"Ayşe Arman" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ayşe Arman" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ayşe Arman

Ayşe'nin Gözlüğü

Ayşe ARMAN

Son kez Sevil Demir

Siz benim sabah akşam Sevil Demir hadisesiyle yatıp kalktığımı, zannetmiyorsunuz değil mi?

Bu mümkün mü arkadaşlar?

Ben meseleye biraz da ‘‘Bir sonraki röportaj kim olacak?’’ diye bakıyorum. Mesleki deformasyon belki ama beni de anlayın, ekmek paramı bu şekilde kazanıyorum. Ve o kadar çok para kazanıyorum ki, hızımı alamıyorum.

Siz hala o olayla ilgili fakslar çekedurun, ben bu arada bir Yasemin Kozanoğlu röportajı attırdım (sayfa 3), bir de yarın başlayacak ve üç gün sürecek ‘‘deriiiiin bir Mehmet Ağar röportajı’’.

Yani hayat devam ediyor.

Kıramadım sizi, (bundan sonra kıracağım) bu hadiseye dair okur tepkilerini bugün -son kez- yayınlayacağım.

İKİ KİŞİ GEREKİR

Kimse çıkıp da, ‘‘Bu kız, bu işi tek başına yapmadı ya!’’ demiyor nedense. Hani derler ya, ‘‘İt takes two to tango’’. Barış Manço'yu severim. Ama o da bir insandı ve hayatının son zamanlarını sevdiği bir insanla geçirdi. Ne var bunda? Neden o sevdiği insan, ‘‘adi’’, ‘‘paçoz’’ oluyor? Anlayamıyorum. Böyle sevilen ve sayılan bir adam neden o kıza gönlünü kaptırsın mantığı mı? Demek ki, o her bakımdan iyi adam, o kızda bir şeyler buluyordu. Sonra, kızın giysilerinin, mini eteğinin eleştirilmesinin konumuzla ne alakası var? Herhalde pantolon, insanı, daha masum ya da güvenilir yapıyor! (Ayşe)

BOZUK AİLE YAPISIYMIŞ

Bugün gene köşenizde o yapmacık sırıtışıyla Sevil Demir'in fotoğrafını görünce dellendim. Zaten onunla yaptığınız röportajı okuyunca, hop oturup hop kalktım. Gece kalp çarpıntılarıyla uyandım. Nedir bu yaptığınız? Halkın bu kadar sevip saydığı birisi hakkında böyle şeyler yazmak, Lale ve çocuklarını düşünmeden, her tarafından paçozluk, adilik akan, çıplak fotoğraflar çektirmiş Sevil Hanım'ı zavallı bir aşık genç kızmış gibi göstermeye çalışmak. Nedir bu? Öldüğünde yanında olmuş olabilir, belki sevgilisi de olmuş olabilir (Barış'ı tanıdığım kadarıyla bu kadar basit birine takılması mümkün görünmüyor) ama Barış hayattayken neden bu tür hikayeler hiç yazılmadı? Madem ki bugüne kadar sustu, madem ki bu kadar seviyordu, sonsuza kadar sussaydı! Belli ki parasız kalmış, bir meziyeti de yok, kolay yoldan meşhur olmak istiyor. Bozuk bir aile düzeni olan bir tek o mu? Bu durumda olan herkes böyle mi davranıyor? O kadar savunmasız ve korunmasız biriyse çenesini açmasaydı, kendi kaşındı! Uykularınızın kaçmaması çok ilginç vallahi, size söylüyorum Ayşe Hanım, insan bu kadar duygusuz olur. (Arzu K.)

BAKKAL BİLE BİLİYORDU

Köşenizde yayınladığınız mektupları okudum. Bu insanlar ne düşünüp böyle eleştiriler yapabiliyorlar. Yani bir yıldır Türkiye'de bir Barış Manço furyasıdır gidiyor. Sağlığında şarkılarını doğru dürüst dinlemeyenlere ya da televizyon programlarında kanal değiştirenlere ne oluyor böyle. Anlayabilmiş değilim. TRT'ye yaptığı programlarla yüklüce bir servet sahibi oldu. Antika merakını giderdi. Bir aile reisi edasıyla çoluk çocuk pozlar verdi. Halbuki eşi ile senelerdir ayrı yaşadığını mahalledeki bakkal bile biliyordu. Öyleyse insanları bir aile görünümü ile niye kandırdılar? Barış Manço'nun tabii ki sanatçı yönünü inkar edemeyiz. Ama o sanatını yaparken karşılığını fazlasıyla aldı. Onun için Sevil Demir'e bu kadar yüklenmek, ileri geri konuşmak niye? Aralarında bir ilişki yaşandı muhakkak, böyle bir açıklama yaparak birçok günahsız insanı da dedikodulardan kurtarmış oldu. Yani ezcümle: Bu hanımın açıklama yapması o kadar önemli bir şey değil. Hayatta herşey olabilir. (Ayla Tükel)

GRİ TONU OLMAYANLAR

Köşenizdeki Manço olayıyla ilgili muhalif ve muafık görüşleri okudum. Çoğu bir ‘‘zaaf’’tan söz ediyor. Yani bir insanın bir kadına ya da bir erkeğe aşık olması, eğer bu kişi evliyse bir zaaf, daha da kötüsü ihanet! Her şey o kadar siyah beyaz tonlardaki; bu kişiler için hiç gri ton yok. Bir insan iki kişiye birden aşık olamaz mı? Ya da evliyken bir erkeğe ya da kadına aşık olamaz mı? Henüz duygularını tam çözümleyememişken bu duygusunu karısına ya da kocasına açmanın erken olduğunu düşünüp bir süre bekleyemez mi? Bu niçin zaaf ya da ihanet olsun ki? Böylesi bir toplumdan Hizbullahçılar'ın çıkmasına şaşmamak gerek. Fransa'da Mitterand'ın cenazesine karısı ve sevgilisi birlikte katılmışlardı. Ne kıyamet koptu ne de Mitterand küçüldü. Aklı başında hiç kimse de ne zaaftan ne de ihanetten söz etti. Ama orası Fransa, burası Türkiye! (Orhan)

X