‘Az bekletip kazandık’

Hülya GÜLER
08.07.2015 - 01:16 | Son Güncelleme: 08.07.2015 - 00:12

Geçtiğimiz günlerde Türkiye’nin ‘En Değerli Markası’ seçilen Akbank’ın Genel Müdürü Hakan Binbaşgil, bu konuda sağlam finansal yapının yanı sıra hizmet kalitesinde sağladıkları iyileştirmelerin etkili olduğunu söyledi. Binbaşgil, “Hizmet süreçlerimizdeki 1000’e yakın uygulamayı gözden geçirip müşterilerimize 4.5 milyon saat kazandırdık” dedi.

TÜRKİYE’de 2008 yılından bu yana seçilen ‘En Değerli Marka’ sıralamasında bu yıl ilk kez bir finans kuruluşu olarak Akbank birincilik koltuğuna oturdu. Akbank ayrıca Brandfinance’nin The Banker ile birlikte belirlediği ‘Dünyanın En Değerli Bankaları’ sıralamasında da 7 yılda 100 basamak yükselerek dünyanın en değerli 81. markası oldu. Türkiye’nin en değerli markalar ölçümlemesinde bundan 7 yıl önce 10’uncu sıradan giren Akbank, marka değerini 4 kattan fazla artırarak 2.5 milyar doları aştı.

HER ŞUBEDE MARKA ELÇİSİ

‘En Değerli Marka’ olma sürecini paylaşmak üzere basın mensupları ile biraraya gelen Akbank Genel Müdürü Hakan Binbaşgil, bir bankanın en değerli unsurlarından birinin ‘markası’ olduğunu söyledi. Akbank’ın son yıllarda finansal yapısındaki sağlamlığı ve geleceğe yönelik büyüme potansiyeli ile dikkat çektiğini kaydeden Binbaşgil, “Finansal yapımızın sağlamlığı ile birlikte özellikle hizmet kalitemizi artırmanın üzerinde titizlikle durduk. Hizmet süreçlerinde 1000’i aşkın uygulamayı gözden geçirdik. Bu süreçlerde yaptığımız iyileştirmeler ile 13 milyon müşterimize 4.5 milyon saat kazandırdık. Yani her müşterimizi yarım saate yakın bir süre daha az beklettik. Ayrıca teknoloji, inovasyon, kurumsal sosyal sorumluluk ve girişimcilik gibi alanlarda da önemli yatırımlar ile gelişme sağladık. 1000’e yakın şubemizin her birinde yer alan ‘marka elçileri’mizin de katkılarıyla en değerli marka olduk” dedi.

60 BİN BANKACI YETİŞTİ

Binbaşgil, en değerli marka olma yolunda etkili olan 7 faktörü “Finansal yapının sağlamlığı, inovasyon- teknoloji, hizmet kalitesi, kurumsal sosyal sorumluluk, girişimcilik, çalışan kalitesi ve güçlü marka yönetimi” şeklinde özetledi. Akbank’ın 67 yıllık bir banka olduğunu hatırlatan Binbaşgil, “Marka olmak uzun ve son derece büyük emek isteyen bir süreç. Biz de bu noktaya ciddi bir deneyim ile geldik. Bugün Akbank’ta 15 binin üzerinde kişi çalışıyor. Halen 10 binin üzerinde emeklimiz var. Bugüne kadar ise 60 bin kişi çalışmış. Yani Akbank Türkiye’de 60 bin bankacı yetiştirmiş. İşte bu en değerli marka ünvanında en değerli katkıyı yapan bu 60 bin çalışanımız” diye konuştu.

Teknolojiye 500 milyon $

AKBANK’ın gelecek stratejilerini de açıklayan Hakan Binbaşgil, “En iyi olmak istiyorsanız teknolojiyi en iyi siz kullanacaksınız. Biz teknolojide ‘süper’ olacağız, şubeleşmede ise müşteri bizi nerede, nasıl görmek istiyorsa oraya gideceğiz. Son 5 yılda teknolojiye 500 milyon dolardan fazla yatırım yaptık” dedi.

Finansal yapı sağlam

EN değerli marka ölçümlemesinde finansal yapınızın sağlamlığının önemine değinen Hakan Binbaşgil şunları anlattı: “Bunda da aktif kalitesi yani takipteki kredi oranınızın düşüklüğü devreye giriyor. Bizim takipteki kredi oranımız yüzde 2.9 olan sektör ortalamasının altında yüzde 1.7. Sermaye yeterlilik oranımız da yüzde 14. Bu da gelecekteki büyüme potansiyelimizi gösteren önemli bir oran. Akbank’ın bunun yanında yüksek likiditesi de dikkat çeken bir unsur.”

Asıl zenginlik kültür-sanatta

ÜLKELERİN asıl zenginliğinin sanat, kültür ve eğitim alanındaki performanslarıyla ortaya çıktığı anlayışı ile Akbank’ın çok uzun zamandır kurumsal sosyal sorumluluk projelerini hayata geçirdiğini söyleyen Hakan Binbaşgil, “Bu konuda sürdürülebilirliğe büyük önem veriyoruz. Tüm projelerimiz uzun soluklu. Kurumsal sosyal sorumlulukta kültür, sanat ve eğitim alanına odaklanıyoruz. Finansal okuryazarlık alanında faaliyetler yürütüyoruz. Ayrıca 2010’dan beri iyi bir fikri olan girişimci 36 firmaya 90 milyon TL kaynak sağladık” şeklinde konuştu.

Etiketler:


    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı