"Ayşe Arman" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ayşe Arman" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ayşe Arman

Ayşe'nin gözlüğü

Ayşe ARMAN

Ciddi yazı Evlendiniz.

...

Ama hayat böyle işte.

Boşanmaya karar verdiniz.

Şimdi ne olacak, neler, nasıl, paylaşılacak?

Kozlarınızı manen paylaşmaktan söz etmiyorum, ama ‘kanunlar, mal, mülk, yat, kat, daire ya da üçgenlerimizi paylaşmak konusunda yardımcı oluyor, hiç değilse haklarımızı koruyor’, insan böyle düşünmek istiyor değil mi?

İşte bunlar kısmen de olsa, Medeni Kanun Tasarısı’nda Evlenmenin Genel Hükümleri ve Eşler Arasındaki Mal Rejimi’nde yer alıyor. O yüzden de bir an önce bu tasarının, tasarı olmaktan çıkması gerekiyor.

* * *

İtiraf ediyorum, insan o hukuki terimleri zaman zaman anlamakta zorlanıyor. Ama İ.Ü. Kadın Sorunları Araştırma ve Uygulama Merkezi Öğretim görevlisi Nazan Moroğlu gibi biri söz konusu tasarıyı anlatırsa, ben bile kavradığıma göre anlamamak mümkün olmuyor.

Biliyorsunuz, güzel ülkemizde Medeni Kanun değişikliği için yapılan çalışmalardan bugüne kadar olumlu bir sonuç alınamadı. Son olarak Adalet Bakanlığı Medeni Kanun Komisyonu tarafından, geçtiğimiz şubat ayında kamuouyuna Medeni Kanun Tasarısı sunuldu.

İşte aşağıda bazı maddelerini yazacağım, bu tasarının kadın kuruluşları ve barolar (elbette ki bilir kişi ve çeşitli kurumlar) tarafından bazı değişiklikler yapılmış halidir.

Dileğimiz tasarının bir an önce hayata geçmesidir.

* * *

Bu ‘biz’li cümlelere bayılıyorum.

Yazıya birden nasıl da ‘ciddi’ bir hava veriyor değil mi?

Zaten babam da artık benim böyle yazılar yazmamı istiyor. Dileğimiz temiz toplum, dileğimiz 16 bin faili meçhul cinayetin aydınlatılması, dileğimiz mafya ile bağlantısı olan siyasetçilerin istifa etmesi, dileğimiz şeffaflık, dileğimiz bağımsız yargı, dileğimiz de dileğimiz...

Ağabeylerim ablalarım çoğunlukla makalelerinde birinci çoğul şahıs kullanıyor, sanki 15 kişi birden bilgisayar tuşlarına basıyor, ama yazı dediğin de ‘biz’li yazınca adam akıllı oturaklı oluyor.

Değil mi ama?

Hazır oturaklı yazmaya başlamışken, izninizle paylaşımlı mal rejimi konusuna bir gireceğim: Kanun ikiye ayırmış. Paylaşma kapsamında olanlar ve olmayanlar diye. Paylaşma kapsamında olanlar ailenin evlilik boyunca ortak kullandığı mal, mülk. Yani ailenin ekonomik geleceğini güvence altına almak amacıyla yapılmış yatırımlar. Demek isteniyor ki, eşiniz ya da siz evliliğiniz boyunca hisse senedi almış ya da altın koymuşsunuz bir kenara, kimin elinin altında olursa olsun fark etmez, bunların tümü ortak paylaşıma girer. Geleceğinizi güvence altına almak için evliliğiniz boyunca yaptığınız her şey kısacası. Yatırımların yanı sıra bir de onların yerine geçen değerler. Diyelim ki eşiniz ya da siz bir ev aldınız, ama küçük diye hiç içinde oturmadınız. İnsan, boşanma gerçekleştiği takdirde, söz konusu evin paylaşıma girmeyeceğini düşünüyor değil mi? Yanıldınız, ailenin geleceğini temin eden şeylerden biri olduğu için o da paylaşılıyor. Üç ev mi almış kocanız, kendi üzerine mi yapmış, olsun eğer o kiralar sizin evinizin geçimini, çocuğunuzun bakımını karşılıyorsa, onlar da giriyor, kira geliri paylaşılıyor. Yani genel olarak evlilik süresince edinilmiş tüm mallara ortaklık söz konusu.

Peki neler paylaşma kapsamında değil?

Mesela miras yoluyla edinilen mallar. Büyük dedenizden miras kalmıştır da o sizindir. Bağış yoluyla elinize para geçmiştir, yine sizindir. Bir aile büyüğünüzün çocuğu yoktur, vasiyet bırakırken sizi uygun görmüştür, bunu da boşandığınız eşinizle paylaşmanız gerekmiyor. Bir de manevi tazminat alacaklarınız. Yani hakkınızda basında kötü bir yazı çıkmıştır, sizde dava açıp kazanmışsınızdır, o parayı da ayrıldığınız eşinizle paylaşmanız gerekmiyor.

* * *

Durum aslında açık değil mi?

Paylaşmaya konu olan ve olmayanın asıl birleştiği nokta, evlilik birliğinin kurulmasından sonra edinilmiş her şey.

Ama mesela eşinizin fabrikası ortak paylaşıma girmiyor.

Yine de...

Türkiye’deki evli çiftlerin yüzde 80’inin sadece bir evi ve bir arabası olduğu düşünülürse (yani büyük çoğunluğun ne yazık ki, fabrikası yok!), bu tasarıyla mutlak bir mağduriyet önleniyor.

Bilmem anlatabiliyor muyum?

Bu yüzden bu tasarı ciddi bir önem arzediyor.

Ve desteklenmesi gerekiyor.

Ben de bu arada sevgili okurlarımdan ciddi yazılar yazmam konusunda destek bekliyorum. Çünkü birden havaya girdim. Alt komisyonda tartışılan, sonra genel kurula girecek olan daha bir sürü yasa tasarısı var da...



X