Gündem Haberleri

GÜNDEM

    'Azınlık Raporu'nu yırtma davası başladı

    Ankara
    09.03.2005 - 12:32 | Son Güncelleme:

    Türkiye Kamu-Sen Genel Sekreteri Fahrettin Yokuş'un, Başbakanlık İnsan Hakları Danışma Kurulu tarafından hazırlanan Azınlık Hakları Raporu'nun açıklanması sırasında raporu yırtarak kurul başkanı Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu ve kurul üyesi Baskın Oran'a hakaret ettiği iddiasıyla yargılanmasına başlandı.

    Ankara 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın duruşmasına, Kaboğlu ve Oran ile aralarında Ankara Barosu Başkanı Vedat Ahsen Coşar'ın da bulunduğu avukatlarıyla Yokuş'un avukatları katıldılar. Duruşmayı Eğitim-Sen Genel Başkanı Alaaddin Dinçer, yazar Fikret Başkaya ve bazı sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri izledi.

      

    Davayla ilgili şikayetleri sorulan Kaboğlu, öncelikle Başbakanlık İnsan Hakları Danışma Kurulu'nun oluşumu ve çalışma sürecini anlattı. Kurul tarafından hazırlanan raporların kamuoyuna periyodik aralıklarla duyurulduğunu söyleyen Kaboğlu, 8 Kasım 2004 tarihinde de Azınlık Hakları Raporu'nun açıklanması için Başbakanlık Binası'nda basın toplantısı düzenlendiğini belirtti.

      

    “HAYATIM ALTÜST OLDU”

      

    Kaboğlu, arkasında bulunan Yokuş'un omzundan tutarak raporu elinden aldığını ve yırttığını ifade ederek, şunları söyledi:

      

    “Bu olay nedeniyle aile yaşantım, akademik kariyerim ve uluslararası alandaki ilişkilerim altüst oldu. Olay, düşünce özgürlüğüyle kaba kuvvetin karşı karşıya gelmesinin somut bir tablosudur. Bu dava, ders verdiğim genç hukukçuların adalete güveni için büyük önem taşıyor. Vereceğiniz karar, fikir özgürlüğüne yapılan şiddete karşı anlam taşıyacak.”

      

    Yokuş'un raporlarda imzası bulunmayan ve kurul çalışmalarının dışında olduğunu söyleyen Kaboğlu, sanıktan şikayetçi olduğunu ifade etti.

      

    “KABA KUVVETLER ENGELLENİRSE”

      

    Raporu hazırlayan kurul üyesi Baskın Oran da Yokuş'tan şikayetçi olduğunu dile getirerek, Başbakanlık tarafından insan haklarının geliştirilmesi ve toplumun bilgilendirilmesi için oluşturulan kurulun üyeleri olarak görev yaptıklarını kaydetti.

      

    Oran, “Fikir özgürlüğü, kaba kuvvetle engellenmeye kalkılırsa ülke kaosa sürüklenir, Türkiye uluslararası arenada 2. sınıf devlet muamelesi görür” dedi.

      

    Ankara Barosu Başkanı Coşar da mahkemeye müdahale taleplerini içeren bir dilekçe ve Baro Başkanlığı'nın olaya ilişkin kınama bildirisini sundu.

      

    “SUÇ İŞLEMEYE DEVAM ETTİ”

      

    Avukat Oya Aydın, Yokuş'un olayın meydana geldiği günden sonra hakaret, sövme, suçu övme ve halkı sosyal sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge farklılığına dayanarak, kamu düzenini tehlikeye atacak şekilde birbirine karşı tahrik etme suçuna kadar uzanan bir dizi eylemlerde bulunduğunu ifade eti.

      

    Kaboğlu'nun resmi sıfatına işaret eden Aydın, sanığın Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) “Hükümet memurlarına karşı şiddet ve tehdit” eylemini içeren 254. maddesi uyarınca yargılanması gerektiğini savundu.

      

    Bunun üzerine Yargıç Nuri Öztürk, sanık hakkında suç duyurusu dilekçesinde yer alan diğer suçlamalardan takipsizlik kararı verildiğini belirtti.

      

    Avukat Aydın, ayrıca Yokuş'un konfederasyon genel sekreteri olması ve eyleminin etki edebileceği kişi sayısının fazlalığının dikkate alınarak, hüküm kurulmasını talep etti.

      

    Yokuş'un avukatları, müvekkillerinin eyleminin müştekilerin şahsına değil, rapora ve içeriğine yönelik olduğunu savundular.

     

    Yokuş'un Ankara dışında olduğu için duruşmaya gelemediğini ifade eden avukatlar, gelecek celse müvekkillerini hazır edeceklerini söylediler ve savunma için süre istediler.

      

    GÖRÜNTELER İSTENECEK

     

    Yargıç Öztürk, Kaboğlu ve Oran'ın müdahillik taleplerinin kabulüne, sanık avukatlarına savunma yapmaları için süre verilmesine karar verdi.

      

    Suç duyurusu dilekçesinde yer alan TCK'nın 254. maddesinden dava açılmasına yönelik karar olmadığından bu eksikliğin giderilmesi için dosyanın Cumhuriyet Savcılığı'na gönderilmesine karar veren Öztürk, RTÜK'ten de Yokuş'un olaydan sonraki günlerde yaptığı basın toplantılarının bantlarının istenmesini kararlaştırdı.

      

    Öztürk, duruşmaya mazeretsiz katılmayan Yokuş'un ihzaren (polis marifetiyle) celbine karar vererek, duruşmayı 25 Mayıs 2005 tarihine erteledi.

      

    İddianamede, Yokuş'un TCK'nın 482. maddesinin 3. ve son fıkraları uyarınca 3 aydan 1 yıla kadar hapsi isteniyor.

      

    MİLLETVEKİLİNE AÇILAN TAZMİNAT DAVASI

      

    Asliye Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmanın ardından Kaboğlu ve Oran'ın, AKP Malatya Milletvekili Süleyman Sarıbaş aleyhine açtıkları 50'şer milyar liralık tazminat davası görüldü.

      

    Ankara 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nde başlayan davanın duruşmasında söz alan Oran, milletvekillerinin yanlış bir dokunulmazlık zırhına sığındıklarını savundu. Oran, yasama dokunulmazlığının milletvekillerine insanların kişilik haklarını ihlal ve küfür hakkı doğurmadığını belirterek, davanın kabulünü istedi. Sarıbaş'ın avukatı Aydın Akpınar da söz alarak, Sarıbaş'ın ülke meseleleri çerçevesinde konuşma yaparak, görevini yerine getirdiğini söyledi ve delillerini sunmak için süre istedi.

      

    Duruşma eksikliklerin giderilmesi için ertelendi.

      

    Dava dilekçesinde, Sarıbaş'ın, Kaboğlu ve Oran hakkında ”Kepazelik raporunu hazırlayan entel devşirme takımı” diyerek kişilik haklarına saldırdıkları iddia ediliyor ve 50'şer milyar liradan, 100 milyar lira manevi tazminat talep ediliyor.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı