GeriAvrupa Zayıflatmak için kaburga kemiği almıyoruz
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Zayıflatmak için kaburga kemiği almıyoruz

Zayıflatmak için kaburga kemiği almıyoruz

Prof. Dr. Can Cedidi, Almanya’daki Bremen Mitte Hastanesi’nde plastik cerrahi bölümü başkanı ve alanında tam bir otorite. Focus dergisi sağlık komisyonu, yaptığı zor ve başarılı ameliyatlarla tanınan Prof. Dr. Cedidi’yi yılın en iyi 15 doktoru arasında gösterdi. Prof. Can Cedidi ile plastik cerrahiyi ve yaşanan komplikasyonları konuştuk.

SİZE ne tür vakalar geliyor?
Plastik cerrahinin dört bölümü var. Birincisi, yanık kazaları. Her türlü yanık hastası geliyor. Yangında yaralanan ve ciltlerinde üçüncü derece yanık oluşan hastalara değişik tekniklerle cilt nakli yapıyoruz. Bazen hastanın vücudunun başka bir yerinden aldığımız ciltle nakil yapıyoruz bazen de sentetik ciltle. Cildin bozulduğu yerlere hastanın vücudunun farklı bölgelerinden aldığımız dokuyu naklediyoruz. Bunun üzerine çok araştırmalar yaptım. Örneğin yüzü ya da vücudunun başka yerleri yanan hastalarda çok kaliteli bir nakil yapmaya çalışıyoruz.
Sentetik cilt naklinde insanların duyuları kalıyor mu, yoksa duyu kayboluyor mu?
Duyu azalıyor. Eskisi gibi elbette olmuyor.
Kendi cildinden nakilde de aynı duyu kaybı var mı?
İki türlü nakilde de duyu azalıyor. Ciltte yanık izi gidiyor, görüntü eskisi gibi oluyor, ama duyu eskisi kadar olmuyor.
Bu iki tür cilt naklinden hangisini tavsiye ediyorsunuz?
Sentetik cilt naklinin çok avantajları var. Özellikle ağır yanıklarda sentetik cilt nakli sonuçları çok daha iyi.

Zayıflatmak için kaburga kemiği almıyoruz
Prof. Dr. Can Cedidi, iş kazasında eli bileğinden kesilen Daniel Boxhorn’un elini yeniden dikti.

‘AMELİYAT 8 SAAT SÜRDÜ’

Plastik cerrahide ikinci bölüm hangisi?
El cerrahisi. Kazalarda elini, kolunu, ayağını veya parmağını kaybedenler oluyor. Kesilen eli, parmağı, kulağı ya da kolu yerine dikiyoruz. Aynı el ve kolu, mikroskop altında sinirleri ve damarları birleştirerek dikiyoruz. Bu zor bir ameliyat ve çok az yerde yapılıyor. Daniel Boxhorn adlı 18 yaşındaki bir genç iş yerinde elini makineye kaptırmıştı. Onun elini dikmemiz 8 saat sürdü.
Kesilen bir eli diktiğinizde, hasta o elini eskisi gibi kullanabiliyor mu?
Elbette eskisi gibi tam kullanamıyor. Duyuları var. Parmaklarını oynatabiliyor. Avuçlarını kapatıp açabiliyor. En önemlisi iş yaparken dikilen eli kullanıyorlar. Bunun gibi başka hastalarım da var. Bir genç kadının kazada kafatasının derisi saçlarıyla birlikte soyulmuştu. Çok feci bir durumdu. Kafasının soyulan cildini saçlarıyla birlikte diktim. Mikroskop altında damarları birleştirdim. Her şey eskisi gibi oldu. Bu ameliyat da 7-8 saat sürdü. Bir başka hastam kazada kulağını kaybetmişti. Kaybedilen kulağı da damarları birleştirerek yeniden diktim. Kulaksız gözlük taşımak mümkün değil.

Zayıflatmak için kaburga kemiği almıyoruz

‘SLİKON PROTEZ RİSKLİ’

Üçüncü bölüm nedir?
Üçüncüsü, rekonstrüktif cerrahi. Yani, hastalık veya kaza sonucu bozulan vücudun üzerindeki çeşitli yapıların yeniden yapılması ve şekillendirilmesi. Meme kanserinde mesela. Bir kadın için memesinin alınması güzel bir şey değil. Biz bu durumda mikro cerrahi ile yeni meme yapıyoruz. Hastanın vücudunun bir bölümünden, mesela karnından veya bacağından yağları alıyoruz. Böylece hastayı karnındaki yağlardan da kurtarmış oluyoruz. Bu yağ ve dokuları alınan memenin yerine yerleştiriyoruz. Bu ameliyat biçimiyle çok iyi sonuç alıyoruz.
Diğer bir klasik metot ise slikon protez. Ama özellikle kanser hastalarında bu metodu tavsiye etmiyoruz. Sağlık açısından da alınan sonuçlar açısından da bu metodu tercih etmiyoruz. Kanser hastalarında da genç hastalarda implantın dezavantajları var, riski var. İlk metot, slikon protezden çok daha sağlıklı ve ben genellikle bu metodu kullanıyorum. Yüzünde cilt kanseri olanlar da bu gruba dahil. Parça aldığımız yere vücuttan aldığımız cildi yerleştiriyoruz.
Dördüncü bölüm ise estetik cerrahisi. Mesela genç kadınlar memelerini büyütmek istiyor. Burnuyla sorunları olanlar var. Burun estetik ameliyatı yapıyoruz. Özellikle yaşlı insanlarda göz altı ve üstünde oluşan torbaları alıyoruz. Onları gençleştiriyoruz.

Zayıflatmak için kaburga kemiği almıyoruz

‘SORUN YAŞAYAN BİZE GELİYOR’

Estetik ameliyatlarda komplikasyonlar da yaşanıyor?
Yaşanıyor elbette. Bize öyle çok hasta geliyor. Her beş estetik ameliyatta bir sorun yaşanabiliyor. Onlar bize geliyor, biz de yeniden ameliyat ediyoruz.
Peki estetik ameliyatların gençlerde yasaklanmasından yana mısınız?
Bu çok tartışmalı bir konu ve genel olarak yasaklamak doğru değil. 17 yaşında bir kız, anne ve babasıyla birlikte bana geldi. Gözlerinde sorun vardı, yorgun ve hüzünlü bir bakışı vardı. Tabii ki herkes genç ve güzel görünmek istiyor. Özel hayatta, iş bulmada bunlar önemli kriterler. Mesela bazı çocukların kulaklarında sorun oluyor. Dışarı sarkıyor. Bu durumda kulakları düzeltiyoruz. O nedenle genel bir yasak doğru olmaz. Ancak bazı kilolu genç kadınlar geliyor ve zayıf görünmek için bir kaburga kemiğinin alınmasını istiyor. Biz bunu yapmıyoruz, tavsiye de etmiyoruz. Daha zayıf görünmek için kaburga kemiğinin alınması sağlık açısından riskli.

Zayıflatmak için kaburga kemiği almıyoruz

ÇOCUKKEN DE ‘CERRAH OLACAĞIM’ DERDİM

“İSTANBUL doğumluyum. Ben bir yaşındayken annemle babam misafir işçi olarak Almanya’ya geldi. Haliyle ben ve iki kardeşim de. Ağabeyim ekonomi okudu. Kız kardeşim önkoloji doktoru. Çocukken de hep cerrah olmak istiyordum. 7 yaşında bile anne-babama, ‘Ben cerrah olacağım’ derdim. Bu hedef hep var oldu. Heidelberg Tıp Fakültesi’nde okudum. İki yıl Amerika’ya giderek, orada genel ve plastik cerrahide çalıştım. Hannover’de uzman doktor olarak çalıştım. Şimdi Bremen Mitte Hastanesi’ndeyim. Genel cerrahiyi bitirdikten sonra, plastik cerrahi daha çok ilgimi çekti. Çünkü insanların vücutlarını değiştirmek, şekillendirmek beni çok cezbetti. İnsanlara yardım etmiş olmak beni çok mutlu ediyor. Mesleğimden çok mutluyum. Yeniden dünyaya gelsem, yine aynı mesleği seçerim.”

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle