Gündem Haberleri

    Avrupalılarda ‘yabancı korkusu’ nereden ileri geliyor?

    Hürriyet Haber
    06.04.2004 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Kültürel zenginlik insanın genleriyle değil daha çok hayvanlar dünyasındaki yakınlarıyla ilgili. Tıpkı hayvan türlerinin, farklı davranışlarla birbirlerinden ayrıldıkları gibi, kültürümüz de ‘davetsiz konukları’ uzaklaştırmakta. Doğu kültürü Avrupalılara yabancı. Hele kara çarşaflı müslüman kadınlar, Avrupa kentlerinde tamamen yadırganıyor. Önemli bir kısmı dinden kaynaklanan kültürel farklılar, her ne kadar küreselleşme ile giderek azalıyorsa da, etkisini yitirmesi zor gibi görünüyor.Bilim adamları, şimdi yabancı kültürlerden duyulan korkuyu araştırdı. Yabancı korkusu olasılıkla insan beyinin derinliklerinde yerleşmiş. İnsanoğlu avlanıyor, ekiyor, biçiyor ve bitki tohumundan balina etine kadar her şeyi yiyor. Farklı inanışlara sahip insanlar ender olarak bir araya gelirler. Peki bu kültür çeşitliliği nasıl ortaya çıktı ve her şeyden önce avantajları ne? İki İngiliz bilim adamının Nature dergisinde yayımlanan araştırma yazılarına göre, bu sorunun yanıt hayvanlar dünyasında gizli. Dünyanın hangi köşesinde yaşarsa yaşasınlar tüm insanlar genetik açıdan neredeyse eşittir. Ancak kültürel zenginlik bölgeden bölgeye önemli ölçüde değişir. Yeni Gine ve ekvatorun yakınlarındaki diğer bölgelerde birkaç kilometre aralıkla yeni bir dille karşılaşmak mümkündür, ki bu kültür çeşitliliği için iyi bir göstergedir. Oysa yaşamın zor olduğu çöl veya kutup bölgelerinde dil çeşitliliği daha kısıtlıdır. Eşit değerin önemiReading Üniversitesi’nden Mark Pagel ve Londra College Üniversitesi’nden Ruth Mace, bu saptamalardan şimdiye dek sadece farklı hayvan türlerinin yayılımında gözlemlenen bir motife ulaştılar. Dondurucu ve zor koşullar altında yaşayan insanlar bir arada toplanarak, eşit değerlere sahip topluluklar meydana getirirlerken, tropikal bölgelerde yaşayanlar cennet gibi yaşam alanlarını daha iyi koruyabilmek için daha küçük gruplarda toplanırlar. Peki ama kültür bize ne veriyor? Pagel ve Mace, bu soruyu yanıtlamaya çalışırken de hayvanlar dünyasındaki benzerliklerden yararlandılar. Sürü halinde yaşayan hayvanlar, farklı bir soydan olmalarına rağmen, yabancı bir gruptan yararlanmak isteyen asalaklardan korunmak isterler. Ruhun derinliklerindeBu da türleşme ile mümkündür. Farklı görünüş ve farklı üreme biçimleri diğer türlerin birbirlerinden yararlanmalarını engellemekte. Toplu halde yaşama, insanlık tarihinde de çok önemliydi. Avcılar ve toplayıcılar sadece gruplar halinde ayakta kalabiliyorlardı. Fakat İngiliz araştırmacılarına göre yabancı bir gruba girerek ondan yararlanabilme olasılığı çok yüksekti. İşte kültür bu olasılığı yok edecek bir araçtı. Her topluluğun kendi dili, özgün davranış ve düşünüş biçimleri yabancıları uzaklaştırıyordu. Ama kültür öte yandan insanların yabancılardan korkmalarına da neden oluyor; işte bu duygu, büyük bir olasılıkla insan ruhunun derinliklerine işlemiştir, diyor bilim adamları.
    Etiketler:

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı