Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Avrupa'sız Avrupalı olmak

Ferai TINÇ

Kıstaslar değişmedikçe ve bu kıstaslara uymak mümkün olmadıkça, Avrupa Birliği nasıl bir formül bulursa bulsun, Türkiye'ye gösterilen tam üyelik perspektifi ‘sahici’ olmayacaktır.

Ne Başbakan Yılmaz'ın, ne Dışişleri Bakanı Cem'in Avrupa'daki kulisleri ne de Washington'un Brüksel lobisi, Türkiye'ye Orta Avrupa ülkeleri ve Kıbrıs Rum Yönetimi'ne verilen kadar bir perspektif gösterilmesine yetecektir.

Eğer Türkiye'nin Avrupa perspektifi talebi ‘sahici’yse o zaman iş başa düşecektir.

Bu da Avrupa Birliği'ne girmeden Türkiye'nin Avrupa değerlerini hayata geçirmek için köklü bir değişim kararını vermesini gerektirecektir.

Avrupasız Avrupalı olma iddiası bu kararda saklıdır.

***

AVRUPASIZ Avrupa olmanın esası pazar ekonomisinin denetim mekanizmalarını hayata geçirmeye ve siyasi otoritenin, devletin kaynaklarını kendisini destekleyen çıkar çevrelerine doğru akıtan muslukçu rolünü terk etmesine bağlıdır.

Enflasyona karşı mücadele, adil vergi sisteminin oturması, kara parayı kovabilecek ekonomik stabilizasyonu sağlamanın başka yolu yok.

Ancak bunları başarabilen bir siyasi otorite askeri otoritenin önüne geçerek, siyasi ve demokratik dengeleri sağlamlaştırır.

Ama bunları gerçekleştirmek için artık Türkiye, milli burjuvazisini yarattığına emin olmalı sermaye birikimi döneminin geride kaldığına karar verebilmelidir.

Çünkü Avrupasız Avrupalı olmak, demokratik denetimli serbest rekabet ortamında herkesin eşit olanaklarla en iyisini üretme, en güzelini yaratma ve en mükemmele ulaşma yarışını ateşlemekle mümkündür.

Devletin kanatları altında, teşvikler, bol keseden krediler, binbir türlü vergi kaçırma yöntemleri ve vekil vükelayı kafakola alarak ihale bağlayıp zengin olma dönemleri artık kapanmalıdır.

ANASOL-D hükümeti bunu yapabilir mi? Yapabilir.

Bu onun niteliğinden çok, toplumda bu konuda var olan güçlü talepten kaynaklanmaktadır.

Türkiye'de, hangi hükümet olursa olsun, yeniden yapılanma cesaretini gösterebilecek her hükümetin arkasında durmaya hazır bir kamuoyu desteği olgunlaşmaktadır.

Önemli olan bu dinamiği ortaya çıkartabilecek inandırıcılığı sergileyebilmektir.

***

TÜRKİYE çok zor bir dönemden geçtiğini kendi kendine itiraf etmek ve içinde bulunduğu gerçekle yüzleşmek zorundadır.

Güneydoğu Anadolu'da terör şimdilik denetim altına alınmıştır, sıra bölgede terörün kitle temelini kurutmaya gelmiştir. Bölgeye yatırım yapılmalı, hizmet götürülmeli ve eğitim seferberliği başlatılmalıdır. Demokratikleşme de bütün bunları güvence altına alacak şemsiye olmalıdır.

Oysa sistemin köhne mekanizmalarıyla bu hamleyi gerçekleştirebilmek mümkün değildir.

***

DIŞ politika gündeminin başındaki konu Kıbrıs'tır. Avrupa Birliği'nin Rum Yönetimi ile tam üyelik görüşmelerine başlamasıyla birlikte KKTC'nin eşit egemenlik mücadelesi alevlenecektir.

Bu mücadeleyi değil kazanmak, sürdürmek için bile KKTC'nin ekonomik olarak ayakları üzerinde durabilmesi gerekmektedir. Bunu omuzlamanın sorumluluğu da Türkiye'ye düşmektedir.

Artık kafayı Avrupa Birliği ile pazarlıklara takmak yerine, Avrupa değerlerini hayata geçirmek zamanıdır.

X