Gündem Haberleri

    Aynı senaryo

    Sefa ÖZKAYA
    13.09.2013 - 01:44 | Son Güncelleme:

    27 Mayıs müdahalesinin gölgesinin Türkiye’nin üzerinden gitmediğini ve aynı senaryoların bugün de uygulanmaya çalışıldığını söyleyen Başbakan Erdoğan, “Gezi olaylarında onu demediler mi? Gençler şöyle öğütülüyor, böyle öğütülüyor. Şöyle dövülüyor, böyle dövülüyor. 27 Mayıs’a kadar gelen sürece bakın, okuyun, araştırın, bugün yaşananlarla o günlerin tıpatıp birbirine benzediğini göreceksiniz” dedi.

    BAŞBAKAN Recep Tayyip Erdoğan, 27 Mayıs müdahalesinin karanlık gölgesinin bugünlere kadar Türkiye’nin üzerinden gitmediğini ve aynı senaryoların bugün de uygulanmaya çalışıldığını belirtti. Erdoğan, bugün sokaklarda ellerinde molotof kokteylleriyle dolaşanların, önce bunu çok iyi öğrenmeleri gerektiğini belirterek, “Eğer bu karanlık tarihler unutulursa, aynı şekilde tekerrür ederler. Gezi olaylarında onu demediler mi? Gençler şöyle öğütülüyor, böyle öğütülüyor. Şöyle dövülüyor, böyle dövülüyor. Bunlar demediler mi? Hâlâ söylemiyorlar mı? Bugün nasıl bir el, gençleri sokağa itmek istiyorsa, üniversiteleri karıştırmak istiyorsa, o gün de aynı elin gençlere kıydığını göreceksiniz. 27 Mayıs’a kadar gelen sürece bakın, okuyun, araştırın, bugün yaşananlarla o günlerin tıpa tıp birbirine benzediğini göreceksiniz” dedi. Tüm Sanayici ve İşadamları Derneği (TÜMSİAD) Genel Ticaret Fuarı (TÜMEXPO) kapsamında CNR Expo’da düzenlenen “Uluslararası Kobi Şurası”nda konuşan Erdoğan şunları söyledi:

    KARANLIK BİR OLAY

    “Bugün son derece meşum ve karanlık bir olayın, 12 Eylül askeri müdahalesinin 33’üncü yıldönümü. Türkiye bu müdahale nedeniyle gerçekten çok ağır bedeller ödedi. Sadece 12 Eylül müdahalesinin olduğu gün ve sonrasında değil 12 Eylül’ün öncesinde, yani hazırlık döneminde de Türkiye, gençlerini, kazanımlarını, birikimlerini, enerjisini maalesef heba etti. Türkiye, asıl büyük bedeli, 12 Eylül müdahalesinden çok daha önce, 27 Mayıs 1960 müdahalesinde ödemiştir. 12 Mart, 12 Eylül, 28 Şubat, esasen 27 Mayıs’ın tahkim edilmesi, 27 Mayıs’ın yeniden yaşatılması girişimleridir.

    MANŞETLER BİLE AYNI

    Geçmişe yönelik bir arşiv araştırması yaptım bazı yazılı medya gruplarının gazete manşetlerine baktım. Sanki bugün o başlıkları atanlar, arşivleri açmışlar o başlıkları almışlar aynen bugün yine o başlıkları atmışlar. 12 Eylül’e gelen sürece bakın, 12 Eylül’ün o hazırlık dönemine, o pişirilme dönemine bakın, bugünlerde yaşananların yaşandığını, aynı manşetlerin atıldığını göreceksiniz. Bugün bize nasıl, ‘sandık her şey değildir’ deniliyorsa, merhum Menderes’e de aynısını söylediler. Bugün bize nasıl, bazı densizler çıkıp da, ‘Sizi biz bile kurtaramayız’ diyorlarsa, aynı şeyin Menderes’e de söylendiğini göreceksiniz. Kefenini alıp yola çıkanlar için kurtaracak insana ihtiyaç yoktur. Biz, kurtarıcı aramıyoruz. Bize bu ithamı yapanlar, kendilerini kurtaracak olanları arayıp bulsunlar.

    BİR ALANDA BAŞARISIZ OLDUK

    Samimiyetle, bir alandaki başarısızlığımızı huzurlarınızda açık açık ifade etmek istiyorum. Her alanda köklü reformlar yaptık, her alanda 27 Mayıs’ın ve diğer darbelerin vesayetini ortadan kaldırdık ama muhalefeti, mevcut muhalefet partilerinin zihniyetini değiştirmede, dönüştürmede başarısız olduk. Muhalefet partilerine bakın, üzerlerinde hâlâ 27 Mayıs’ın, 12 Eylül’ün, 28 Şubat’ın gölgelerini ve tozunu taşıdıklarını görürsünüz. 28 Şubat’ta sermayenin katkısı yok muydu, yazılı ve görsel medyanın katkısı yok muydu? Hani bazı beşliler vardı biliyorsunuz. Beşli çeteler diye başlıkların atıldığı dönem, yok muydu? Ben onlar niye yargılanmıyor diye şaşıyorum. 28 Şubat’la ilgili neden onlar hesaba çekilmiyor diye merak ediyorum.

    DEMOKRATİKLEŞME PAKETİ

    Küçük azınlığın Türkiye’de kaos oluşturma girişimleri asla ve asla başarıya ulaşamayacaktır. Tabii ki çoğunluk da azınlığın hakkını sonuna kadar koruyacak ve saygı duyacaktır. Her ne sorunumuz varsa, öncelikle sandık yoluyla, ardından da konuşarak, istişare ederek, uzlaşarak çözeceğiz. 11 yıl önce çözülmez gibi görünen nice sorun vardı, bugün esameleri dahi okunmuyor. İşte dün saatlerce yeni demokratikleşme paketini arkadaşlarımızla müzakere ettik. İnşallah yarın son maddeleri görüşüp bitireceğiz ve ondan sonra zannediyorum öbür hafta büyük ihtimalle geniş bir basın toplantısı ile demokratikleşme paketimizi açıklayacağız.”

    Gezi olayları CHP tahriki

    ŞU anda Türkiye’deki Gezi olaylarının, benzeri olayların arkasında da CHP’nin tahrikleri yatmaktadır, CHP milletvekilleri yatmaktadır. Ülkemizi karıştırmaya yönelik bir çabadır bu. Sandıktan çıkamayacağını anlayanlar artık kendilerinin çıkabileceği yolu sokaklardaki eylemler olduğunu artık çok açık net ortaya koymaya başlamışlardır. Fazla değil 6 ay kaldı. 6 ay sonra sandık önümüze geliyor. Biz sandığı kaçıran ülkelerden değiliz. Tam aksine biz sandığı seve seve milletin önüne getirenlerdeniz.Şu anda Türkiye’nin birkaç ilinde, Esed için sokaklara dökülen, şiddete başvuran, çatışmalara giren bir takım gruplar var. Bu çatışmaları CHP’nin malum milletvekilleri de bizzat tahrik ediyorlar ve Genel Başkan da bunlara göz yumuyor.

    SIKIYSA ABD'DE POLİSE TAŞ AT

    Türk bayraklarının yakıldığı çatışmalarda bakıyorsunuz en ileri saflarda, barikatların önünde CHP’nin milletvekilleri görev alıyor. CHP’nin malum medyası aylardır her türlü yasayı, her türlü basın ilkesini, basın ahlakını ayaklar atına alarak isyan, kalkışma, savaş çığırtkanlığı yapıyorlar. Bu ülke o kadar özgür ki bu ülkede demokrasi öyle bir noktada ki CHP’nin gözü dönmüş milletvekilleri polise taş bile atabiliyorlar. Hadi sıkıysa sen git Amerika’da polise taş at. Elini dokunduramazsın.

    Her ile ayrı imza

    BAŞBAKAN Tayyip Erdoğan, dün Haliç Kongre Merkezi’nde, 14 ilde yapılacak 15 şehir hastanesinin imza törenine katıldı. Her imza töreni için o ilin valisi, belediye başkanı, milletvekili ve varsa ilden seçilen bakan ile firma temsilcileri katıldı. Başbakan firmalardan ücrette ve sürede indirim isteyerek, çoğu pazarlıkta başarılı oldu.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı