Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Ayak tırnaklarımı kerpetenle söktü

    Röportaj: Gülden AYDIN
    24.08.2006 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Patronu Mustafa Kıvrık tarafından, "Başka erkeklerle geziyor" gerekçesiyle 2 ay boyunca ortaçağ işkencelerine maruz kalan 24 yaşındaki sekreter Meryem Sak, yaşadığı dehşet günlerini Hürriyet’e anlattı.

    Mernyem Sak, "Mustafa Kıvrık, dükkánda bir erkekle bakıştığımı gördü. Herkesle yattığıma kanaat getirip beni çekiçle dövmeye başladı. Beni evimize götürdü, annem Hatice ile Tıp Fakültesi 5. sınıfa geçen kardeşim Ahmet’i de o..... olduğuma inandırdı" dedi.

    MERYEM’le Antalya Devlet Hastanesi Yoğun Bakım Servisi’nde görüştük. Bitkin ama konuşma talebimizi kabul etti. Kan oturmuş gözü, bıçakla dilimlenmiş kulakları, çekiç darbeleri ya da kerpetenle sıkılmaktan morarmış teni, sökülmüş tırnakları, onu dinlememi de, dinlediklerimi anlamamı da güçleştiriyor. Ama asıl güçlüğü, iki ay boyunca sistemli işkenceye göz yummakla kalmayan, benimseyen, itiraz etmeyen, kızının çığlıklarına kulak vermeyen annesini anlamakta çekiyorum. Nasıl bir ruh ve insanlık haliydi bu?

    ÇEKİÇLE DÖVMEYE BAŞLADI

    Mustafa Hüseyin Kıvrık, bana çok güveniyordu. 20 Haziran’da dükkanda bir erkekle bakıştığımı gördü, herkesle yattığıma kanaat getirdi. Müşteriler gidince beni çekiçle dövmeye başladı. İşkencesinden kurtulmak için evet, o.....’yum, dedim. Beni Kaleiçi’ndeki evimize getirdi. Annem Hatice ile Tıp Fakültesi 5. sınıfa geçen kardeşim Ahmet Sak’a benim o..... olduğumu söyledi. İtiraz ettiler ama onları kandırdı. O gün bugündür, yani 20 Haziran’dan 21 Ağustos gecesi polis baskınıyla kurtuluncaya kadar işkence gördüm.

    ANNEMLE KARDEŞİM İNANDI

    İlk 20 gün yatağa bağlı değildim. Ama anneme geceleri kaçıp erkeklerle birlikte olduğumu, dükkandan para çaldığımı söyledi. Bunun üzerine zincirle bağladılar beni. O adam ne söylese annem ve kardeşim inanıyordu. Çünkü o.....luk kötü şeydir, deyince dünyaları yıkıldı. Kardeşlerim de bana düşman oldu. Annem başlarda bir kez araya girip itiraz etti. Bir tokat atınca bir daha itiraz etmedi. O.....luk yapmadım ben (Ağlıyor). Kardeşim Ahmet’e de kızmıyorum. Hangi erkek kardeşinin o.....luk yaptığını duymak ister ki...

    ANNEM TUVALETE GÖTÜRDÜ

    Yataktan bir tek tuvalet için kalkmama izin vardı. Annem zincirlerimden tutup tuvalete götürüyordu. Son bir aydır yürüyemiyordum. Kaçmayayım diye bacaklarımı çekiçle dövüyordu her gün. Bırakın yürümeyi, ayağa bile kalkamadığım için annem, altıma ördek koyuyordu.

    AYAK PARMAKLARIMA VURDU /images/100/0x0/55ea970ff018fbb8f889e5cc

    Aklına estikçe geliyordu eve. Bir gün bıçakla kulaklarımı kesti. Etlerimi penseyle kopardı. Sürekli "O.....sun sen" diyordu. En çok çekiç kullanıyordu. Bir gün beni ayağa kaldırdı. Ayak parmaklarımı çekiçle vura vura ezdi. Çekicin şiddetinden tırnaklarım yerlerinden oynadı. Sonra parmaklarıma ayakkabısıyla basarak tırnaklarımı yere sürtmeye başladı. Tırnaklarım böyle düştü. Düşmeyenleri kerpetenle söktü. Aynısını ellerime de yaptı. Başım döndü ama bayılmadım. Kendime şaştım.

    ÇIĞLIKLARIM DUYULMUŞTUR

    Müstakil evimizin zemin katındaki yatağa bağlamışlardı beni. O adam, sürekli "O.....sun sen" diyor, kerpetenle etlerimi koparıyordu. Ağzımı kapatmıyordu. Bağırıyor, çığlık atıyordum gücümün yettiği kadar. Annem bu sırada balkona çıkıyordu. Oradan da duymaması imkansız. Yoldan geçenler, komşular da muhakkak duymuşlardır. Ama kimse beni kurtarmak için bir şey yapmadı. O adamın kızları olmasaydı ne kadar dayanır, ne kadar yaşardım, bilmiyorum. Patronumun Esra ve Arda adındaki kızlarıyla arkadaşız. Ziyaretimize gelmişlerdi. Yataktaki halimi gördüler. Onlara çok yalvardım. Ne olur beni kurtarın diye. Onlar ihbar ettiler.

    AŞIK MIYDI, BİLMİYORUM

    Çok iyi bir insandı. Nasıl böylesine kötüleşti inanamıyorum. Ofiste bana karşı çok iyiydi. Bana aşık mıydı, bilmiyorum. Söylemedi ki hiç. Annemle kesinlikle bir gönül ilişkisi yok.

    CİNE PERİYE İNANIRDI

    Mustafa Hüseyin Kıvrık dindardı. Cinlere perilere inanır, korkardı. Cebinde muska taşırdı. Annemi korurum tabii. İtiraz etti ama kandırıldı. Kardeşim de. Hastaneden çıkınca nereye giderim, bilmiyorum. Annemle kardeşimin gözaltına alınacağı hiç aklıma gelmemişti. Ama serbest bırakılırlar herhalde. Çünkü onların hiç kabahati yok. O adamın dışarı çıkma ihtimali var mı? Gelip beni bulur diye çok korkuyorum (Ağlıyor).

    O adamın dışarı çıkma İhtimali var mı

    Hastanedeki yatağında hálá korku içinde yatan Meryem Sak, arakadışımız Gülden Aydın’a "O adamın dışarı çıkma ihtimali var mı? Gelip beni bulur diye çok korkuyorum" dedi. Meryem Sak, kendisine inanılmaz ortaçağ işkenceleri yapan patronu Mustafa Hüseyin Sak’ın "dindar" olduğunu da söyledi. Meryem Sak, "Cinlere perilere inanırdı, üzerinde de sürekli muska taşırdı" diye konuştu.

    Eşini de çok dövüyormuş

    Meryem Sak şunları anlattı: "Babam İsmail Sak, şiddet uygulamıyordu, ama o da başka türlü ruh hastasıydı. Yedi yıldır görüşmüyoruz. İstanbul’da mobilyacılık yaptığını duydum. Hastaneye gelmedi. Mustafa Kıvrık, eşi ve çocuklarıyla Kütahya’ya Uşak’tan gelmişti ama İzmir doğumlu. Vaktiyle karısını da çok dövdüğünü biliyorduk. Yedi yıl önce hep birlikte Antalya’ya geldik. O adam da Antalya’da önce işyerlerine temizlik elemanı bulma şirketi kurdu. Ben o zaman da yanında çalışmıştım. Sonra bijuteri ithalat-ihracatına başladı. Ben sekreteriydim. Eskiden hastabakıcılık yapan annem, Antalya’ya gelince dükkanın mallarını otellere toptan pazarlamak için çalışmaya başladı. Karısı ve kızları da bizimle birlikte dükkanda çalışıyorlardı."

    Pişman komşu o zaman susmuş

    MERYEM Sak’ın evi Antalya Kaleiçi’nde... Vahşetin detaylarını araştırırken, aynı bahçeyi kullanan adının açıklamasını istemeyen komşuları bir kadınla da görüştüm. Bildiklerinden, gördüklerinden sonra polise gitmediği için pişmandı. "1 ay kadar önceydi. Alarm çaldı. Hırsız var diye bahçeye çıktığımda gördüğüm manzara korkunçtu" diyor komşu kadın. Bahçede Meryem’le karşılaştığını söyleyen komşusu şunları anlatıyor: "Ayakları kanlar içindeydi. Yüzünde gözünde morluklar darp izleri vardı. Bana sığındı. O sırada ’dayı’ dedikleri Mustafa Kıvrık, Meryem’in annesi Hatice ve büyük oğlu Ahmet de geldiler. Dayı, ’Akıl hastası, politik suçlar işledi bir daha yapmasın diye dövdük’ dedi. Hatice Hanım da, ’Lütfen kimselere söylemeyin. Herkese bu kız yüzünden rezil olmayalım’ diye ricada bulundu. Rezil olmasınlar diye o zaman sustum. Keşke ihbar etseydim. Kıza yazık oldu."

    Vücudunda 500 sigara yanığı var

    ANTALYA Devlet Hastanesi yoğun bakım servisinde tedavisi süren Meryem Sak’ın doktoru Musa Akşit, genç kızın çok kan kaybettiğini, iki gündür sürekli kan takviyesi yapıldığını belirtti. Meryem Sak’ın vücudunda en az 500 sigara yanığı izi bulunduğunu kaydeden Dr. Akşit şunları söyledi: "İnanılmaz metanetli bir kızmış. Uzun süredir işkence görmesinden dolayı vücut kendisini geliştirmiş olmalı. Önce vücudundaki yaraları kapatacağız, tırnakların kaynamasından sonra psikiyatri servisine teslim edeceğiz. Ağır travma geçiriyor olması nedeniyle psikolojik destek görmeli."

    Polis ne diyor

    Antalya Emniyet Müdürlüğü kayıtlarına göre, Meryem’in annesi ve kardeşi de ruhsal bakımdan normal değil. İşte Antalya Emniyeti’nin kayıtlarından, mağdur Meryem ile faillerin profilleri:

    Yakalandığında cebinden kendisini kötülüklerden koruduğuna inandığı "hameyli" denen bir tür muska çıkan Mustafa Hüseyin Kıvrık, ifadesinde "Meryem’in iffeti bozuldu. Vücudunda şeytan olduğu için erkeklerle geziyordu" dedi. Polise göre Kıvrık, masum yüzlü ama canavar ruhlu.

    Meryem’in kardeşi Ahmet Sak, içine kapanık bir tip. İşkenceye ilişkin sorulara hep aynı itirazla cevap verdi: "Ama o iffetsizdi."

    KING’İN ÖLÜM KİTABI GİBİ

    İşkenceci patron Mustafa Kıvrık’ın Meryem Sak’a yaptıkları, Stephen King’in "Misery" adlı romanında anlatılanlara benziyor. Daha sonra sinemaya da uyarlanan ve Türkiye’de "Ölüm Kitabı" (1990) adıyla gösterime giren filmin uyarlandığı romanda ünlü bir yazar, otomobiliyle yaptığı kaza yüzünden ıssız bir yerde kadın bir hayranının evinde kalmak zorunda kalıyor. Kadın, yazar iyileşip gitmesin diye yazarı yatağa bağlıyor, ayaklarını kırıyor, sürekli dövüyor ve türlü işkenceler yapıyor.
    Etiketler: son dakika
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı