğitim ve sağlık konusunda destek de verdiğini belirterek, Türkiye'nin yardım alan bir ülke pozisyonundan yardım eden bir ülke konumuna yükseldiğini vurguladı.

    Türkiye'nin son 3 yıldır uluslararası alanda yaptığı yardımlara bakıldığında bu miktarın yılda 700 milyon dolar ile 1.1 milyar dolar arasında olduğunu ifade eden Babacan, bunun sadece resmi devlet rakamı olduğunu, bunun üzerine sivil toplumun da çok büyük destek verdiğini ve dolayısıyla artık Türkiye'nin dört bir köşesinde varlığı ve yardımlarının hissedilir olduğunu söyledi. Babacan bu durumdan bütün Türk vatandaşlarının kıvanç duyması gerektiğini belirtti.

    Türkiye'nin özellikle son 1 yıl içinde Suriye-İsrail barış görüşmelerinin başlamasında, Lübnan'da istikrar ve huzurun sağlanmasında, Irak'ın istikrarının güçlendirilmesinde, Kafkaslarda Rusya ve Gürcistan arasındaki sorunların çözüm yoluna girmesinde ve Balkanlarda son derece etkin olduğunu anlatan Ali Babacan, Türkiye'nin bu kapsamda pozitif gündemiyle, sorunların çözümünde diyaloğu ve diplomasiyi temel aldığını, sorunların barışçıl yollarla çözülmesini istediğini söyledi.

    Türkiye'nin bu kapsamda takdir edildiğini kaydeden Dışişleri Bakanı Babacan, artık Türkiye denilince dünyada hep olumlu şeylerin akla geldiğini vurguladı.

    Babacan, bugün Türkiye'nin komşularıyla ilişkilerinin olumlu yönde geliştiğini, Yunanistan'la ilişkilerde olumlu bir döneme girildiğini, Kıbrıs'ta görüşme sürecinin devam ettiğini, Suriye ile ilişkilerin değiştiğini, İran'la ilişkilerin çok farklılaştığını ve Ermenistan ile ilişkilerin de yıllar sonra artık yeni bir sürece girdiğini, sorunların çözümüyle ilgili olarak diyaloğa başlandığını kaydetti.

    OYLAMA

    Bugünkü oylamanın gizli olduğunu ve ülkelerin kime oy verdiğini bilmenin mümkün bulunmadığını belirten Babacan şöyle konuştu:

    “Dolayısıyla (Aman Türkiye ile ilişkileri iyi tutayım, Türkiye'ye oy vereyim ki oradan da bir şey sağlarım) diyerek verilmiş oylar değil bu oylar. Gerçekten ülkeler kendi iç pozisyonları olarak gönülden Türkiye'yi destekliyorlar mı desteklemiyorlar mı? Aslında bugünkü oylamada bu çok somut olarak ortaya çıktı.”

    Babacan, Türkiye'ye oy vermeyen 41 ülkenin dahi daimi temsilcileri ve bakanlarının kendilerine gelip daha önceden taahhütleri bulunduğu için Türkiye'ye oy veremediklerini, ama “gönüllerinin ve desteklerinin Türkiye'den yana olduğunu” söyledikleri belirtti.

    “Dolayısıyla acaba o 41 ülke Türkiye'ye karşı farklı bir tavır içinde mi diye düşünmeye hiç gerek yok. Ben eminim ki, onların pek çoğunun gönlünde de Türkiye var, onlarda aslında bizi destekleyen ülkeler” diye konuşan Babacan, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Bundan sonraki dönem üzerimize ağır bir sorumluluk yüklüyor, bu kadar ülkenin desteğini aldıktan sonra artık omuzlarımızda o sorumluluğun ağırlığını, yükünü şimdiden hissediyoruz doğrusu. Kolay değil, 2 yıl boyunca dünyanın dört bir köşesinden sorunlar önümüze gelecek, bu problemlerin çözümünde tutum ve kararlar almamız gerekecek ve bazen tercihler yapmamız gerekecek. Bunları yaparken hep belli ilkeler çerçevesinde yapmamız gerekecek. Türkiye'nin sınavı aslında bundan sonra başlıyor. Türkiye uluslararası toplum karşısında önüne gelen her durumda hep doğruları yapan, hep ilkeli davranan bir ülke olmaya devam etmesi gerekiyor, bunun için çalışacağız.”

    Babacan, bu durumun Dışişleri Bakanlığının üzerindeki yükü de artıracağını belirterek, artık Türk diplomatlarının çok farklı meselelerle de uğraşmaya başlayacağını ifade etti.

    Bakan Babacan, “Biz bu yükün altından da alnımızın akıyla kalkacağımızı, başarılı olacağımızı düşünüyoruz. Türkiye bunu gerçekten hak etmiştir” dedi.

    Babacan sözlerinin sonunda “Önemli bir yük, önemli bir sorumluluk altına giriyoruz ve bu 2 yıllık önemli sınav döneminden Türkiye'nin başarıyla geçeceğinden kuşkum yok” dedi.

     

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı