"Doğan Hızlan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Doğan Hızlan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Doğan Hızlan

Ayten Gökçer'in Maria Callas'ı

Doğan HIZLAN

Her tiyatro metni, bir başka sanatçının elinde, yeni yorumlarla değişik bir boyut kazanıyor.

Ayten Gökçer'i Ustalar Sınıfı'nda Maria Callas rolünde seyrederken sanatın, sanatçının yaratma zenginliğini düşündüm.

Yaşamının ana çizgilerini, müziğini bildiğiniz bir Diva'nın sahnede canlandırılması çok zor bir iş. Seyirci ile bağlantı kuramadığınız anda boşluğa düşerseniz.

Bilenler ve bilmeyenler için bu oyunu oynayacak, ikisini de sahneye çekeceksiniz. Ayten Gökçer, her iki seyirci için de cazibe merkezi olmasını biliyor.

Hırçın, demir iradeli, kimi zaman tutkunun bataklığında çırpınan bir Callas.

Ustalar Sınıfı'nı sahneye koyan Cüneyt Gökçer, ‘‘Maria Callas ve anımsattıkları’’ yazısında şöyle diyor:

‘‘Bütün yaşamı tutkularının tragedyasıydı.’’

Belki de bu yargı, bütün sanatçılar için geçerli bir anayasa maddesi.

Bütün sanatçıların yaşamını özetleyen klişe ama doğru bir söz.

Ayten Gökçer, gelgitler içinde, ruh çelişkilerinin estirdiği fırtınaların çalkantısında ama asanatına saygılı, tutkulu, birbiri içine girmiş kavramların ince çizgisinde bir Maria Callas kimliği getiriyor sahneye.

Sanatının kraliçesi, özel yaşamının nedimesi. Anlayan, reddeden, müzik deyince her şeye bembeyaz sayfa açan bir müzik tanrıçası.

Zaman zaman üstten bakan, öğrencilerini küçümseyen, kendisiyle mukayese eden bir öğretmen. Onlara müzikten daha önce hayatı öğretiyor. İkisini nasıl bir arada götürmeleri gerektiğini söylüyor.

En önemlisi... Kişilik, kişilik, kişilik...

Maria Callas değil, kendileri olmalarını. Onun yöntemini anlatıyor, acılarla, göz yaşlarıyla çırpınarak.

***

BAŞARILARINI anlatmıyor onlara, daha çok acılarını, yoksulluklarını dile getiriyor. Kalem alabilmek için bir portakala duyduğu özlemi durmadan yineliyor.

Ayten Gökçer'in sevecen, zalim, alaycı, mutsuz, mutlu, başarılarının doruğundayken bile tatminsiz, dostsuz, yalnız bir sanatçı Maria Callas'ı beni etkiledi doğrusu. Onu, olağanüstü sanatçılığı kadar, sıradan insan yanıyla verme başarısını gösterdi.

Gökçer'in karşıtlıkları, değişimleri başarıyla yansıtışını seyirci profilinin grafiğinden de izledim. Tiyatro eleştirmeni olmadığım için seyircinin yüzündeki değişimler, davranışlar beni ilgilendirir. Bu çelişkileri seyircilere yaşatabildi Ayten Gökçer.

Meslek hayatı ile özel yaşam sarmal bir kavramdır aslında. Nerede birleşip nerede ayrıldığı konusunda kesin bir sınır tayin etmek mümkün değildir.

Ayte Gökçer, oyunculuk birikimini, ustalığını en ince ayrıntısına kadar bu oyunda sergilemiş.

***

ANCAK bir başka ustanın, Cüneyt Gökçer'in de metni dantel gibi işleyen yöneteminin başarıdaki payını unutmayalım.













X