Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Aylardan kırmızı

<B>PENCEREDEN </B>bakınca beyaz gibi görünse de aslında aylardan kırmızı. Geçen ay da kırmızıydı gerçi... Yılın başı olması hasebiyle donumuza kadar kırmızıydık.

Bu ayki kırmızılığın sebebi de herkesçe malum... Sevgililer Günü bu ay içinde idrak ediliyor. Kendisi tek bir gün olmasına rağmen rengi ayın ilk yarısını kaplıyor. Hatta tamamını diyebiliriz. O devasa kırmızı mumlar 24 saat aralıksız yansa dibi ancak ayın sonunda bulunur.

Yastıklara gelince... ‘Kırmızı yastığı olana her gün Sevgililer Günü’ diyebiliriz. Hani ömür biter Sevgililer Günü bitmez. Yastık dediğiniz eskimiyor da zira. Bakmışsınız 70 yaşına gelmişsiniz, bezminde kadeh kırdığınız sevgililerden eser yok, lakin ‘I love you’ yazılı kırmızı kalp yastığınız duruyor.

Hoş tabii.

Her şey hoş aslında. Yani bana artık öyle geliyor.

* * *

İnsanoğlu tarihte nasıl devirden devire geçiyorsa kendi içinde de benzer bir durum yaşıyor.

Mesela ilk gençlik yıllarında ‘Ota b.ka gülme devri’ hüküm sürüyor. Ki karşıdan bakan saat başı gülme krizine girmeyene ceza kesiliyor zannedebilir. Fakat ne yazık ki göz açıp kapayıncaya kadar geçip gidiyor bu devir...

Bunun hemen arkasından Ota b.ka kızma devri başlıyor. Hükümete, komşunun çocuğuna, sokaktan geçene, memleketin gidişatına, Amerika’ya, sevgiliye... Her şeye ama her şeye kızılıyor. Hani insan bu devirde gece sahura kalkar gibi kavgaya kalkabilir. Sürekli herkesi adam etme gayreti...

Artık gençlik ateşi midir... Gerçi eski deyimiyle ‘solcu’ yeni deyimiyle ‘sosyal demokrat’ olanlarda mezara kadar sürdüğü görülmüştür bu durumun...

Benimki artık ne sebeptendir bilmiyorum hálá bir miktar sürüyor. ‘Bir miktar’ deyişim, eskiden kıl olduğum bazı şeyleri hoş görmeye başladım. Geçiş dönemindeyim sanıyorum.

‘Otu b.ku hoş görme devri’ne geçiyorum. Sevgililer Günü mesela... Eskisi kadar sinir olmuyorum. ‘Aman coşsun eğlensin herkes bu bahaneyle’ diyorum. Hatta yeni yeni günler icat edesim var. Ölümlü olduğumuzu yeni mi idrak ettim nedir... Hani karanlıktan korkunca yüksek sesle şarkı söylerdik ya çocukluğumuzda... Onun gibi. Ha bire bağıra bağıra eğlenelim istiyorum.

Diyeceğim arkadaşlar... Bu Sevgililer Günü’nde bir kutu kırmızı boya alıp birbirinizi boyayabilirsiniz bile... Laf edersem ne olayım.

MIŞ-MUŞ

Emine Ün’le Emre Kınay ‘Bebeğimiz her geçen gün büyüyor’ demişler.

Allah Allah! Nasıl yani?

*

Türkiye artık gülmek istiyormuş.

Yüz kaslarımız neye uğradığını şaşıracak.

*

İnternette tanışıp birbirine aşık olan erkekle kadın karı-koca çıkmış.

Bu da evliliğin test edilip onaylanması oluyor bir nevi.
X

YAZARIN DİĞER YAZILARI