GeriAvrupa ‘Organ bağışında bulunun'
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

‘Organ bağışında bulunun'

‘Organ bağışında bulunun'

Essen Üniversitesi Kliniği Yoğun Bakım Bölümü Başkanı Başkanı Prof. Fuat Saner, “Bir gün sizin de organ nakline ihtiyacınız olabilir” diyerek Almanyalı Türkleri ‘Organ bağışı’na çağırdı. Prof. Saner, 2018 itibarıyla Almanya’da 9 bin 500 kişi organ beklerken, aynı yıl sadece 955 kişi organ bağışında bulunduğunu belirterek organ bekleyenlerden her gün dördünün öldüğünü söyledi.

ALMANYA’da organ bağışı son aylarda sürekli gündeme geliyor, çünkü ülkede organ bağışlayanların sayısı birçok Avrupa ülkesine göre çok az. Federal Sağlık Bakanlığı, bu durumu değiştirmek için yeni bir yasa tasarısı hazırladı. Tasarıya göre itiraz edilmediği sürece herkesi organ bağışcısı sayılacak. Öncelikle muhalefet tasarıya karşı çıkıyor. Hükümeti böyle bir tasarıya zorlayan özellikle 2012 yılındaki organ bağışı skandalından sonra ülkede organ bağışı yapanların oranının düşmesi.

TÜRKLERİN DE SORUMLULUĞU VAR
İnsanları organ bağışına teşvik etmek için harekete geçen kliniklerden biri de Essen Üniversitesi Kliniği. Bu ülkede yaşayan Türklerin de bu konuda sorumluluğu olduğunu belirten Prof. Saner, “Bizim kliniğimiz ve diğer klinikler, diline, ülkesine bakmakdan herkesi tedavi ediyor. Organ naklinde de durum aynı. Biz Türk kökenliler de organ bağışcısı olarak üzerimize düşen görevi yapmalıyız” dedi. Organ nakli konusunda Türklerin öncelikle dini öne sürdüklerini belirten Prof. Saner, 1979 yılında Diyanet İşleri Başkanlığı’nın, organ bağışına İslami açıdan bir engel olmadığına ilişkin bir fetva yayınladığını hatırlattı.

‘BANA İYİ BAKMAZLAR’ KORKUSU
Aynı kliniğin organ nakli sonrası bakım bölümünde çalışan Dr. Ebru Yıldız, Türklerde, “Organ bağış kimliğim olursa bir hastaneye gittiğimde bana iyi bakmazlar, organlarımı almak için ölmemi beklerler” korkusunun kendisine sıkça anlatıldığını söyledi. Dr. Yıldız, böyle bir korkunun kesinlikle yersiz olduğunu, böyle bir şey mümkün olamayacağını vurguladı. Dr. Yıldız, çoğunlukla böbrek nakli yapıldığını hatırlatarak, bir gün dialize ve de böbrek nakline muhtaç olmamak için böbrek sağlığına çok özen gösterilmesi gerektiğini de hatırlattı. Dr. Yıldız, “Çok su için, böbreklere zararlı ağrı kesicileri kullanmayın, özellikle İbupropfen’i kullanmayın. Antibiyotikleri doktorla konuşarak alın, şeker kullanmayın, sigara da içmeyin. Sigara sadece akciğerlere değil, böbreklere de çok büyük bir zarar veriyor” tavsiyelerinde bulundu.

ŞANSLI HASTALARDAN BİRİ
Essen’de yaşayan 44 yaşındaki Zeynel Çelik, şanslı böbrek hastalarından biri. Organ nakli için çok kısa sayılacak iki yıllık bir beklemeden sonra hayatını kurtaran böbreğe kavuşmuş. Geçen temmuzda Essen Üniversitesi Kliniği’nde böbrek nakli yapılan Çelik, bunu “İkinci kez dünyaya gelmek” diye niteliyor. Şu anda sağlığının çok iyi olduğunu söyleyen Çelik, “Dializden kurtuldum, Allah her hastanın yardımcısı olsun. Yasaklarımız vardı, süt ürünlerini fazla yiyemiyorduk, kuruyemişler yasaktı, domates yasaktı mesela, buna benzer şeyler, muz gibi şeyler, çoğu şeyler yasaktı. Şimdi onların hepsi serbest” diyor.

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle