Dünya Haberleri

DÜNYA

    Ayrımcılık iç mesele değildir

    Hürriyet Haber
    06.02.2000 - 00:00 | Son Güncelleme: 06.02.2000 - 00:01

    Türkiye'nin zirvesinden Jörg Haider'e uyarı

    Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ve Başbakan Bülent Ecevit, dün yaptıkları açıklamalarda, yeni Avusturya Hükümetini ve Avrupa'yı ırkçılık konusunda uyardılar. Demirel, Türkiye'nin Avrupa ülkelerinde çok sayıda yaşayan vatandaşı bulunan bir ülke olarak yeni Avusturya Hükümetinin izleyeceği politikaları dikkatle takip edeceğini belirterek, demokratik olma iddiasındaki ülkelerin uyması gereken kuralların içişleri meselesi sayılmadığını kaydetti. Ecevit, konunun Davos'ta da gündeme geldiğini ve kaygıların açıkta dile getirildiğini belirtirken, Avusturya'daki durumun Türkiye için yaşamsal önem taşıdığına dikkat çekti.

    DEMOKRATİK MEŞRUİYET

    Demirel, dün yaptığı yazılı açıklamada, Avrupa'nın ortak değerlerinin Türkiye'nin de parçası olduğu uzun bir tarihin ürünü olduğunu belirtirken, ‘Kültürel farklılıkları zenginlik kaynağı olarak gören bir demokratik bütünleşme hareketi olarak algıladığımız Avrupa Birliği’nin ırkçılığa, yabancı düşmanlığına ve din temelinde ayrımcılığa karşı tepki göstermesine ‘iç işlerine karışma’ ya da ‘bir halkın demokratik seçme hakkını kullanmasını tanımama’ gerekçesiyle itiraz edilmesini anlamaya imkan yoktur' dedi.

    Avusturya'daki siyasi gelişmeler neticesinde gündeme gelen eleştirileri bu bağlamda değerlendirdiklerini bildiren Demirel, bu noktada dikkate alınması gereken bir hususun da demokratik meşruiyetin tanımıyla ilgili olduğunu bildirdi.

    BİZ DAHA ÇOK DUYARLIYIZ

    Demirel, bugün artık demokratik değerler bakımından uluslararası alanda bir müteselsil kefalet durumunun söz konusu olduğunu belirterek, ‘Bu bakımdan, demokratik olma iddiasındaki ülkelerin uyması gereken kuralların, içişleri meselesi sayılmamaktadır. Avrupa’da yükselen ırkçılık ve yabancı düşmanlığı gibi gelişmeler karşısında, aynı zamanda muhtelif Avrupa ülkelerinde çok sayıda vatandaşı yaşayan bir ülke olarak da özellikle duyarlı olduğumuzu vurgulamak isterim. Yeni Avusturya Hükümeti'nin izleyeceği politikaları işte bu düşünceler ışığında dikkatle takip edeceğiz.'

    ECEVİT : YAŞAMSAL ÖNEM

    Avusturya'daki durumun Türkiye için yaşamsal önem taşıdığına dikkat çeken Ecevit de, ‘Ben Avusturya Hükümeti’nin ırkçılık açısından çok dikkatli davranacağına, ırkçılık ve yabancı düşmanlığı ile ilgili izlenimleri ortadan kaldırmaya çalışacaklarına inanıyorum' dedi. Avusturya-Türkiye ilişkilerinin bu durumdan etkilenmeyeceğini umduğunu belirten Ecevit, şunları söyledi: ‘Türk toplumunda ırkçılık diye bir kavram yoktur. O bakımdan Avrupa gibi demokrasiye öncülük eden bir ülkeler topluluğunda ırkçılığın hala bir tehlike olarak varlığını sürdürmesini bizim anlayabilmemiz son derece zordur. Umarız ki ilerideki yıllarda bu hastalık tümüyle ortadan kalkar’

    Kültürel farklılıkları zenginlik kaynağı olarak gören bir demokratik bütünleşme hareketi olarak algıladığımız Avrupa Birliği'nin ırkçılığa, yabancı düşmanlığına ve din temelinde ayrımcılığa karşı tepki göstermesine ‘iç işlerine karışma’ ya da ‘bir halkın demokratik seçme hakkını kullanmasını tanımama’ gerekçesiyle itiraz edilmesini anlamaya imkan yoktur.

    Süleyman Demirel

    Türk toplumunda ırkçılık diye bir kavram yoktur. O bakımdan Avrupa gibi demokrasiye öncülük eden bir ülkeler topluluğunda ırkçılığın hala bir tehlike olarak varlığını sürdürmesini bizim anlayabilmemiz son derece zordur. Umarız ki ilerideki yıllarda bu hastalık tümüyle ortadan kalkar.

    Bülent Ecevit

    Avrupa'ya kafa tuttu

    AVUSTURYA'da koalisyon ortağı iktidara gelen aşırı sağcı Jörg Haider, Avrupa Birliği'nin Avusturya'yı tek başına bırakma tehdidine tepki göstererek, ‘‘Kimse bizimle birlikte masaya oturmazsa, Avrupa'da hiçbir karar alınamaz. Bir üye olarak bizim oyumuza ihtiyaçları var’’ diyerek, restini çekti. Hükümet ortağı ve Başbakan Schüssel de, ‘‘300 milyonluk Avrupa, 8 milyonluk bir ülkeden mi korkuyor’’ dedi. Schüssel, korkulacak bir durum olmadığını kanıtlamak için kendilerine 100 gün süre tanınmasını istedi. Bu arada Viyana'daki protesto gösterileri de tüm şiddetiyle sürüyor. Dün sabah erken saatlerden itibaren FPÖ önünde toplanan kızgın göstericiler, koalisyonun yemin töreninden sonra polise spray kutusundan alev püskürttüler.

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı