Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Ayrılık da aileye dahil

Bebek Kahvesi’nde üç kişi. Adam, kadın ve çocuk.

Büyükler, geçenlerde yollarını ayıran Nurgül Yeşilçay ve Cem Özer. Çocuk, oğulları Osman Nejat.
“Oğlumuz için bir aradayız” diyor Cem Özer: “Bizi beraber görmeniz normal.”
Tabii ki normal onları bir arada görmemiz.
Çünkü ikisinin evliliği bitse bile, üçü hâlâ bir aile.
Evlilik sonuçta müessese. Bazen yürür, bazen yürümez. Yürümüyorsa vardır sebebi: Taraflardan biri (ya da ikisi de) becerememiştir, kadın-erkek olarak artık mutlu değillerdir, olmamıştır yani.
Ama bu anne-baba olarak bir gerçeği paylaşmaya niye engel olsun?
Bir arkadaşımın Polonyalı teyzesi geldi aklıma: Günün birinde başkasına âşık olur ve boşanır. Ama aile bağları için canla başla uğraşır.
Bir taraftan kaderindeki aşkı yaşar, bir taraftan da ölene kadar sadece kendi çekirdek ailesinin değil, bütün sülalenin direği olmayı başarır.
Üstelik dünyanın en açık fikirli ülkelerinden biri olmayan, Katolik Polonya’da yapar bunu.
Diyeceğim o ki, siz boşanmış bile olsanız çocuğunuzun gözünde hâlâ ailesiniz. Evliliği bitirmek onun elinden ailesini almayı gerektirmez.
Birbirimize olan kırgınlık ve kızgınlıklarımızdan, kapanmamış hesaplardan daha hayati bu.
Eski defterleri açmadan bir araya gelmek kolay değil belki; ama takdir edersiniz ki çok kral hareket.
Taraflardan biri yeni aile kursa bile çocuğun annesi, babası ve kendisinden ibaret dünyasına hürmet etmeli. Kaybedileni geri getirmez ama yeni bir şey kazandırır.
Kazanılanın ne olduğunu, günün birinde çocuğunuzun gözlerine bakınca anlarsınız.
Attilâ İlhan’ın şiirini bozarak söylersek: “Ayrılık da aileye dahil çünkü ayrılanlar hâlâ ebeveyn.”


Hani asker eleştirilmeliydi?

Süheyl Batum’un “kâğıttan kaplan” çıkışına iktidarın “vay sen orduya hakaret ettin!” infiali hiç inandırıcı değil.
Efendiler, siz değil miydiniz yıllarca “asker eleştiriden muaf olmasın!” diyen? Gazeteleriniz değil miydi, “demokrasi” adına Genelkurmay’a yüklendikçe yüklenen?
O zaman buyurun işte, Süheyl Batum da kendi açısından eleştirmiş askeri. Tıpkı sizin yaptığınız gibi. Cevabını da almış.
Şimdi kellesini istemek “ordu eleştirilsin ama hep bizim istediğimiz şekilde eleştirilsin” demek olmuyor mu?
Cezası varsa zaten millet sandıkta kesiyor. Siz en iyisi Süheyl Batum’a çiçek gönderin, oyunuzu artırdığı için. 


İncir  Çekirdeği

Mühim olan tesadüflerin aşkı sevmesi.

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI