Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Avrupalı gazetecilerin gözünden Baykal’ın istifası

DENİZ Baykal’a ait olduğu ileri sürülen kasetle ilgili haberi aldığımda Yunanistan’daydım.

Gazetecilik tecessüsüne rağmen ne internette yayınlanan görüntüleri izlemek geldi içimden ne de bu konuda bir şeyler yazmak...
CHP Genel Başkanı olarak Baykal’ı eleştirmek başka bir şey ama onu ‘en hassas’ olduğu yerden vurmak açıkçası midemi bulandırdı.
Hiç kimsenin özel hayatına tecavüz kabul edilemez.
Ama Türk siyasetinde bunu ‘en az hak eden kim’ diye sorsanız hiç tereddüt etmeden ‘Deniz Baykal’ derdim.
* * *
50 yıldır özel hayatını her anlamda titizlikle korumuş bir siyasetçi Baykal...
Ne eş, ne çocuklar, ne kayınbirader, ne bacanak ne de enişte hiç duyduk mu Baykal ailesiyle ilgili herhangi bir haksız kazanç, rüşvet, yolsuzluk, kayırmaca, torpil haberi?
HAYIR...
 Türkiye’nin en köklü partisini yıllardır yöneten bir siyasetçi olarak Baykal ailesi ve yakınlarına dair kafamızda herhangi bir fotoğraf var mı?
YOK...
 Peki neden?
Baykal ve ailesi istemediği için...
İstememekle kalmayıp bugüne kadar bu konuda hep titiz davrandıkları için...
* * *
İstifa haberini dün Boğaz’da Avrupalı gazetecilerle katıldığım öğle yemeğinde aldım.
AB Büyükelçiliğinin organize ettiği yemekte Financial Times’dan Le Monde’a Avrupa’nın önde gelen gazetelerinin deneyimli temsilcileri vardı.
‘Bir gazeteci olarak bu konuda yazmak ve konuşmak içimden gelmiyor’ dedim.
Şaşırıp ‘neden?’ diye sordular...
Baykal’ın özel hayat konusundaki uzun yıllara dayalı tutumunu anlatıp tek kelimeyle cevap verdim:‘integrity’.
Sihirli bir kelime duymuş gibi ‘anlıyoruz’ dediler...
* * *
Türkçede tam karşılığı yok, ‘dürüstlük, güvenilirlik’ diye çevriliyor.
Oysa ‘integrity’ ‘uzun yıllara dayalı iç tutarlılığa sahip sağlam duruşu’ ifade eder.
Deniz Bey’i politik olarak yerden yere vurabilirsiniz ama Bülent Ecevit’le beraber bu konularda en sağlam duruşa sahip siyasetçi olduğu gerçeğini unutmadan.
Hatta Baykal bu konuda Ecevit’ten bile hassas.
Çünkü rahmetli Bülent Bey’le birlikte siyaset yapan Rahşan Hanım vardı.
Baykal bırakın siyaseti ailesi ve yakınlarını adeta ‘görünmez’ kıldı.
Bu yüzden Baykal’ı ‘en hassas olduğu-en çok sakındığı yerden vurdular’ dedim Avrupalı gazetecilere...
* * *
‘İstifa eder mi?’ diye sordu biri...
Başka bir konu olsa ‘asla’ derdim ama söz konusu olan en çok sakındığı özel hayatı...
‘Integrity’sinden dolayı eder’ dedim.
Tam o sırada telefonum çaldı; ‘Deniz Bey canlı yayında şu an istifa ediyor...’
Hiç şaşırmadım, sadece içim acıdı...
Türkiye’yi iyi tanıyan El Pais ’den Juan Carlos da Financial Times’dan David Gardner da aynı anda ‘keşke politik hayatı böyle bitmeseydi...’ dedi.
Sadece ‘keşke’ diyebildim.
* * *
Peki Baykal’ın başına gelenler Avrupa’da bir siyasetçinin başına gelse ne olurdu?
Kimi Mitterand’ı hatırlattı, kimi Clinton’ı, kimi ise Berlusconi’yi...
Ama hepsi de ‘integrity’si olan bir siyasetçi aynı şeyi yapardı’ dedi.
Arkasından Türk siyaseti ve CHP’nin geleceği ile ilgili sorular geldi.
Açıkçası o an içimden konuşmak gelmedi, müsaade isteyip erken ayrıldım.
Dört gündür elimin gitmediği bir konuda yazmak için oturdum...
* * *
Bu yazıyı aslına bakarsanız sadece Deniz Bey’e şunu söylemek için yazıyorum. 
‘Sevgili Deniz Bey bu yaşananları ve bu şekilde istifa etmeyi hiç mi hiç hak etmediniz. Ama buna rağmen CHP Genel Başkanlığından özel hayatınıza laf ettirmeden ‘başı dik-alnı açık’ onurlu bir biçimde istifa ederek sadece özel hayatta değil siyasette de ‘integrity’ sahibi olmanın ne demek olduğunu yerli-yabancı, dost-düşman herkese gösterdiniz. ‘Keşke’ demek için çok geç... Siz size yakışanı yaptınız.
O kara tuzağı kuranlar (her kimse) kendilerine yakışanı...’
X