"Ahmet Hakan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ahmet Hakan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ahmet Hakan

Aydınlanmayan tek şey: Yutulmak istenen kâğıt

GENELKURMAY Başkanlığı’ndan açıklama geldi...<br><br>Ve böylece dört gündür gündemi işgal eden “Bülent Arınç’a suikast yapılacaktı” iddiasına dair bazı soru işaretleri giderilmiş oldu...

Genelkurmay açıklaması, suikast iddialarına açıklama getiriyor ve olayın kamuoyuna yansıtıldığı gibi olmadığını ortaya koyuyor...

* * *


Açıklamadan şunları anlıyoruz:


*
BİR: Ankara’da Bülent Arınç’ın evinin yakınlarında polis tarafından yakalanan iki askeri personel, cumhuriyet savcılığı tarafından serbest bırakılmış...


*
İKİ: Askeri personelin üzerinden silah, araçlarından da mühimmat, dinleme araçları falan çıkmamış...


*
ÜÇ: Askeri personelin, o bölgede bulunma amacı, “bilgi sızdırdığı iddia edilen” bir askeri takip etmekmiş...

* * *


Bu üç madde, üç gündür atılan manşetleri büyük ölçüde boşluğa düşürüyor...


Ve geriye sadece...


Yakalanan subaylardan birinin cebinden çıktığı iddia edilen ve üzerinde “Bülent Arınç’ın evinin krokisi”nin bulunduğu kâğıt meselesi kalıyor.


Bu konuda da farklı iddialar var...


En sinematografik iddia şu:


Subaylardan biri, karakolda bir bardak su istemiş... Cebinden gizlice çıkardığı kağıdı suyla yutmaya kalkışmış... Durumun farkına varan polis, son anda buna
engel olmuş...


Genelkurmay Başkanlığı’nın açıklamasında olayın bu kısmıyla ilgili olarak, “Soruşturmalar sonucu aydınlanacaktır” denmiş.


Yani “bir bardak su eşliğinde yutulmak istenen kâğıt” meselesi, ortada bırakılmış...


Demek ki...


“İddia”yı pek sevip sürdürmek isteyenler için bir açık kapı var...

* * *


Benim durumuma gelince...


Benim açımdan açık kapıya ihtiyaç yok...


Suikast haberlerine benim aklım kesmemişti...

Kesmemeye devam ediyor...

 

Bülent Arınç’a dair önemli bir saptama

 

BÜLENT Arınç’ın çok temel bir sorunu var:


“Başbakan Yardımcısı” olmasına rağmen kendisini “muhalif siyasetçi” pozisyonuna yerleştirmek...


Eh, tabii yılların alışkanlığı kolay değişemiyor...


Tek başına iktidara geliyor, olmuyor...

Meclis’in başına geçiyor, olmuyor...


Başbakan Yardımcısı koltuğuna oturuyor, yine olmuyor.

* * *


Eğer Bülent Arınç, “Başbakan Yardımcısı” olduğunun farkında olan bir “Başbakan Yardımcısı” olsa idi...


Kendisine Emniyet kanalından gelen, “İki muvazzaf subay evinizin civarında araştırma yaparken yakalandı... Subayların cebinde sizin adresiniz var... Bunlar size suikast hazırlığı içinde” şeklindeki bir bilgiyi aldığında...


Hemen Genelkurmay Başkanlığı ile irtibata geçerdi...


İki subayın durumunu sorar, Emniyet’ten aldığı bilgiyi aktarır ve konuyla ilgili araştırma yapılmasını isterdi...


Sonra da...


İki kurumdan aldığı bilgiler çerçevesinde bir değerlendirme yapardı...


Çelişkiler varsa, o çelişkilerin üzerine giderdi...


En azından “Polisten bana gelen bilgide bir sorun var mı?” falan diye küçük bir kuşku payı bırakırdı...

* * *


Ama Başbakan Yardımcısı olduğunun farkında olmayan Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç ne yapıyor?


Ne yapacak?


Polisten aldığı bilgiyi, hiçbir sağlama yapma gereği duymaksızın anında kamuoyuyla paylaşıyor...


“Durum ciddi... Hem de çok ciddi” diyerek iddialara inandığını vurguluyor...


Askerin ne diyeceğini hiç merak etmeden, konuyu Milli Güvenlik Kurulu’na götüreceğini söylüyor...


“Ey paşalar! Sizin iki adamınız beni öldürecekmiş, doğru mu bu?” diye hesap soracağı imasında bulunuyor...

* * *


Sanırım birilerinin Bülent Arınç’a...


“Beyefendi, siz artık muhalif siyasetçi değilsiniz, başbakan yardımcısısınız. Polis de sizin, ordu da...” demesinin vakti geldi de geçiyor bile...

X