Dünya Haberleri

DÜNYA

    Ayakkabı boyacılığından dünya liderliğine: Lula

    Hürriyet Haber
    02.01.2011 - 00:00 | Son Güncelleme: 02.01.2011 - 10:01

    Lula, Son of Brazil, (Lula, Brezilya'nın oğlu) belgeseli, "Bu adamı tanıyorsunuz, peki hikayesini biliyor musunuz?" cümlesiyle başlıyor. Belgesel 1 Ocak 2011'de görevi bırakacak olan Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inacio Lula da Silva'nın sıra dışı yaşamını anlatıyor.

    Brezilya'da son yapılan kamuoyu yoklamasında halkın yüzde 80'i Lula'yı devlet başkanı olarak görmek istediğini belirtti. Peki halk Başbakan Recep Tayyip Erdoğan gibi biraz "Kasımpaşalı" tavırları olan bu sakallı adamı neden bu kadar çok sevdi. Önce halkın Lula'yı neden sevdiğini verilerle ortaya koyalım, sonra onun gerçekten inanılmaz yaşam öyküsünü ele alacağız.

    Mustafa KARAKUŞ yazıyor hurriyet.com.tr

    Lula, Brezilya'da devlet başkanı seçildiği 2003 yılından bu yana sürdürdüğü sosyal politikalar sayesinde;

      Yaklaşık 20 milyon Brezilyalıyı yoksulluk sınırı altında yaşamaktan kurtardı29 milyon kişinin orta sınıfa geçmesini sağladı.8 yıllık iktidarı döneminde Brezilya'nın tarihten gelen sınıflar arasındaki eşitsizliğini dengelemek için milyarlarca doları sosyal programlarda kullandı.Brezilya'yı sürekli ekonomik krizle boğuşan bir ülke imajından hızla uzaklaştırdı.Brezilya'nın enerji şirketi Petrobras 2008 yılında dünyanın en büyük üçüncü petrol yatağını bulduğunu açıkladığında Devlet Başkanı Lula'nın tepkisi "Tanrı Brezilyalı olmalı" olmuştu. Petrobras Rio de Janeiro eyaletinde 33 milyar varillik bir rezerv bulmuştu.Karadeniz'de TPAO ile birlikte petrol arayan Petrobras şirketi bu yıl tarihin en büyük halka arzını gerçekleştirdi. 70 milyar dolar seviyesinde gerçekleşen halka arza iki kat talep gelmişti.

    KRİZDEN LATİN AMERİKA LİDERLİĞİNE

    Ayakkabı boyacılığından dünya liderliğine: Lula
    Lula sadece iç politikada başarılı olmadı. Bir dünya lideri olmanın yolunun uluslararası sorunlara el atmaktan geçtiğini  iyi biliyordu. Ülkesinin Güney Amerika'da lider olduğunu göstermek için işe Kolombiya ile Venezuella'yı barıştırma çabasıyla başladı. Savaşın eşiğine gelen iki ülkeyi ikna ederek, Güney Amerika'da büyük bir krizin önüne geçti.

    ERDOĞAN VE AHMEDİNEJAD'LA ZAFER İŞARETİ YAPTI

    Sekiz yıllık iktidarı döneminde ABD eski başkanı Bush ve şimdiki başkan Obama ile her fırsatta görüşen Lula, Türkiye ile birlikte İran'ın atom programına da el attı. İran'ın başkenti Tahran'da 17 Mayıs 2010'da dünya basınına bir fotoğraf geçti. Karede Brezilya Devlet Başkanı Lula da Silva ile birlikte Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad ellerini havada birleştirip zafer işareti yapıyorlardı.

    Nükleer programı nedeniyle Batı'nın başını ağrıtan İran'ı Lula'nın Brezilya'sı ile Türkiye masaya oturtmuştu. Üç ülke arasında yapılan Tahran anlaşmasına göre, İran yüzde 3.5 oranında zenginleştirmiş olduğu uranyumu Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu'nun gözetiminde Türkiye'ye emanet olarak verecek ve karşılığında ise Batılılar yeterince zenginleştirilmiş olan nükleer yakıt verecekti.

    Başta ABD olmak üzere Batılı ülkeler Tahran anlaşmasını tanımayarak Birleşmiş Milletler'de İran'a ekonomik yaptırım uygulanması kararını çıkarttı. Türkiye ve Brezilya BM'de de İran'a yaptırıma karşı çıktı. Peki ülkesini ekonomik krizden çıkararak, ABD'ye kafa tutan konuma getiren Lula nasıl bir hayatın içine doğmuştu ve Brezilya devlet başkanı olana kadar hangi evrelerden geçmişti.

    Ayakkabı boyacılığından dünya liderliğine: Lula

    AYAKKABI BOYADI, 10 YAŞINDA OKUMA YAZMA ÖĞRENDİ

    Luiz Inacio Lula da Silva 27 Ekim 1945 yılında Brezilya'nın kuzeydoğusundaki Caetes'de fakir bir ailenin 8'inci çocuğu olarak dünyaya geldi. Aile Sao Paulo'ya taşındı. Lula çocukluğunda alkolik babasının şiddetiyle sürekli karşı karşıya kaldı.

    Henüz küçük yaşta sokakta meyve sattı, ayakkabı boyadı. Okuma yazmayı 10 yaşına geldiğinde ancak öğrenebildi. Teknik lisede tornacı olarak eğitim aldıktan sonra Sao Paulo'da bir otomobil fabrikasında işe başladı.

    EŞİNİN ÖLÜMÜ HAYATINI DEĞİŞTİRDİ

    1960 yılında fabrikada çalışırken geçirdiği kazada sol elinin serçe parmağını kaybetti. Bu kaza ve 1969 yılındı eşini sarılık hastalığından yitirmesi hayatında önemli dönüm noktaları oldu. Lula politikaya ilgi duymuyordu ancak eşinin ölümüyle birlikte işçi sendikalarında daha aktif görev almaya başladı.

    1975 yılında 100 bin üyesi olan Metal Sendikası başkanlığına seçildi. Onun sayesinde Brezilya'da sendika kavramı değişti. Daha önce işçi sendikaları hükümetlerin politikalarını rahat uygulamasına aracılık eden sarı sendikalar olarak görev yaparken, Lula ile birlikte işçi haklarını savunur duruma geldi.

    1980 yılında Lula, sendikacıları, aydınları, Troçkistleri ve kilise çevresinde örgütlü kesimleri bir araya getirerek, ülke tarihinin ilk sosyalist partisi olan İşçi Partisi'ni kurdu.

    Ayakkabı boyacılığından dünya liderliğine: Lula
    ÜÇ DEFA KAYBETTİ AMA YILMADI

    Partisini kurduktan sonra sosyalist olmasına rağmen pragmatik politikalarıyla Brezilya'nın değişmesinde etkili olmaya başladı. 2002 yılında devlet başkanı seçilene kadar üç defa başkan adayı oldu ancak seçilemedi. 2002'de küçük bir sağ partiyi yanına çekerek devlet başkanı olmayı başardı.

    Lula'nın devlet başkanı seçilmesi, üst gelir grubunu rahatsız etti. Brezilya'nın kaosa sürekleneceği endişesi yaşandı ama Lula akılcı politikalarla ülkesini kaosa süreklemek bir yana dünyanın en güçlü ekonomilerinden biri yaptı.

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı