« Hürriyet.com.tr

Avrupa'yı sarsmaya hazırlanıyor

Türk halkı olarak MTV Müzik Ödülleri’nden pek haberdar değilken Türkiye’ye Avrupa’nın En İyi Sanatçısı Ödülü’nü getirdi ve bir anda her yerde çalmaya başlayan şarkılarıyla tabir-i caizse damdan düşer gibi hayatımıza girdi Emre Aydın.

Buse ÖZEL / bozel@hurriyet.com.tr
X

EMRE AYDIN FOTOĞRAFLARI

 

6 yıl olmasına rağmen hala daha kameralara fazla alışabilmiş değil. Derdi sadece müzik yapmak olan, işkolik, ödüllerine ve binlerce olan hayranlarına rağmen gerçekten de mütevaziliğini koruyabilmiş durumda.

 

Şimdi de Avrupa’da MTV ile açılan kapıdan içeri girmeye hazırlanıyor ve Kağıt Evler’in tanıtım turnesi ile dört bir yanda koştururken bize İngilizce albümün müjdesini verdi.

 

İki albüm arasında neden 4 yıl gibi uzun bir süre oldu?

 

Şirket değiştirdik hem menajerlik hem de prodüksiyonluk şirketini değiştirdim. Bir de Afilli Yalnızlık albümünün tanıtım turnesi neredeyse iki yıl sürdü.

 

Buse ÖZEL'in röportajıhurriyet.com.tr

Uzun bir turne olmuş…

 

Evet, her yerde çaldık neredeyse. 4 yıl aranın bir etkeni de işin mutfak kısmını içine tamamen sinsin diye prodüktörü çok aradım. Mats Valentin’i bulduktan sonra İsveç’e gittim ve İsveç’e gittikten sonra 8-9 hafta içinde bitirdim. Üçü birleşince hiç istemediğim 4 sene gibi uzun birara oldu.

 

Bu albümün bir teması var; unutmak. Bu dört yılda unutmaya mı ihtiyacınız vardı?

 

Albüme koyup koymayacağımı düşünmeden yazıyorum aslında şarkıları ve elimde aynı başlığa ait bir kaç tane şarkı varsa öyle devam ediyorum. Mesela Hoşçakal şarkısı ve ilk yazdığım bir kaç şarkı unutmak, unutamamak ekseninde dönüyordu. Onun üzerine de öyle devam ettim.

 

Şarkıcılar genelde hiçbir şarkısını diğerinden ayıramadığını söyler ama sizin farklı bir noktaya koyduğunuz bir şarkınız var mı?

 

Ben de hepsini sevdiğim için koyuyorum, içime sinmediyse asla onu bu şekilde bırakmam. Ama iyi ki denemişim dediğim bu albümde Ayrı Ayrı diye bir şarkı var. Onun fazla alternatif bir şarkı olduğunu ve diğer şarkıların ilk etapta onun önüne geçeceğini biliyordum ama iyi ki denemişim dediğim o var. Bir de Geniş Zamanlar Yok şarkısı.

 

İNGİLİZCE ALBÜM GELİYOR

 

İngilizce album çalışmaları da var...

 

Mayıs bir geçsin muhtemelen yine İsveç’e aynı ekibin yanına gideceğim. Falling Down diye bir single çıktı zaten yurtdışında.

 

Türkiye’de pek fazla duymadık biz single albümü.

 

Evet, çünkü o iş tamamen Avrupa için çıkmış bir şey. Bunu ne burada insanlar dışarıya iş yaptığımı bilsinler diye yapıyorum ne burada beğensinler diye yapıyorum. O müziğin dinleyicisi bulup dinliyor zaten. Albüm bitince Türkiye’de herhalde çıkar ama odak noktası Türkiye değil.

 

Falling Down fikri nereden çıktı?

 

MTV ödülünden sonra hızlandı. Avrupa’da albüm yapmak herkesin aklından bir kere geçmiştir en azından. Bir de benim sevdiğim tarz da Brit pop, Brit rock. Hem MTV tarafından öyle bir desteğim oldu hem de uluslararası bir şirketle, Sony ile çalışıyorum. Falling Down Sony’nin uluslararası toplantılarındainternetten dinleniyor, diğer ülkelerin patronlarının da dikkatini çekiyor ve ardından Sony International olarak satışa sunuldu..

 

“COLDPLAY ALBÜMÜNDEN DAHA KÖTÜ OLMAYACAK”

 

Avrupa için hedef nedir?

 

Spesifik bir şey yok ama şunun garantisini verebilirim; Brit rock, Brit pop kategorisinde İngiltere’de ya da Amerika’da yapılmış herhangi bir albümden daha az kaliteli olmayan bir albüm yapacağım. Örneğin Coldplay çaldığı zaman nitelik olarak ses kalitesi olarak beste kalitesi olarak hiç bir şekilde rahatsız olmayacağım bir şey yapacağım.

 

Buradan yurt dışınabir şey yapıp orada bir şey yürütmek, ticari olarak bir şey yapmak çok kolay değil zaten. Dünyanın bu tarafındaysanız 3-4 adım geriden başlıyorsunuz o işe.

 

İlk klip Bu Yağmurlar şarkısına çekildi. Neden klipte çocukları seçtiniz?

 

O Murad Küçük’ün fikriydi. Ben de çok sevdim ve tamam dedim. Kliple ilgili detayları Murad bana bir kere anlattı ondan sonra her şeyi ona bıraktım.

 

İkinci klip hangi şarkıya çekilecek?

 

Alıştım Susmaya’ya çekiyoruz.

 

Avrupayı sarsmaya hazırlanıyor

 

“10 YIL SONRA DA BU ALBÜMÜ ÇOK BEĞENECEĞİM”

 

Kağıt Evler daha çok beğenildi değil mi? Ben de çıktığından beri sürekli dinliyorum...

 

Bu daha iyi albümdü. Bana göre de daha çok beğenildi. Afilli Yalnızlık’tan 4 katı falan fazla satıyor. Afilli Yalnızlık da çok güzel bir albümdü ama Kağıt Evler bana göre de daha güzeldi. 10 sene sonra muhtemelen aynı şeyi söylüyor olacağım.

 

“BAZEN NEREDE UYANDIĞIMI BİLMİYORUM”

 

Turneler müthiş bir hızla devam ediyor. Yolculuklardan çok sıkıldığınız bugün çıkmasam konsere dediğiniz oluyor mu?

 

Oluyor evet. Turneye ayın kaçında başladık bilmiyorum ama hiç boş günüm yok. Buradan çıkıp konsere gideceğim yine. Eğer 7-8 saatim olursa da yataktan hiç çıkmıyorum. Dışardan hem geziyorlar hem çalıyorlar gibi oluyor ama bir sürü şehirde sadece oteli görüyorsunuz bir de sahne görüyorsunuz.

 

Nerede uyandım ben oluyor musunuz?

 

Oluyorum, Yarın İstanbul’dayım onu biliyorum ama sonrasını bilmiyorum.

 

Biraz işkoliklikte var sanırım...

 

Var herhalde alıştım ben artık.

 

“AVRUPA TURNESİ OLACAK”

 

Yurtdışında konser planları var mı?

 

Haziran’da var 3 tane. Amsterdam, Stuttgart ve Köln var. Esas Eylül’de 16-17 ayaklı bir turne var. Şu aralar Hollanda’ya gidip geleceğiz ama asıl Eylül’de bayağı yer gezeceğiz.

 

Twitter’da takip ediyorum hayranlara falan cevap yazıyorsunuz ama bir tedirginlik var gibi geliyor. Çılgın hayranların tedirginliği mi?

 

Genelde tanımadığınız bir insanla konuşurken nasılsanız öyleyim. Bunu kendimi uzak tutayım, mesafe koyayım diye yapmıyorum, sadece yanlış anlaşılmasın diye.

 

Benim fan kulübüm çok kalabalık, iyi bir fan kulüp gerçekten. Bir sürü ödülleri falan da o yüzden alıyorum onlar aldırtıyor bana. Orada yekpare bir durum yok homojen bir şey değil. Orada 800 bin tane insan varsa hepsi birbirinden farklı o yüzden herkese zaten yetişemiyorum.

 

Avrupayı sarsmaya hazırlanıyor

 

“FERİDUN DÜZAĞAÇ BİR OZANDIR”

 

Feridun Düzağaç yine Twitter’da şöyle bir şey yazmıştı sizin için “Emre Kağıt Evler şarkısına bir ozan gizlemiş”. Dinlediğiniz ozanlar var mı ya da halk müziği ile aranız nasıl?

 

Aşık Veysel’i dönem dönem oturup dinliyorum gerçekten. Halk müziği de nadiren ama çok fazla dinlemiyorum denilebilir. Aşık Veysel’in söz yazarlığı ile ilgili dönem dönem takıntılarım oluyor. Feridun Düzağaç kendisi ozandır bence. Onun dışında bir sürü şey dinliyorum, birebir ozanların tüm şarkılarını takip etmesemde dinliyorum.

 

Şarkılarında hep çok naif bir aşk hikayesi, naif sözler var. Bir gün “Allah belanı versin” tarzında sözleri olan bir şarkı yapmayı da düşünür müsün?

 

Aslında ilk albümde Kim Dokunduysa Sana şarkısında çok naif değil. Ne hissediyorsanız o yazılabilir. Naif anlatım daha yoğunlukta ama o “Kim Dokunduysa Sana”da bir küfretmediğim kalmış. Geniş Zamanlar Yok şarkısı da öyle.

 

“EKRANA HALA ALIŞAMADIM”

 

Televizyonda genelde utangaç bir haliniz var öyle misiniz yoksa ekranda pot kırma gerginliği mi var?

 

Canlı yayında göründüğüm kadar huzursuz bir tip değilim. Çok büyük bir programsa ağzımdan bir şey çıkmasın diye dikkat ederim. Bir de hala alışamadım klip çekimlerinde de kayıt dendiğinde acayip bir performans yapamıyorum.

 

Her sanatçının egosu biraz yüksektir siz de var mı o?

 

Vardır herhalde. Bir şey yazdığınızda onu herkesle paylaşıyorsunuz o yüzden egonuzun biraz yüksek olması lazım. 1 milyon 2 milyon insanın önüne bir şey koyuyorsunuz mesela onun için bir egonuz olması gerekiyor. Onun dışında fazla olduğunu sanmıyorum.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Kaynak: Buse ÖZEL / bozel@hurriyet.com.tr

Hem renkli hem de orijinal
SOKAK YEMEKLERİ CENNETİ
Tapınaklar Kenti
Floating Market / Yüzen Pazar
Bangkok sosyal hayatına dair 10 güncel şey
Hayallerin ötesinde bir kent Bangkok