Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Azınlıklardan neden korkuyoruz?

70 milyonluk Türkiye Cumhuriyeti, sayıları birkaç yüzbini geçmeyen, gayri müslim vatandaşından açıkça korkuyor. Vakıflar yasasının hala çıkarılamamasının başka bir nedeni olabilir mi?

Türkiye’nin öyle bir “tabusu” , öyle bir “derin” konusu var ki, çok az kimse biliyor ve çok az kimse cesaret gösterip konuşabiliyor.

Gayrimüslimlere ait Vakıf mallarından söz ediyorum.

Önemli bölümü Rumlara ve Ermenilere ait. Diğer bölümü Süryanilerden Yahudilere kadar geniş bir yelpaze.

Bu insanlar mal almışlar kiliselerine hibe etmişler veya kiliseleri gayrimenkul edinmiş. Zaman içinde, hem kimi mallarına el koymuşuz, hemde çivi çakmalarını yasaklamışız. Hiçbir faaliyet yapamaz duruma sokmuşuz.

Gayrimüslim vatandaşlarımızın elini kolunu bağlamışız. Yüzde 99’u müslüman bir ülkede, küçük bir azınlıktan korkmuşuz.

İşin ilginç yanı, bu kısıtlamayı yıllar içinde iki karşıt cephe farklı gerekçelerle ancak birlikte gerçekleştirmişler.

Devletin dine ağırlık veren kesimi, “İslamı korumak” amacıyla kısıtlama getirmiş. Bedava İncil dağıtanları yakalatmış, misyonerleri yasaklatmış.

Devletin laik kesimi ise, dinci vakıfları da kontrol altında tutabilmek için kısıtlama üstüne kısıtlama getirmiş.

Bu düğüm zaman içinde kördüğüme dönüşmüş. Bugün, Avrupa Birliğine uyum sağlamak amacıyla uğraşılıyor, ancak bir türlü çözülemiyor.

Hala direnmeler var.

Askerden direnme, “bunları bırakırsak, dinci vakıflarda azar” gerekçesiyle geliyor.

İçişlerinden direnme, ülkenin bütünlüğü gerekçesiyle ve tabii “dindar” veya “duyarlı” diye adlandırılan kesimlerden de “din elden gider” kaygısıyla direniş çıkıyor.

Düşünebiliyor musunz, 70 milyonluk bir ülkede, birkaç yüzbin gayri müslimden korkuyoruz (!)

Kiliselerini kurmaları, Vakıfları aracılığı ile varlıklarını sürdürmeleri bizleri kaygılandırıyor.(!)

Ne yapacaklar dersiniz?

Anadoluda bedava kutsal kitap dağıtıp, 70 milyonu Hristiyan mı yapacaklar? Misyonerler Türk toplumunun kafasını mı çeleçekler? Vakıfları sayesinde zenginleşip ülkemizi mi bölecekler?

Böyle birşey nasıl düşünülebilir?

Vakıflar yasasının hala çıkarılmamasına da hiç akıl erdiremiyorum.

* * *
POLİS, SINIFTA KALDI

Doğrusu, ben bu mantığı anlayamıyorum.

Bir grup kadın, hangi nedenle olursa olsun gösteri yapıyorlar. Görüşlerini açıklıyorlar.

“Amma, izin için başvurmamışlar. Dilekçe yazmamışlar. Yani yasalara aykırı hareket etmişler (!)”

O zaman bu insanlara vahşice saldırmak, yerlerde sürüklemek, kadınların ağzını burnunu dağıtmak mı gerekiyor? İllaki, böylesine zorbalık mı yapmalı?

Polise bu emri kim veriyor?

Polisi böyle amirlerin eline kim bırakıyor?

Nerede kaldı Kopenhag Kritreleri?

Oysa bizim beklentimiz bambaşkaydı. İçişleri Bakanlığının bu konuya özel bir dikkat göstereceğini sanıyorduk. Amirleri eğitecek, polise nasıl hareket etmesi gerektiğini öğretecekti.

Anlaşılan, boş yere beklemişiz.

Boş yere ümitlenmişiz.

* * *

(Bu yazı, Posta Gazetesinde ve aynı gün Hürriyet Gazetesinin tüm dış yayınlarında, Hürriyet internet sitesinde (www.hurriyetim.com.tr) Milliyet internet sitesinde (www.milliyet.com.tr) ve Daily News ekibi tarafından tercüme edildikten sonra hem ana gazetede, hem de Daily News internet sitesinde (www.turkishdailynews.com.) yayınlanmaktadır.)
X