Baba Gariboğlu: Malki parayı bize hırsız gibi verdi

Özden ATİK/İSTANBUL
15.03.2005 - 01:48 | Son Güncelleme:

Sümerbank davası kapsamında yargılanan Hayyam Gariboğlu’nun babası Kasım Gariboğlu, Nesim Malki’yi ortak ederek Musevi cemaatinin ticaretini bankaya kaydırmayı amaçladıklarını söylerken, ‘Malki bize parayı köşede verdi, hırsızlık yapar gibi’ dedi. Gariboğlu, bu nedenle ortaklığın resmiyete dökülmediğini belirtti.

SÜMERBANK’ın zarara uğratılmasıyla ilgili 52 sağını yargılandığı davada bankanın eski sahiplerinden Hayyam Gariboğlu’nun babası Kasım Gariboğlu, öldürülen işadamı Nesim Malki’yi bankaya ortak ederek Yahudi cemaatinin ticari faaliyetlerini kendi bankaları üzerinden devam edeceğini düşündüklerini açıkladı. Baba Gariboğlu ‘Malki, parayı hırsızlık yapar gibi köşede verdi’ dedi.

GÜYA PARA VERMEMİŞİZ:

İstanbul 8’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya Kasım Gariboğlu, Mehmet Nida Gariboğlu, Nizam Gariboğlu, İsmail Emen, Hüseyin Çelik, Tuğrul Hüseyin Mataracı, Burhan Taştan, Yılmaz Oruçoğlu, Bülent Gökhan, Murat Yüksel ve Cem Feridun Yeşil katıldılar. Duruşma, Hayyam Garipoğlu’nun babası Kasım Gariboğlu’nun bu celse savunma yerine geçmeyen ifadelerini yazılı olarak sunması için 7 günlük süre verilmesi ve sanık avukatlarının mütalaaya karşı savunmalarını hazırlamaları için ertelendi. Bankayı tek kuruş vermeden aldıkları yönündeki iddiaların doğru olmadığını savunan Kasım Garipoğlu ifadesinde, ‘Güya cebimizden tek kuruş vermeden bankayı almışız. Böyle bir itham doğru değil. Böyle bir şey mümkünse, o tarihte Türkiye’de 65 milyon insan vardı, ama sadece 3 kişi katıldı bankayı almaya’ dedi.

MALKİ’Yİ ZENGİN BİLİYORLAR:

Gariboğlu, bankayı alış süreçlerini şöyle anlattı: ‘Bankanın ihalesine girmek için 50 milyon dolar teminat mektubu verdik. Banka bize kaldı. Ancak ihale 5 saat sonra iptal edildi. İkinci ihaleye iki kişi katıldı. Biz fiyatı artırınca banka bize kaldı. İlk taksit için 50 milyon dolar peşin isteniyordu. Para bulma sorunu çıktı. Banka üzerimize kalınca kiminle yöneteceğiz sorunu çıktı. Şükrü Karahasanoğlu müracaat etti, onunla anlaşıldı. Kendisi Nesim Malki’nin Kıbrıs’taki off-shore’unda müşavirlik yapıyordu. Malki’yi zengin biliyorlar, ancak o kadar da değil. Bizden aldığı ipliğin parasını bile zamanında ödeyemezdi. Malki’yi bankaya ortak ederek, Yahudi cemaatinin ticaretinin bizim banka üzerinden devam edeceğini düşündük ve ortak olduk. Malki bize parayı köşede verdi, hırsızlık yapar gibi. Dolayısıyla kağıt üzerinde resmi bir ortaklık değildi bizimki. Biz işimize devam ederken Malki öldürüldü. Ailesi gelip parayı istedi, bizde verdik. Malki aklı başında cin gibi bir adamdı.’

HÁLÁ HORCUMCU POZİSYONUNDAYIZ:

Malki’nin öldürülmesinden sonra Hayyam Gariboğlu’nun gözaltına alındığını belirten Kasım Gariboğlu, ‘Bu suçlama 2 yıl sürdü. Bilgisinin bulunmadığı anlaşılınca dosya tefrik edildi’ diyerek bu süreci şöyle anlattı: ‘Tüm bunların üzerine, mudiler paralarını çekmeye başladılar. Para yok. Malımızı sattık. Marmara Bira’yı 52 milyon dolara sattık. Parasını da Alternatifbank’tan Sümerbank’a havale ettik. Bu haller içinde hálá banka hortumcusu pozisyonunda bulunuyoruz. Bu parayı aktarmakla Sümerbank’ı dolandırmış mı oluyoruz? Sonra para yetmedi. Ceyhan’da arazim vardı. Öyle ‘Arazi satıyorum, alır mısın’ dersen 50 liralık malı 5 liraya satarsın. Ancak peşin para veren yok. Banka yanıyor, akşama para kavuşturmak lazım. Bize inanan firmalara, yine bankaya dönmek üzere kredi verdik. Bu da dolandırıcılık oldu.’
Etiketler:


EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı