"Ayşe Arman" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ayşe Arman" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ayşe Arman

Ayşe'nin gözlüğü

Ayşe ARMAN

Tekeşlilik

Adamın adı, Adam.

Soyadı Phillips.

O bir İngiliz psikoterapist.

Londra'daki Wolverton Gardens çocuk ve aile danışma merkezinde çocuk psikoterapisi bölüm başkanı olarak çalışmış. Psikanilizin yanı sıra edebiyat ve yayıncılıkla da uğraşmış. Bir dolu kitap yazmış, bir kısmı da Türkiye'de yayınlanmış...

Şimdi bu bilgilerin bize ne yararı var?

Bilmem, yok galiba.

Ama Türkiye'de yayınlanan son kitabını okumanın var.

Yarar şu: Kafanız karışıyor.

Oldum olası kafa karıştıran şeyleri (filmleri, kitapları, insanları, olayları) severim.

İyi ama benim kafa karıştıran şeyleri sevmemin size ne yararı var?

Bilmem, yok galiba.

Ama ‘‘tekeşlilik’’ üzerine kesinlikle farklı bir açıdan bakılarak yazılmış bu kitabın ilginizi çekebileceğini düşündüm.

Ne de olsa, edebiyatımızı, şarkılarımızı, felsefemizi hatta politik düşüncemizi belirleyen temel kavramların hepsi aslında tekeşlilik tarafından içeriliyor: Sevgi, ihanet, sadakat, saygı, kıskançlık, bağlılık, arzu, yalan, ahlak, merak, suç, özgürlük, aklınıza daha ne gelirse...

Fena mı olur yani, okuyunca, belki sizin de kafanız karışır...

‘‘Kafası karışıklar ülkesi’’nde mutlu mutlu yaşarız.

* * *

Metis'ten çıkan ‘‘Tekeşlilik’’ adlı kitabında Phillips, psikanalitik bir yaklaşımla, alaycı, denemeci bir üslubu birleştiriyor.

Mesela şöyle şeyler söylüyor:

‘‘İki kişiden ancak arkadaş olur; çift üç kişiden oluşur’’.

Haydiiii...

Şimdi karışmaz mı insanın beyni?

Karışır.

Aslında adam şunu anlatmak istiyor: Hani o, aile değerleri, evlenme, boşanma hikayeleri üzerine sürdürdüğümüz bitmez tükenmez tartışmalar var ya, işte bunların hepsi tekeşlilik üzerine yaptığımız tartışmalardır. İnsanları bir arada tutan şeyin ne olduğu ve neden bir arada kalmaları gerektiği konusunda yaptığımız tartışmalar...

Ve diyor ki, ‘‘Şurası kesin tekeşlilik hakkında konuşmak, önemli olabilecek hemen her şey hakkında konuşmak demektir!’’

* * *

Adam Phillips'in 133 sayfada (121 kalemde) anlattığı ‘‘tekeşlilik’’ denilen kavramı şurada cırt diye anlatabilmemin imkan ve ihtimali yok.

Zaten bu meseleyi ‘‘çözmüş’’ filan da değilim.

Diyorum ya, hâlâ kafam karışık.

Psikanalitik yorumlar okumam da fayda etmiyor...

Ama kitaptan bazı alıntılar yapmamam için de bir sebep yok.

En azından neden kafamın karıştığını ve işin içinden çıkamadığımı anlarsınız...

* * *

... Tekeşliliğe inanmak, tanrıya inanmaktan pek farklı değildir.

Tekeşliliği veri aldığımız, onu kural kabul ettiğimiz için böylesine bir sorundur sadakatsizlik. Belki de sadakatsizliği veri almalıyız, onu taciz olmadan, rahatlıkla varsaymalıyız. O zaman tekeşlilik hakkında düşünebiliriz artık.

Tıpkı tekeşliler gibi kendilerini daha iyi bir hayata gönülden adamış olan çokeşliler de birer idealisttir.

Sadakatsizlik, cinsellik dramıyla ilgili olduğu kadar hakikati söyleme dramıyla da ilgilidir. Hakikati düşünmemizin, dürüstlükle iyiliğin çeliştiğini fark etmemizin tek nedeni cinselliktir.

Sadakatsizlik, değişime verdiğimiz bir başka addır; bir inanç değişikliğine, bilebileceğimiz tek değişime. Kendimize olan sadakatsizliğimizle besleniriz.

Tekeşliliğin karşıtı neden ikieşlilik ya da çokeşlilik değil de, sadakatsizliktir?

Bir çift, işleyecek suç arayan iki suç ortağından oluşur. Suç işlemeye en yaklaştıkları durum ise cinselliktir çoğu kez.

Mesele kime sadık olduğunuz değil, sadık olup olmadığımızdır.

Her zaman kendime sadığım, sorun da bu zaten. Başka kime sadık olabilirim ki?

Tekeşliliği seçmek, eşinden başkasını arzulamamayı seçmek değildir kuşkusuz; kendi tekeşlilik fikrini zedeleyecek hiçbir şey yapmamayı seçmektir. Herkes kendi (çoğunlukla bilinçsiz) sadakat standartlarıyla oynaşır. Ama insan asla sırf eşine sadık değildir, aslında her zaman sadakatin kendisine sadıktır.

Bazıları için ihanet bir başkasıyla dans etmektir; başkaları içinse yalnızca çiftleşmek ihanet sayılır, geri kalan herşeyi cezalandırılmaktan korkmadan yapabilirsiniz.

Ama zaten kesin olarak sahip olma diye bir şey yoktur hiçbir zaman; arzu hiçbir zaman garanti belgesiyle gelmez.

Hepimiz fazla hazza maruz kalmaktan korkuyoruz. Kimileri için bunun en iyi çözümü sadakatsizlik, kimileri içinse tekeşlilik.

İnsan ancak tekeşlilik sorun olmaktan çıktığı zaman gerçekten tekeşli olur: Yani aşıkken.

* * *

Kafanız yeteri kadar karışmadıysa...

Artık benim yapabileceğim daha fazla bir şey yok.

O zaman bir kitapçıya gidip, bir adet ‘‘Tekeşlilik’’ edinip, kafanızı karıştırmak için uğraşıp duracaksınız.

Tebrikler.






 








X