GeriFutbol Aziz Yıldırım ateş püskürdü
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    90
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Aziz Yıldırım ateş püskürdü

Aziz Yıldırım ateş püskürdü
refid:14578539 ilişkili resim dosyası

Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım, ligde şampiyonluğa ulaşacaklarına inandığını belirterek, "Yürümekte olduğumuz şampiyonluk yolundan bizi kimse geri çeviremeyecektir. Fenerbahçe'nin tek rakibi Fenerbahçe'dir" dedi.

Fenerbahçe dergisinin Mayıs sayısına konuşan Yıldırım, önemli açıklamalarda bulundu.

Kulübün aleyhinde yapılan yorumları son derece çirkin bulduğunu dile getiren Yıldırım, "Ligin başından bu yana şampiyonluğun en büyük adayı olan ve ligin bitimine 3 hafta kala liderliği ele geçiren takımımızın son haftalarda aldığı başarılı sonuçların ardından, bu güne kadar Türk Sporunda görülmemiş bir seviyesizlikle yapılan yorumlar, son derece çirkin ve yakışıksız isnatlar ve ithamlar birbirini izlemeye başlamıştır. Kendi kişisel varlıklarını ve popülaritelerini Fenerbahçe Spor Kulübü'nü karalayarak sürdürme gayretinde olanlar, bu dönemde artık kendilerinin dahi inanmadığı, ancak fantezi filmlerinde olabilecek senaryolar yazmaya başlamıştır. Bu sorumsuzların iğrenç açıklama ve yorumları özelde Fenerbahçe Spor Kulübü'ne zarar vermekte ise de genelde Türk Futbolu'na zarar vermektedir. Türk Futbolu bu kişilerden derhal kurtulmalı, futbol ailesi bu kişileri dışına itmelidir" diye konuştu.

Aziz Yıldırım'ın dergiye yaptığı konuşmada şu ifadeler yer aldı:

"Sevgili Fenerbahçeliler,

Fenerbahçe Spor Kulübü olarak son derece önemli ve özel bir dönemden geçiyoruz. Bir yanda amatör şubelerimizde verdiğimiz şampiyonluk ve final-four mücadeleleri, diğer yanda profesyonel futbol takımımızın kupa ve ligde şampiyonluk yarışı sürüyor. Kulübümüz takımları ve sporcuları, mücadele ettikleri her alanda şampiyonluğa koşuyorlar. Bu sene de 100. Yılımızda elde ettiğimiz tarihi başarımızdan uzakta değiliz. Üstelik o günden sonra yapılan ciddi yatırımlar ve çalışmalar ile elde edilen başarılar ortada. Bunun en önemli örneklerinden biri bayan voleybolumuzun geldiği noktadır. Kızlarımız gerek uluslararası alanda gerekse ülkemizde göğsümüzü kabartan başarılar elde ettiler.

Bu vesile ile sizlerin dikkatini futbol dünyasında son günlerde yaşanan tuhaf ve çirkin olaylara çekmek istiyorum.

Ligin başından bu yana şampiyonluğun en büyük adayı olan ve ligin bitimine 3 hafta kala liderliği ele geçiren takımımızın son haftalarda aldığı başarılı sonuçların ardından, bu güne kadar Türk Sporunda görülmemiş bir seviyesizlikle yapılan yorumlar, son derece çirkin ve yakışıksız isnatlar ve ithamlar birbirini izlemeye başlamıştır. Kendi kişisel varlıklarını ve popülaritelerini Fenerbahçe Spor Kulübü'nü karalayarak sürdürme gayretinde olanlar, bu dönemde artık kendilerinin dahi inanmadığı, ancak fantezi filmlerinde olabilecek senaryolar yazmaya başlamıştır. Bu sorumsuzların iğrenç açıklama ve yorumları özelde Fenerbahçe Spor Kulübü'ne zarar vermekte ise de genelde Türk Futbolu'na zarar vermektedir. Türk Futbolu bu kişilerden derhal kurtulmalı, futbol ailesi bu kişileri dışına itmelidir.

Yüzyıllık büyük kulüpleri rakibi şampiyon olmasın diye maç satacak şeklinde itham edenler, kaçan penaltının ardından, penaltının kaçma gerekçesi olarak penaltıyı atan futbolcunun rakip takım futbolcusu ile olan arkadaşlığına bağlayanlar, şerefi ile kulübüne hizmet eden futbolcuları ortada hiç bir somut veri yokken maç satmakla suçlayanlar, kendi popülerliklerini arttırmak için yaptıkları bu açıklamaların, Türk Futbolunu nereye götüreceğini görmeyecek kadar gözü karadırlar. Gerek duyarlı spor kamuoyu gerekse bu konuda kamu görevi yapanlar bunlara karşı iş işten geçmeden tedbir almalı, bu çağdışı anlayış bir an önce son bulmalıdır.

Fenerbahçe Spor Kulübü Profesyonel Futbol Takımı, yöneticisinden sporcusuna, taraftarına kadar başarı ve şampiyonluk için sıkı sıkıya kenetlenmiş durumdadır. Yürümekte olduğumuz şampiyonluk yolundan bizi kimse geri çeviremeyecektir. Fenerbahçe'nin tek rakibi Fenerbahçe'dir. Takımımız üzerine düşen görevi sahada layığıyla yerine getirdikten sonra, hiçbir güç bizi kaçınılmaz başarıya ulaşmaktan mahrum edemeyecektir. Uzun lig maratonunda sendelediğimiz anlarda; başarının sırrının, geçici başarısızlıkların bizleri umutsuzluğa düşürmesine ve mücadele etmekten vazgeçirmesine izin vermemek olduğunu tüm camia olarak gördük ve o inançla kenetlendik. Bizim inancımız ve yürüyüşümüzün haricinde dışarıdan yapılan kasıtlı tüm yorumların bizim için hiçbir değeri yoktur.

Bir süre önce düzenlediğimiz basın toplantısında TFF yargı kurullarının kararları ve MHK uygulamaları konusunda eleştirilerimizi dile getirmiş ve sadece bizim karşı karşıya geldiğimiz değil, genelde Türk Futbolunda karşılaşılan standart dışı uygulamalardan Türk Futbolunun ne kadar büyük zararlar gördüğünü anlatmıştık.

O tarihte yaptığımız sunumda sadece bizim maçlarımızda değil tüm maçlarda yaşanan standart dışı hakem kararları ve uygulamaları ile ilgili örnekler vermiş ve bu tip olumsuz örneklerin yoğunluğunun Türk Futbolunda güveni ve istikrarı zedeleyeceğine dikkat çekmiştik. O gün söylediklerimiz kayıtlardadır. Söylediklerimizin tamamı Türk Futbolunun geneli için söylenmiş doğru sözlerdir. O tarihte söylediğimiz doğrular, çoğu kesimce duymazdan gelinmiş, bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın mantığıyla, duyarlılık göstermesi gerekenler dahi gözlerinin önündeki gerçeğe karşı sessiz kalmayı yeğlemiştir.

Ancak şimdi görüyoruz ki; o gün ifade ettiğimiz gerçekleri duymazdan gelip sırt çevirenler, lig yarışından koptukça bizim daha önce ifade ettiğimiz gerçeği geç de olsa görmeye başladılar. Bir tek farkla. Dün bizlerin söylediklerinin bugün tıpa tıp aynısını söyleyenler, anlaşılmaz bir tavır ile yaşanan çarpıklıkların faturasını da bu konuları ilk kez söyleme cesaretini gösteren bize kesmeye çalışmaktalar. Basın toplantımızda dile getirdiğimiz Türk Futboluna dair sıkıntılar konusunda söylediklerimiz ile o gün susup bugün feryat edenlerin söyledikleri arasında hiçbir fark olmadığını görmek, anlamak mümkün. Ancak yaşanan standart dışılıktan ve hatalardan şikayet eden biz, nasıl oluyor da bunların müsebbibi olarak gösteriliyoruz? Bunu anlamak ve algılamak da mümkün değildir.

Türk Futbolunda hepimizin karşılaştığı ve son dönemde yoğunlaşan standart dışı uygulamalar ve kararlardan gerçek anlamda, samimi bir şekilde şikayetçi olanlarla Fenerbahçe Spor Kulübü olarak el ele vermeye ve Türk Futbolu adına doğru olanı yapmaya ve doğru yapanın yanında olmaya her zaman hazırız.

Profesyonel Futbol Takımımız ile ilgili bir başka heyecanımız da 5 Mayıs'ta oynayacağımız Ziraat Türkiye Kupası final maçı ile ilgili. Bu yıl takımımızın Şanlıurfa'da Trabzonspor'a karşı oynayacağı final mücadelesinde galip çıkarak, 27 yıllık bir hasreti sona erdireceğini ve Türkiye Kupası'nı müzemize getireceğimize de inanıyoruz. Süper Kupa sevinciyle başladığımız 2009-2010 sezonunu Lig ve Türkiye Kupası ile kapatmak istiyoruz. Bunu yapabilecek gücümüzün olduğunu biliyoruz. Taraftarımızla kenetlenerek bu başarılara ulaşacağımıza da eminiz. Büyük Fenerbahçe taraftarının bizleri her zaman olduğu gibi kalan maçlarımızda da yalnız bırakmayacağına eminiz. Bu noktada Fenerbahçe Spor Kulübü yönetimi olarak son Kasımpaşa maçında, taraftarlarımıza sağlanan promosyon kolaylığı ile maç biletlerinin 50 ve 80 TL'lik fiyatlar ile satılmasını sağladık. Ancak üzülerek ve hayretle görüyoruz ki; kulüp üyesi, taraftar kart sahibi ve Fenercell üyesi taraftarlarımıza yönelik bir nevi promosyon çalışması niteliğindeki bu girişimimiz bile bazı kendini bilmezler tarafından son derece çirkin yorumlar ile eleştirildi. Oysa ki; aynı kişilerin yönetimimizin taraftarlarımızı stadyuma gelmeye teşvik eden bu davranışını eleştirmek yerine, bilet fiyatının yüksek olmasını eleştirmesini beklerdik.

Yazımın başında da belirttiğim gibi her branşta şampiyonluklar yaşamak adına sporcularımız terlerini döküyorlar. Yönetim olarak bizler de başarılı olmak adına tüm branşlarda gerekli yatırımları yapıyoruz. Taraftarlarımız da takımlarımızı ve sporcularımızı bir an olsun yalnız bırakmıyorlar. CEV Indesit Avrupa Bayanlar Voleybol Şampiyonlar Ligi final maçında, İtalya'nın Volley Bergamo takımı ile karşılaşan Fenerbahçe Acıbadem, Avrupa Şampiyonluğu unvanını son anda kaybetti. Ancak Fenerbahçe, olimpik takım sporlarında, Şampiyonlar Ligi statüsünde final oynayan ilk 'Türk Kulübü' olma unvanını kazandı. Finalde kaybeden Fenerbahçe Acıbadem, Avrupa ikincisi oldu. Bu başarının devamının gelmesi ve takımımızın önümüzdeki yıllarda da yine final oynaması ve kupayı müzemize getirebilmesi için Acıbadem Grubu ile birlikte çalışmalarımıza devam edeceğiz. Kızlarımız ayrıca Bayanlar Teledünya Türkiye Kupası Finali'nde, Vakıfbank Güneş Sigorta Türk Telekom'u zorlu maçlar sonucu eleyerek, bu kupayı ilk kez müzemize getirdi, Aroma Bayanlar Voleybol 1.Ligi'nde yarı finalde ezeli rakibi Galatasaray'ı eleyerek finale kaldı. Kızlarımızın bu kupayı da kazanarak bizlere büyük bir mutluluk yaşatacaklarından en ufak bir şüphemiz yok.

Erkek voleybolda da başarılı sonuçlar elde ettik ve göğsümüz kabardı. Fenerbahçe Erkek Voleybol Takımımız, 2009-2010 Sezonu Aroma Erkekler Voleybol 1. Ligi'ni şampiyon olarak tamamladı.

Amatör şubelerimizin başarıları bununla da sınırlı kalmadı. Geride bıraktığımız ay içerisinde bizleri mutlu kılan gururlandıran başka başarılara da imza attık. Hırvatistan'ın Zagreb şehrinde yapılan 27. Uluslararası Zagreb Yarışları'nda sporcularımız Selahattin Gürsoy ve Dünya Örer, Büyük B 2 Tek Takımı ile altın madalya, Büyük A 2 Tek Takımı ile gümüş madalya kazandı. Aynı yarışlarda Büyük A Tek Çifte de sporcumuz Hüseyin Kandemir bronz madalya kazandı.

Türkiye Kürek Federasyonu tarafından düzenlenen yılın ilk kupa yarışı Anı Kupası'nda Fenerbahçemiz Genç Erkekler, Genç Bayanlar Genel Sıralamada şampiyon oldu.

Fenerbahçe Bayan Basketbol Takımımız, Türkiye Bayanlar Basketbol Ligi'nde Ceyhan Belediyesi'ni eleyerek yarı finale kaldı. Kendilerinin bizlere şampiyonluk sevincini yaşatacaklarını iyi biliyoruz.

Bir güzel haber de futbol altyapıdan geldi. Fenerbahçe 14 Yaş Altı Genç Futbol Takımımız, Antalya'da yapılan Coca Cola Akademi Ligi Türkiye Şampiyonası finalinde rakibi Bucaspor'u yenerek şampiyon oldu.

Tabii ki tüm bu branşlarda gelen başarılar, yapılan yatırımlar ve çok çalışmanın birer meyvesi. Gerek Profesyonel Futbol Takımımızın gerekse amatör şubelerimizin başarılarına devam etmesi ve gelişmemizin sürdürülebilir olması, mali açıdan güçlü olmamıza ve güçlü kalmamıza bağlı. Bu noktada yeni projeler üreterek hem taraftarımıza hizmetler sunmaya hem de kulübümüze kaynak yaratmaya devam ediyoruz. Tüm Fenerbahçe taraftarını ortak bir güvenlik çatısı altında birleştirmeyi amaçlayan ve "Güvendesin 12 Numara Fener Alarm Kapında" sloganıyla yola çıkan FenerAlarm Projesi, Fenerium'dan sorumlu Asbaşkanımız Abdullah Kiğılı ve Evre Alarm Yönetim Kurulu Başkanı Erkan Güney'in imzaladığı protokolle hayata geçti. Bu projenin kulübümüze ciddi bir kaynak yaratmasını, taraftarımıza sunacağı kaliteli hizmet ile kısa sürede yüksek oranda talep görmesini bekliyoruz. Yıllardır üzerinde önemle durduğumuz Taraftar Kart projemiz de büyümeye devam ediyor. Yine halen kulübümüze önemli bir kaynak sağlayan ve çok kısa bir süre sonra gelirlerinin çok daha artmasını beklediğimiz Fenercell projemiz de en yakın rakiplerini katlayarak 200 bin abone sınırını aştı.

Taraftarımızın desteği ile takımlarımız ve sporcularımız sahalarda şampiyonluklar yaşarken güçlü mali yapımız ile de başarılarımızın kalıcı olması adına adımlar atıyoruz ve atmaya devam edeceğiz. Kupa ve şampiyonlukların sevinci ile dolu bir ay geçirmek dileğiyle…"

Yorumları Göster
Yorumları Gizle