Ege Haberleri

EGE

    Aziz Kocaoğlu "Stat yapmayan değil yapan başkanım"

    Hürriyet Haber
    05.12.2014 - 01:35 | Son Güncelleme: 04.12.2014 - 13:16

    İZMİR Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, katıldığı bir televizyon programında kent gündemine ilişkin açıklamalar yaptı.

    Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu Kanal 35’te yayınlanan programda kent gündemine ilişkin soruları cevapladı. Programda ilk soru, SOCAR’ın Aliağa yatırımı konusunda Büyükşehir Belediyesi’nin plan yapma yetkisini elinden alarak bölge planlarını "özel proje alanı" ilan eden Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na karşı açtıkları davayı neden geri çektikleri üzerine oldu. Bu kararı vermelerinin tek gerekçesini "İzmir’e gelecek çok önemli bir yatırımın önünü kesmemek" olarak özetleyen Başkan Kocaoğlu, "PETKİM Limanı’nda bir problem yok, yatırımlarını yapıp sürdürüyorlar. Burada rafineri ve diğer fabrikalar için asgari 7 milyar TL’lik bir yatırım söz konusu. Bu yatırım da İzmir’de yapılan en büyük yatırım olacak. Türkiye’nin de hatırı sayılır yatırımları arasına giriyor. Biz yatırımı başından beri destekliyoruz. Ama Çevre ve Şehircilik Bakanlığı bizim plan yapma yetkimize müdahale etti. Yani kendisi plan yaptı ve orayı ’özel proje’ alanı ilan etti. Dolayısı ile bütün yetkiler Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na geçti. Biz İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak, plan yapma hakkımız, yetkimiz gasp edildiği için dava açtık. Ve özel proje alanının plan uygulamasına dava açtık. Bundan sonra 5000’lik ve 1000’lik yapılan ve yatırımın önünü açan planlara dava açmadık. Ama özel proje alanı iptal edildiği zaman, sistem çorap söküğü gibi geriye itiyor. Bu uluslararası bir yatırım ve Azerbaycan devletinin şirketinin yaptığı bir yatırım. Hem projenin büyüklüğü hem de 11 yıldır ’yerelde kalkınma hedefi’ doğrultusunda altını çizerek verdiğim mücadeleyle bu durum ters düşecekti. Davadan çekilme nedenimiz budur. Büyükşehir Belediyesi’nin yetkisine müdahaleyi hiçbir zaman içime sindirmedim, sindirmem de.. Ama bizim bu konuda özveride bulunmamız gerekiyordu" dedi.

    "ÇAMLI’DAN SU NUMUNESİ ALAMIYORUZ"

    Çamlı Barajı konusuna da değinen Başkan Aziz Kocoğlu, bölgenin öncelikle bir su havzası olduğuna vurgu yaparak şunları söyledi:

    "Su havzası olduğu için buraya baraj yapacağım derseniz ve DSİ’nin 5 yıllık planlarına alırsanız, bölge baraj havzası olur. DSİ’nin 5 yıllık planlarından çıkarttığınız zaman baraj havzası olma özelliğini ötelemiş olursunuz ama su havzası olma özelliğini yani doğanın verdiği su havzası olma özelliğini kaldıramazsınız. Altın aranacağı zaman DSİ’deki yatırım programından kaldırıp da ’burası baraj havzası değil, ben buraya altın madenine veriyorum’ demek ve buraya kimseyi sokmamak nasıl bir şeydir; bunu kamuoyunun takdirine bırakıyorum. Çamlı bölgesinden İZSU su numunesi alamıyor. Biz buralar kirlendi diye iddia etmiyoruz. Ama güvenemiyoruz. ’Kontrol edelim’ diyoruz. Bizi sahaya sokmuyorlar. Valilik ve DSİ ile yaptığımız yazışmalar var. Biz Efemçukuru köyüne halen tankerle su taşıyıp, deposuna doldurup kullandırıyoruz. İZSU tankerlerle su taşıyarak veriyor. Daha fazla bir şey söylemeye gerek yok."

    "İÇME SUYUNDA SORUN YOK"

    İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi AK Parti Grup Başkan Vekili Bilal Doğan’ın Tahtalı Havzası’na atık suların karıştığı yönündeki iddialarına da yanıt veren Başkan Aziz Kocaoğlu, bunu yaklaşan genel seçimler öncesi milletvekili olmak için yapılan çabalar olarak nitelendirdi. Başkan Kocaoğlu, "İzmir’de AKP’den milletvekili olmak isteyen herhangi bir arkadaşımız ve mevcut milletvekillerimiz, dikkat ederseniz 6 aydan bu yana sık sık belediyenin iş yapmadığı yönünde beyanat vererek İzmir Büyükşehir Belediye Başkanını itibarsızlaştırmak için uğraşıyorlar. İftira ve karalamalarla yürütülen bu saldırıları seçim sürecinde doğal karşıladım, bir şeyler olmak istiyorlar diye. Ama bu böyle olmaz. Ben 11 senedir belediye başkanlığı yapıyorum. Dünya alem öğrendi: Aziz Kocaoğlu’nda hiç ahlaksızlık, şerefsizlik, hırsızlık, soysuzluk, dolandırıcılık yok! Aka kara demekle kara olmuyor. Çamur at izi kalsın demekle, çamur atmakla olmuyor. Tahtalı konusunda İZSU açıklama yaptı. İçme suyumuzun temizliği konusunda en küçük bir tereddütümüz yok. 80 noktadan sürekli numune alınıyor. Kaynaklar’da proje çalışmalarımız bitti ama o bölgede kanalizasyonun, şebekenin geçeceği yol yok. Kanalizasyon alt yapısı olsa bile orası imarsız alan. Ve burada yapılan yapıların yüzde 98’i kaçak. İmar affından yararlananlar varsa var. ’Buradan utanıyorum, terk edeceğim’ diyen vatandaşımız kaçak yapı yaparken ne durumdaydı? Büyük laf etmekle insan büyümez. Köşeli laf etmekle insan büyümez. İddia doğru değildir. Orada foseptik var ve İZSU’ya telefon edildiğinde foseptiğin suyunu çekmekte ve götürüp kanalizasyon bacasından büyük arıtmaya gidecek şekilde vermektedir. Ama telefon edip bildirmezsen, çektirmezsen, foseptik taşabilir. Biz sadece barajdan değil, sadece Görece temiz su arıtmasından değil, oradan Kaynaklar’dan baraja giden derelerden de sürekli numune alıp kontrol ediyoruz. Ve bizim İZSU laboratuvarımız dünya çapında akredite edilmiş yetkisi olan bir laboratuvardır. İçme suyumuzun kalitesinde en küçük bir sorun yok" diye konuştu.

    "İZMİR’E ŞAŞI BAKMASAYDI"

    AK Parti İzmir Milletvekili Binali Yıldırım’ın İzmir’e gerçekleştirdiği gezisi sırasında ortaya attığı "AKP’li ilçe belediyelerine eşit davranılmadığı" iddialarını da yanıtlayan Başkan Aziz Kocoğlu şunları söyledi:

    "Binali Yıldırım’ın beni, Aziz Kocaoğlu’nu çok iyi tanıdığını biliyorum. Ama çok iyi tanıyor. 2004-2009 yıllarında 14 tane AKP’li belediye başkanı vardı. 9 tane Demokrat Partili belediye başkanı vardı. 3 ya da 4 tane ANAP’lı belediye başkanı vardı. 1 tane de Genç Parti’den belediye başkanı vardı. 2004-2009 yılında ayrım yapmamışız. 2009-2014 arasında Bayındır’da ayrım yapmamışız. Şimdi mi ayrım yapıyoruz? Kesinlikle ayrım yapmıyorum. İki-üç gündür buralarda dolanıyor Binali Bey. ’Bunlar bir şey yapamazlar’ gibi sözleri var. Hükümet olarak bir Büyükşehir Belediyesi kadar İzmir’e yatırım yapmadın. 5 misli değil daha da altındasın. Valinin maaşını, korumanın maaşını toplayarak ’ben İzmir’e yatırım yaptım’ derseniz, o farklı bir şeydir. Binali Bey seçimi kazanabilirdi ama Bakan olduğundan bu tarafa, 12 sene boyunca İzmir’e şaşı bakmasaydı. Ben Binali Bey’e üzüldüm. Gerçekten üzüldüm. Birlikte iş yaptık, Aliağa-Menderes projesinde. Aleyhinde en zor koşullarda bile bir şey söylemedim. Bende ahde vefa var. Beraber proje yaptık, beraber iş yaptık. Türkiye’nin en büyük projesini gerçekleştirdik. Onu sayarım, yine konuşmam. Her şey siyaset değil! Her şey üç tane, beş tane; yüzde bir, yüzde üç oy değil. Buralardan geldiğimiz gibi gideceğiz. Ama tertemiz gideceğiz. Benim hedefim budur. Elinde bir sürü imkan vardı, yapsaydın! O zaman millet de takdir ederdi. Ama İzmirli tehdite papuç bırakmaz. İzmir ondan farklı. İzmir ondan güzel. Merkezi hükümet tehdit ediyor. Bana oy vermezsen yatırım yapmam, bana oy ver yatırım yapayım şeklinde. İzmirli bunu çok iyi biliyor. İzmir’in müzesi yok! Neden yapılmıyor? Peki Gaziantep’in müzesini kim yaptı? İzmir’in tarihi zenginlikleri Gaziantep’ten daha mı geri?"

    "KESİP KOPARTMAK LAZIM"

    İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı, "Basmane Çukuru" olarak bilinen yer konusunda da şunları söyledi:

    "Bu bizden önceki dönemde yapılmış bir uygulama. Yapan da iyi niyetle yapmıştır. Kimseyi suçlayacak halimiz yok. Ama artık kangren haline geldi. Bunu kesip kopartmak lazım. Ben 11 senedir sabrediyorum. Eğer bu dava bir daha dönerse, ben bu işi hukuka götüreceğim. Madem çözülemiyor, hiç değilse İzmir Büyükşehir Belediyesi de hakkını arasın. Hakkımı isterim. Borcu varsa borcunu versin, alacağı varsa alacağını alsın! Rahmetli Başkan Ahmet Piriştina plan yaptı. Ben 11 senedir uğraşıyorum. 16 senedir çözülmeyen bir problem bu. Büyükşehir Belediyesi’nin iyi niyeti olsa ne olacak, olmazsa ne olacak?"

    "STAT YAPTIRMAYAN DEĞİL YAPAN BAŞKANIM"

    İzmir’in stat meselesine de değinen Başkan Aziz Kocaoğlu, Gençlik ve Spor Bakanı ile Ankara’da yaptığı görüşmeye atıfta bulunarak, "Sanıyorum 22 gün önce görüştüm Sayın Bakan’la. Biz Gürsel Aksel’e nasıl bakıyoruz? Yalı’ya nasıl bakıyoruz? Altarnatif olarak neler öneriyoruz? Bunları gerekçeleriyle beraber, hava fotoğraflarıyla beraber, Sayın Bakan Bey ve teknik kadrosu ile paylaştık. İnşallah Sayın Bakan bir an önce karar verir. O kararı da bize söylerler diye bekliyoruz. Süresiz yanıtsız kalmaz bu iş. Biz stat yaptırmamakla suçlanıyoruz. Peki Bornova’daki 10 bin kişilik stadı kim yapıyor? O stat bittiği zaman İzmir takımları biraz rahatlayacak. Yiğidi öldürüp hakkını teslim edeceksiniz. Bakan Bey inşallah karar verecektir ve verilen karar inşallah kentin yararına ve lehine olur. Biz her türlü maddi manevi desteğe hazır olduğumuzu senelerdir ilan ediyoruz. Biz stat yaptırmayan değil stat yapan belediye başkanıyız" dedi.

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı