GeriFutbol Aziz Başkan Arda'yla 15 dakika başbaşa kalsa Cimbomlu olur
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    97
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Aziz Başkan Arda'yla 15 dakika başbaşa kalsa Cimbomlu olur

Aziz Başkan Arda'yla 15 dakika başbaşa kalsa Cimbomlu olur
refid:12072577 ilişkili resim dosyası

Uğur Dündar: “Arda’yı ikna ederim” lafı konusunda iddialı mısınız?
Aziz Yıldırım: Adnan oyuncuyu veriyorsa, o iddiam devam ediyor. Kulüp olarak varız derse, alırız.
Adnan Polat: Başkan boşuna zamanını harcamış olur. 1-2 sene sonra yurtdışı projeleri var.
Aziz Yıldırım: Dışarı satarsın, dışarıdan alırız! Bunu bil yani…

FENERBAHÇE Başkanı Aziz Yıldırım, Galatasaray Başkanı Adnan Polat ve Trabzonspor Başkanı Sadri Şener, usta gazeteci Uğur Dündar’ın sunduğu Arena’da kulüplerinin hedefleri, futboldaki yeni rolleri ve bu sezon mücadele edecekleri UEFA Avrupa Ligi hakkında önemli açıklamalar yaptılar.

Polat, Avrupa ve Türkiye’de başarılı olmasını istediklerini belirtirken, eskiden çeyrek finale kadar zarar ettikleri UEFA Kupası’nın artık Şampiyonlar Ligi’nin yeni bir versiyonu haline geldiği için de mutlu olduğunu söyledi. Polat, 2. eleme turundaki ilk maçı uzak bir yerde, Kazakistan’da oynayacak olmasına rağmen endişe duymadığını dile getirdi.

Yıldırım, Avrupa Ligi’yle ilgili olarak, “Eski formatta kazanç sağlayamıyorduk. Yeni formatta ise Şampiyonlar Ligi kadar olmasa da yine de bir hayli gelir sağlanacak, bu nedenle daha önemli bir organizasyon haline geldi” dedi. Yıldırım, D-Smart’ın da kulüplerin de bu işten mutlu çıkmasını diledi.

Şener de aynı dileklere katılırken, kendilerinin bu sezon play-off’tan başlayacağı için biraz daha avantajlı olduklarını, bu ligi çok önemsediklerini söyledi. Şener, Trabzon şehrinin turizm ve spor açısından, ayrıca ülke puanı açısından gruplara kalmalarının çok önemli olduğunu söyledi.  

3 kulüpten 2’sinin final oynamasını dileyen Dündar, Polat’a, pek çok isim yazılmasına rağmen transfer politikasında çok büyük bir ismi, Rijkaard’ı getirdiğini söyledi. Ama gazetelerde yine de “hayallerin gerçekleşmediği” gibi bir tablonun çıktığını, bunu nasıl değerlendirdiğini sordu.

Polat: Okazyon olursa alırız (Okazyon nedir?: Fırsat, kelepir)  

Polat, gazetelerde çıkan haberlere göre değil teknik heyetle yaptıkları uzun görüşmeler doğrultusunda transfer yaptıklarını,yeterince haber bulunamadığında bu tür haberlerin çıktığını söyledi. Polat, “Görüştüğünüz oyuncunun haberi çıktığında fiyatı artıyor. Bu haberler zaman zaman yönetici kaynaklı olsa da, son dönemde daha çok menajerlerden çıkıyor. Biz aslında bu seneki transferlerimizi gizli tutabildik. İmza atılana kadar kimsenin haberi olmadı. Futbolla bire bir sadece ben ve Haldun Üstünel uğraştığı için haberler asla dışarıya çıkmadı. Menajerlerin de yansıtmamış olması işin enteresan tarafı! Bu seneki transferlerimiz nedeniyle taraftarlarımız rahat olsun. Şu anda yaptığımız transferler yeterli diyemem. Transfer hiçbir zaman bitmez. Her an her şey olabilir. Bir okazyon olabilir”.

Adnan Polat’ın “okazyon” sözcüğünü kullanması da gülüşmelere neden oldu. Polat bu gülüşmeler üzerine, “Bundan yıllar önce bir gazeteci arkadaşım aynı soruyu sordu. “Ben de bir okazyon olursa alırız” dedim. Ertesi gün “Galatasaray Okazyon’u Getiriyor” diye bir manşet çıktı!”

Daum, 2 mevki için 5'er aday belirledi

Dündar: F.Bahçe şu an transferde G.Saray kadar atak değil. Bence içten içe bir hazırlık içindesiniz. Bir transfer bombası patlatacak mısınız?
Yıldırım: Kulüpler laf olsun diye değil ihtiyaca göre transfer yapar. Mehmet, Özer, Bekir ve Bilica’yı aldık. Bu mevkilerde eksiklerimiz vardı. Onun için “bomba” demek yanlış. Bu takıma monte edilecek, ihtiyacımızı karşılayacak 2 oyuncu daha alıp transferi kapatacağız. Geçenlerde Ronaldinho yazıldı. Yazılan rakam 12 milyon Euro. 4 yılda 48’e gelir. Bütçemizin 3’te birine karşılık gelir. Bu paralar çok fazla. Taraftar beklenti içine sokuluyor. Borç batağına girerseniz bir süre sonra bankalar kredi vermez. 1 orta saha ve 1 de stoper ya da sol kanat oyuncusu alacağız. Daum bu mevkilerde oynayan 5’er oyuncu tespit etti. Bunlardan 2’sini alacağız.

Ligde yayın ihalesi en az 400 milyon dolar olmalı

Dündar: Süper Ligimiz önem açısından sanırım 6’ncı sırada yer alıyor. Ama gelir açısından daha az bir imkâna sahip. Yeni yayın ihalesi konusunda değerlendirme yapılırken rakamlar yeniden gözden geçirilmeli mi?
Polat: Aslında çok büyük harcamalar yapmadık. Bonservis bedeli fazla ödemedik. Ama bizden beklenen Avrupa’da kupa kaldırmamız. Dört büyük kulübümüzden bahsediyorum, rekabet edebilmemiz için daha fazla bütçe lazım. Yayın gelirleri kulüplerin en büyük gelir kaynağı. Türkiye’de futbola olan ilgi nedeniyle bizden beklentiler var.
Yıldırım: Fenerbahçe’nin bütçesi 220 milyon dolar. Fenerbahçe’nin TV gelirlerinden aldığı toplam yayın geliri her şey dahil edildiğinde sadece 20 milyon dolar. 1998’de bütçemiz 20-25 milyon dolar civarındaydı. Ve televizyondan 13 milyon dolar gelirimiz vardı. Havuz bozulmasın, güzel. Ama büyük kulüpler tek başına hareket etse daha fazla gelir elde edebilirler. Bayern Münih’in televizyon geliri 70 milyon Euro. Bütçeleri 300 milyon Euro. Yani bütçelerinin ciddi bir kısmı. Teknoloji değişiyor. Bu katkıları da ortaya koyup marka değerini artırmak lazım. 400 milyon doların altında bir ihale bedeli olmamalı. Aksi taktirde futbol takımlarımız iyi oyuncu alamayacaktır. Kulüpler ve federasyonla konuşuyoruz. İhale yapılırken tavır koyacağız. Muammen bedel 400’ün üzerine çıkmalı artık Türkiye’de.
Polat: Aziz Beye katılıyorum. TV’den alınan rakamla 1 yıldız futbolcu bile transfer edilemiyor. Kulüpler Birliği ile bu konuda mesai harcıyoruz. Bence de 400 milyon doların altında olmamalı…

Polat: Aziz Bey 15-20 dakika Arda'yla başbaşa kalsa G.Saraylı olacağından korkuyorum

Dündar: Mehmet Ali Yalçındağ’ın evindeki yemekte konuşulan şakalaşma niteliğindeki “Arda’yı ikna ederim” lafı konusunda iddialı mısınız?
Yıldırım: 15 dakika konuşalım. Olumlu-olumsuz konuyu kapatalım dedim. Adnan oyuncuyu veriyorsa, o iddiam devam ediyor. Biz kulüp olarak varız derse, biz de alırız.”  
Adnan Polat (Gülerek): Aziz Bey çok iyi F.Bahçeli. Ama 15-20 dakika Arda’yla baş başa kaldığı vakit Aziz Bey’in G.Saraylı olacağından korkuyorum! Onun için görüşmelerine müsaade etmiyorum. Arda çok iyi bir G.Saraylı. Takımın sembol futbolcusu. Onun için tekliflerine teşekkür ediyorum, ama başkan boşuna zamanını harcamış olur. Arda’yı Türkiye’de bir yere parayla satmayız. Onun kariyer planına göre 1-2 sene sonra yurtdışı projeleri var.
Yıldırım: Yöneticiler takım değiştirmez ama oyuncular değiştirir. Dışarı satarsın, dışarıdan alırız! Bunu bil yani… (Gülüşmeler). Bu, Arda’nın tercihidir…
Dündar: F.Bahçe’de yöneticiyken Glasgow’a gitmiştik. 12-13 teknik direktörün resmi asılı. Bunlar en sevdikleriniz mi dedim. “Hepsi bu kadar” dediler. Bir teknik direktör 30 yıl takımı yönetmiş. Bizde teknik direktör konusunda neden direnemiyor kulüpler?
Şener: Medya baskısı nedeniyle 3 maç kaybettiğinizde yeriniz sarsılmaya başlıyor.
Dündar: Yukarıda sohbet ederken Yılmaz Özdil şunu “Teknik direktörler gidiyor da bunu yazanlar hiç gitmiyor” dedi, sizce neden?
Yıldırım: Türkiye’deki futbol takımları dernekler kanununa göre yönetiliyor. Bu nedenle kongre üyelerinin ve medyanın baskısı nedeniyle bir şey yapamıyorsunuz. Dışarıda kulübü yönetenler kulübün sahibi. Bu nedenle daha rahat hareket edebiliyorlar.
Dündar: Rijkaard çok iyi bir kariyere sahip. Ama Türkiye’yi tanıması gecikirse aksayabilir mi? Ona ne kadar zaman tanıyorsunuz?
Polat: 2 senelik sözleşmesi var. Sözleşmesi süresince Galatasaray’da kalmasını arzu ediyoruz. Önümüzdeki sezon arzu edilen yerde olmasa da devam edecek kredisi vardır. Büyük kulüplerde ikinci olmak başarısızlık kabul ediliyor. Geçen yıl Aziz Bey Avrupa şampiyonu hocayı getirdi, İspanya gol kralını getirdi ama yerden yere vurdular. Bu işin garantisi yok. Yabancı hocalara zaman tanımak lazım.

Hakemlerin kalite çıtası yükseltimeli

Dündar: Hakemlerin iyi niyetli olduğunu düşünüyorum. Ama biz maalesef hakemler konusunda büyük liglerin kalitesini yakalayamıyoruz. Yabancı hakem konusunda ne düşünüyorsunuz?
Yıldırım: Türk futbolu bir değişim içerisinde. Ama hakemler aynı şekilde değişim gösteremedi. Tüm hataları çıkaralım. Bizim maçlarımızda aleyhimizde yapılan hata çok yüksek. Kötü niyet yok ama kalite çıtası yükseltilmeli. Israrla başarısız olduğunuzda bu da bir tür kötü niyettir. Biz oyuncu, antrenör getiriyoruz, hakem de getirilsin dedik. Öte yandan hakemler Avrupa’da maç yönettiğinde başarılı oluyor. Bu durum irdelenmeli. Ayrıca hakemlerin koşulları iyileştirilmeli. Bu hakemlerle bu lig yürüyecek dediğinizde onlara güvence vermiş oluyorsunuz. Bu zihniyetin kalkması lazım.
Dündar: Hakemleri rahat bıraksak. Kimse hakemler hakkında yorum yapmasa. O zaman yurtdışındaki başarı çizgisini yurtiçinde de yakalayamazlar mı?
Şener: Daha iyi çalışırlarsa hakemlerimiz iyi olur. Futbolcuların hakemlere itirazı konusunda da kulüpler tavır almalı. Bizde hakem “merhaba” dese oyuncu itiraz ediyor. Bu da hakem üzerinde büyük baskı oluşturuyor. Yıldırım: Biz Belediye maçında 2 ofsayt golüyle 3 puan kaybediyoruz. 2 hafta sonra hakem yine maç alıyor. Bu haliyle “Türk hakemleriyle yola devam edelim” diyemeyiz.
Polat: Futbolcu düzeyinde yüksek seviyeleri yakalayabiliyorsak, hakemlerimiz neden yapmasın?

Menajerleri devlet  incelemeli

Yıldırım: Menajerler konusunu da gündeme getirelim. Biz vergimizi ödüyoruz. Faturasını alıyoruz. Ama devletin de bunu incelemesi lazım. Bir menajerin 80 tane oyuncusu var. Bunun altında neler olabilir. Örneğin basketbolda sizin altyapıdan yetiştirdiğiniz oyuncuyu Amerika’ya götürüyorlar, bir okula yazdırıyorlar. Ardından Türkiye’de bir kulübe pazarlıyorlar.
Şener: Çok kolay para kazanılan bir yol. Emek harcamadan…
Dündar: Lugano sorunu menajer meselesi mi?
Yıldırım: Evet, 16 milyon Euro istendi. Yılda 4 milyon. 8’i peşin. 2 milyonu oyuncuya, 2 milyonu bonservis bedeli gibi menajere olmak üzere… Lugano konusunda biz “olmaz” dedik. Konuyu kapattık. Kendileri görüşmek istiyorlar. Gelirlerse konuşuruz, kulübün menfaatine uyuyorsa anlaşırız. Türkiye’de menajerlik nedir kimse bilmiyor. Konunun üstüne gideceğim. Bunu herkes bilsin. Burada açıkça herkesi uyarıyorum. Mehmet Topuz olayında Beşiktaş’la yaşadığımız sorun da menajer kaynaklıydı. Bu menajerleri imtihan yapıyorlar. İngilizce bilmiyor ama belge almış. İşi bilmeyen menajerler piyasada geziyor.
Şener: Kulüplerde en çok eleştirilen konu, menajer parası. Çok ciddi paralar.
Dündar: Dileriz tüm takımlarımız Avrupa’da başarılı olur.
Yıldırım: Ve dileriz Fenerbahçe şampiyon olur.
Polat: Bunu söylemesi gayet normal! (Gülüşmeler). Ben de tüm kulüplerimize başarılar diliyorum. Sizinle de zaman ve zemin uygun olduğunda görüşmek üzere…

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle