Baba regülatör kralıydı, oğlu ’kesintisiz güç’le büyüyor

Güncelleme Tarihi:

Baba regülatör kralıydı, oğlu ’kesintisiz güç’le büyüyor
Oluşturulma Tarihi: Ekim 16, 2007 00:00

Elektrik mühendisi Tuncay Özer’in 1969’da kurduğu ve 1970’lerde ’TV regülatöründe’ efsane olan Tunçmatik, oğul Mehmet Özer’in 1990’ların başında belirlediği stratejiyle ’kesintisiz güç elektroniğine’ (UPS) odaklandı. 35 kişilik istihdamla bu yıl 10 milyon dolar ciro hedefleyen ve İtalya, Tayvan ve Çin’de üretim yaptıran şirket, Alman Eaton ile partnerlik anlaşması imzaladı.

YILDIZ Teknik mezunu Tuncay Özer’in 1969’da ’oto sinyal flaşörleri üretmek için’ kurduğu Tunç-San, ülkedeki ’enerji konjonktürüne göre’ dönüşüm geçirdi ve sonunda ikinci kuşağın belirlediği stratejiyle ’kesintisiz güç elektroniğinde’ (UPS) dünya çapında bir oyuncu olmayı başardı. 1970’lerde Türkiye’de analog siyah-beyaz televizyonların çoğalması üzerine kalitesiz elektrik akımını karşı ’regülatör üretimi’ yapan firma bu alanda efsane oldu. 1980’lerde ise elektrik kesintilerine karşı jenaratör üretti. Tunçmatik Elektrik Malzemeleri Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin (Tunçmatik) ikinci kuşak temsilcisi Genel Müdür Mehmet Özer şöyle başlıyor anlatmaya: "Biz Afyonkarahisarlıyız. Babam Tuncay Özer, Yıldız Teknik’ten elektrik mühendisidir ve üniversiteyi bitirdikten sonra Bayındırlık Bakanlığı’nda çalışmış. Devletteki çalışma onu tatmin etmemiş, sonra özel sektörü denemiş, 1 yıl da Almanya’da mühendis olarak çalışmış. Sonunda sanayici olmaya karar vermiş ve 1969’da işe İstanbul’da otomobil sinyal flaşörleri üreterek başlamış."

REGÜLATÖRDE KRAL OLDUK: 1969’da yerli üretim otomobil sinyal flaşörlerini üreten Tuncay Özer, ithal ürünlere göre çok ucuza mal ettiği ürünlerin çok satacağını düşünür ama Karaköy, Bankalar Caddesi tüccarları ’ithal ürünleri daha kárlı bulduğu için’ onun ürünlerini satmazlar. Yine de mücadele eder ve bir süre bu şekilde üretim ve ticaret yapmaya devam eder. Mehmet Özer, şöyle devam ediyor anlatmaya: "Babamın Tunç-San’ını asıl büyüten üretimi ise 1970’lerin başından itibaren Türkiye’ye girmeye başlayan siyah-beyaz analog
/images/100/0x0/55ea2059f018fbb8f86cd6f8
televizyonlar olmuş. Çünkü Türkiye’de o dönemde elektrik şebekesinin durumu çok kötüymüş ve babam da televizyonlar için regülatör üretmeye başlamış. Marka Tunçmatik ve çok hızlı büyüyen bir üretim. Çünkü her TV satışında bir de regülatör satılıyor. 1974’te Ümraniye fabrikasını kurmuş ve 10 yıl boyunca çok büyük cirolara ulaşmış. Hürriyet Gazetesi’ne, Hayat Mecmuası’na, TRT televizyonuna ilanlar verebilen bir sanayici olmuş. Bu fabrika etrafında bir yan sanayi bile doğmuş. Sonra da herkes regülatör üretmeye başlamış."

ELEKTRİK KESİNTİLERİ: Tunçmatik’in regülatörden sonra 1980’lerde de jeneratör üretimine girdiğini anlatan Mehmet Özer, "Çünkü 1980’lerde de elektrik kesintileri başlamış. Günde 2-4 saat elektrik kesiliyor ve jeneratör sektörü gelişiyor. Ben de 1983’ten itibaren fabrikaya gelmeye başladım. Babam üretime dönük bir mühendistir o nedenle ben de pazarlamaya odaklandım. 1980’lerin sonuna doğru jeneratör işinin çok olgun bir teknoloji olduğunu anladık ve benim önerimle 1990’dan itibaren ’kesintisiz güç elektroniğine’ geçiş yaptık. Zaten o dönemde elektrik motorları üretimi de yapıyorduk. Bu arada ben de İTÜ’den elektrik mühendisi olarak mezun olmuştum."

35 kişiyle 10 milyon dolar ciro bekliyor

TUNÇMATİK Genel Müdürü Mehmet Özer, güç elekroniğinde küresel oyuncu olmanın önemine işaret ediyor ve şunları söylüyor: "Biz üretimimizi yurtdışında yaptırıyoruz. Buna mecburuz, çünkü maliyetler tutmuyor. Biz teknolojiyi üretiyoruz, tasarımı yapıyoruz. İtalya, Tayvan ve Çin’de fason ürettiriyoruz. Bu fason üreticiler milyarlarca dolar cirolu dev şirketler GE’ye Siemens’e nasıl üretiyorlarsa bize de öyle üretiyorlar. Türkiye’de şu anda 35 kişilik doğrudan istihdamımız var. Servis ve bayilerle 150 kişilik bir aileyiz. Ciromuz bu yıl 10 milyon dolar olacak. Son 4 yılda ciromuzu yılda ortalama yüzde 50 büyüttük. 2002’de 2.1, 2003’te 2.9, 2004’te 3.4, 2005’te 6.2, 2006’da 8.7 milyon YTL ciro yaptık. Bu yıl 13 milyon YTL ciro bekliyoruz. 2008’de profesyonel olarak ihracata da odaklanıyoruz. Çünkü şu anda en küçük kişisel UPS’lerden, ofisler ya da bir hastane, büyük bir endüstri tesisinin ihtiyacına kadar tüm boyutlarda UPS’ler üretebiliyoruz. Ürünlerimiz 16 dolardan 100 bin dolara kadar değişen fiyatlarla satılıyor. 200 farklı ürünümüz var."

Lisanssız atık yağ toplayana para cezası

İSTANBUL
İl Çevre ve Orman Müdürlüğü’ne bağlı ekipler, Palmiye Biyoenerji Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’ne, lisanssız kamyonetin önüne "T.C. Çevre ve Orman Bakanlığı Bitkisel Atıkyağ Toplama Aracı" yazarak atık yağ topladığı için 77 bin 616 YTL ceza kesti. İhbar üzerine harekete geçen dört kişilik ekip, İSTOÇ 32’nci Ada, 48-50 numaradaki firmanın şubesine baskın yaptı. Ekipler, 34 AS 1885 plakalı kamyonetin lisansız olduğunu ve kasasındaki varillerde 350 kilogram atık yağ bulunduğunu, diğer kamyonetin ise atık taşıma hususunda faal durumda olmadığını tespit etti. Tutanağı inceleyen İstanbul İl Çevre ve Orman Müdürlüğü 34 AS 1885 plakalı kamyonet ile ulusal atık taşıma formu olmadan bitkisel atık yağları taşıması nedeniyle firmaya 77 bin 616 YTL para cezası kesti. Firmanın Genel Müdürü Salih Kayar, İstanbul İl Çevre ve Orman Müdürlüğü’ne lisans başvurusunda bulunduklarını ancak, yanıt alamadıklarını dile getirdi.

İpekböceği üretimi destek kapsamına alındı

Bakanlar
Kurulu’nun Resmi Gazete’de yayımlanan kararıyla, 2005 yılında yürürlüğe giren "Hayvancılığın Desteklenmesi Hakkında Karar" kapsamındaki listeye, "ipek böceği desteği" de eklendi. Buna göre ipek böceği desteği, tohumda kutu başına 20 YTL, damızlık koza için 13 YTL, birinci sınıf koza için 9.5 YTL, ikinci sınıf için 8.25 YTL, üçüncü sınıf için 7 YTL ve çepez için 5 YTL olarak uygulanacak. Desteklemeler için gerekli kaynak, ilgili yıl bütçesinde hayvancılık için ayrılan ödenekten karşılanacak ve Ziraat Bankası aracılığıyla ödenecek.

DEİK, Bosna Hersek’te toplantı yapacak

DIŞ
Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) bünyesinde faaliyet gösteren Türk-Bosna Hersek İş Konseyi, 7-9 Kasım 2007 tarihlerinde Bosna Hersek Ticaret Odası ile birlikte İş Konseyi Ortak Toplantısı düzenleyecek. Saraybosna’da gerçekleştirilecek toplantı kapsamında, iki ülke arasındaki ekonomik ve ticari ilişkileri geliştirmek için fırsatlar değerlendirilecek. 7-10 Kasım 2007 tarihlerinde de İstanbul Ticaret Odası (İTO) tarafından Saraybosna’da düzenlenen Türk İhraç Ürünleri Fuarı dolayısıyla 8 Kasım tarihinde DEİK-İTO işbirliği ile bir çalışma yemeği gerçekleştirilmecek. Türk-Bosna Hersek İş Konseyi Başkanı Selman Ulusoy, serbest ticaret anlaşmasının ardından tüm tarım, gıda ve sanayi ürünlerinin bu ülkeye ithalatında uygulanan her türlü gümrük ve diğer eş etkili vergilerin büyük ölçüde azaltıldığını vurguladı.
Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!